Search your favorite song for free


2. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 18.03.2016

  • Duration: 962
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 18.03.2016

VİDEO – CUMA HUTBESİ: “ÇANAKKALE VE BİRLİK RUHU” TARİH: 18.03.2016 HUTBE KONUSU: ÇANAKKALE VE BİRLİK RUHU OKUNAN YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUTBEYİ PDF FORMATINDA OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYIN: http://www.ankaramuftulugu.gov.tr/yeni/dosyalar3/18.03.2016_Canakkale.pdf ------------------------------------- https://emirkaptan.wordpress.com


3. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 19.08.2016

  • Duration: 658
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 19.08.2016

VİDEO* CUMA HUTBESİ: "MÜMİN VE EMANET BİLİNCİ" VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 19.08.2016 HUTBE KONUSU: MÜMİN VE EMANET BİLİNCİ OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ GEÇİCİ MESCİDİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ************************ HUTBEYİ OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYIN: http://ankara.diyanet.gov.tr/Sayfalar/contentdetail.aspx?MenuCategory=Kurumsal&contentid=310 ************************ https://emirkaptan.wordpress.com/


4. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 12.12.2014

  • Duration: 689
  • Channel: news
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 12.12.2014

-EMİRKAPTAN- Değerli Kardeşlerim! Allah Resûlü (s.a.s), bir gün Medine sokaklarında bazı sahâbîlerle birlikte yürüyordu. Kabristanın yanından geçerken, çocuğunun kabri başında feryat figan eden bir kadına rastladı. Evlât acısına yüreği dayanamayan kadıncağızın bu hâlini gören Efendimiz ona, “Allah’tan sakın ve sabret!” dedi. Kederinden bunu söyleyenin Peygamber olduğunu fark edemeyen kadın, “Benim başıma gelen senin başına gelmedi de böyle konuşuyorsun!” dedi. Bir müddet sonra kadına onun, Allah’ın Resûlü olduğu söylenince, bu kederli anne söylediği sözden dolayı pişmanlık hissetti. Özür beyanında bulunmak üzere Rahmet Elçisi’nin kapısına geldi ve “(Kusurumu bağışla) Allah’ın elçisi olduğunu bilemedim.” dedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.s), ona şu karşılığı verdi: “Sabır, musibet ilk başa geldiği anda ortaya konulan tavırdır.”[i] Kardeşlerim! Aslında bir beşer olan Peygamberimizin de başına benzer musibetler gelmişti. Biricik oğlu İbrahim, henüz on sekiz aylıkken hayata gözlerini yummuştu. Bu acı olay karşısında bir baba olarak o da gözyaşlarını tutamamıştı. Ölenlerin ardından yaka paça dövünerek ağlamayı kesinlikle yasaklayan Rahmet Elçisi, oğlu için ağlamasına şaşıranlara şu cevabı vermişti: “Akan bu gözyaşları merhamettendir. Göz ağlar, kalp hüzünlenir. Ama biz ancak Rabbimizin razı olacağı şeyleri söyleriz.”[ii] Kıymetli Kardeşlerim! Her canlının mutlaka tadacağı bir gerçektir ölüm. Dünyaya veda edip gidenin sevenleri açısından son derece elim olan bu olay, büyük de bir musibettir aynı zamanda. Bununla birlikte insanoğlunu saran sıkıntılar ölümle sınırlı da değildir. Ruhsal, fiziksel ve ekonomik sıkıntılar, kaza ve felaketler, hastalık ve geçimsizlikler, takatimizi zorlayan çeşitli hâdiselerdir. Aslında olumsuz gibi görünen bu durumlar hemen her birimiz için sabır ve imtihan vesilesidir. “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece ‘iman ettik’ demekle bırakılacaklarını mı sandılar?”[iii] ayeti, mü’minlerin hayatta meşakkat ve sıkıntılara her an hazırlıklı olmaları gerektiğine vurgu yapmaktadır. Kardeşlerim! İnsanlık tarihinde en çetin imtihanlara peygamberler tâbi tutuldu. Yüce Rabbimiz, Hz. Âdem’i cennetteki yasak ağaçla sınadı ve akabinde yeryüzüne gönderdi. İbrahim Peygamber, ateşe atılmak ve biricik evladını kurban etmekle sınandı ve neticede Halilullah payesini kazandı. Yakup Peygamber, evladı Yusuf’un hasretiyle gözlerini kaybetti. Yusuf (a.s), sultanlığa giden yolda karanlık kuyudan ve zindandan geçti. Eyyûb Peygamber, yaraları bütün bedenini saran bir hastalığa tutuldu ve Rabbine sığındı. Hz. Musa, Firavun’un zulmünü yok etme mücadelesinde zorlu yolları aştı. Babasız olarak dünyaya gelen İsa (a.s), inkarcıların ayıplamalarına ve öldürme teşebbüslerine maruz kaldı. Habibullah Muhammed Mustafa (s.a.s), Hakk yolda evinden, yurdundan ve sevdiklerinden oldu. Bir beşer olarak en zor imtihanlardan geçti. O, bizzat yaşadığı musibetler karşısında sabrın, metanetin ve mümince duruşun nasıl olması gerektiğini bizlere gösterdi. Üzüntü ve kederi sükûnet ve vakar ile karşılamayı tavsiye etti. Acımız gözyaşına dönüşse de gözyaşımızın isyana dönüşmemesi gerektiğini anlattı. Yüreğimiz, acının kıskacında ezilse de, belimiz zahmet yüküyle bükülse de, dilimizden bizi bu imtihan dünyasına gönderen Rabbimize karşı en ufak bir isyanın dökülmemesi gerektiğini hatırlattı. Kardeşlerim! Allah Resûlü’nü hayatına model olarak seçen bizler, imtihanın ne zaman ve ne şekilde geleceğini bilemediğimizden,“Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.”[iv] ayetinin bilinciyle hareket ederiz. Bununla beraber, “Biz Allah’a aidiz ve yine O’na döneceğiz. Allah’ım! Sıkıntılarımın mükâfatını senden bekliyorum, bunun karşılığını bana ihsan et, benim için onu daha hayırlısıyla değiştir.”[v] diye gönülden dua ederiz. Kardeşlerim! Mümin olmak, nimetlere erişince Allah’a şükretmektir. Mümin olmak, sıkıntı ve meşakkatle karşılaşınca isyana sürüklenmeden sabır ve metanetle Allah’a teslim olmaktır. Mümin olmak, acıyı isyana değil, kazanıma dönüştürebilmektir. Mümin olmak, can sıkıcı bir durum karşısında soğukkanlılığı ve feraseti elden bırakmamaktır. Mü’min olmak, “Sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele!”[vi] ayetindeki “müjdelenenler” den olabilmek için çaba sarf etmektir. Hutbenin tamamı için linki tıklayın http://www.emirkaptan.com/video-cuma-hutbesi-musibetlere-sabir-mumince-bir-tavirdir/ www.emirkaptan.com


5. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 24.02.2017

  • Duration: 621
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 24.02.2017

VİDEO CUMA HUTBESİ ALLAHA SIĞINMANIN EN GÜZEL İFADESİ MUAVVİZETEYN SURESİ VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 24.02.2017 HUTBE KONUSU: ALLAH’A SIĞINMANIN EN GÜZEL İFADESİ: MUAVVİZETEYN SURESİ OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ GEÇİCİ MESCİDİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ********************************* HUTBEYİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN http://wp.me/a6h8fW-Gs ********************************* https://emirkaptan.wordpress.com


6. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 23.12.2016

  • Duration: 704
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 23.12.2016

VİDEO * CUMA HUTBESİ: ALLAH’IN YARDIMI MÜMİNLERLE BERABERDİR. VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 23.12.2016 HUTBE KONUSU: ALLAH’IN YARDIMI MÜMİNLERLE BERABERDİR. OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ GEÇİCİ MESCİDİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ********************************* HUTBEYİ OKUMAK İÇİN ALTTAKİ LİNKE TIKLAYIN https://emirkaptan.files.wordpress.com/2016/12/allahc4b1n-yardc4b1mc4b1-mc3bcminlerle-beraberdir.pdf ********************************* https://emirkaptan.wordpress.com


7. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 08.07.2016-HQ

  • Duration: 823
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 08.07.2016-HQ

VİDEO * CUMA HUTBESİ "RABBİMİZE YAKINLAŞMA VESİLESİ: SILA-İ RAHİM" VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 08.07.2016 HUTBE KONUSU: RABBİMİZE YAKINLAŞMA VESİLESİ: SILA-İ RAHİM OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ************** HUTBEYİ OKUMAK İÇİN ALTTAKİ LİNKE TIKLAYIN http://webdosyasp.diyanet.gov.tr/UserFiles/ankara/UserFiles/Files/08.07.2016%20S%C4%B1la-i%20Rahim_55321a70-6e15-482b-a767-45984ed1ead4.pdf ************** https://emirkaptan.wordpress.com


8. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 08.07.2016

  • Duration: 827
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 08.07.2016

VİDEO * CUMA HUTBESİ "RABBİMİZE YAKINLAŞMA VESİLESİ: SILA-İ RAHİM" VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 08.07.2016 HUTBE KONUSU: RABBİMİZE YAKINLAŞMA VESİLESİ: SILA-İ RAHİM OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ************** HUTBEYİ OKUMAK İÇİN ALTTAKİ LİNKE TIKLAYIN http://webdosyasp.diyanet.gov.tr/UserFiles/ankara/UserFiles/Files/08.07.2016%20S%C4%B1la-i%20Rahim_55321a70-6e15-482b-a767-45984ed1ead4.pdf ************** https://emirkaptan.wordpress.com


9. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 01.01.2016

  • Duration: 563
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 01.01.2016

VİDEO * CUMA HUTBESİ: "RABBİMİZ! BİZİ DOSDOĞRU YOLA İLET!" VİDEO: EMİRKAPTAN ----------------- HUTBE KONUSU: RABBİMİZ! BİZİ DOSDOĞRU YOLA İLET! OKUNAN YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARİH: 01.01.2016 HUTBEYİ PDF FORMATINDA İZLEMEK İÇİN ALTTAKİ LİNKE TIKLAYIN https://emirkaptan.files.wordpress.com/2016/01/01-01-2016_dosdogru_yol.pdf ------------------- https://emirkaptan.wordpress.com


10. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 14.10.2016

  • Duration: 681
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN  CUMA HUTBESİ 14.10.2016

VİDEO * CUMA HUTBESİ: HAYATA EMEKLE DOKUNMAK VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 14.10.2016 HUTBE KONUSU: HAYATA EMEKLE DOKUNMAK OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ GEÇİCİ MESCİDİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ********************************* HUTBEYİ OKUMAK İÇİN ALTTAKİ LİNKE TIKLAYIN http://www2.diyanet.gov.tr/DinHizmetleriGenelMudurlugu/HutbelerListesi/Hayata%20Emekle%20Dokunmak.pdf ********************************* https://emirkaptan.wordpress.com


11. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 07.11.2014

  • Duration: 397
  • Channel: news
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 07.11.2014

VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 07.11.2014


12. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 18.11.2016

  • Duration: 611
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 18.11.2016

VİDEO * CUMA HUTBESİ: ÜMMÜ’L-KİTAP: FATİHA VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 18.11.2016 HUTBE KONUSU: ÜMMÜ’L-KİTAP: FATİHA OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ GEÇİCİ MESCİDİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ********************************* HUTBEYİ OKUMAK İÇİN ALTTAKİ LİNKE TIKLAYIN http://wp.me/a6h8fW-E2 ********************************* https://emirkaptan.wordpress.com


13. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 05.08.2016

  • Duration: 714
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 05.08.2016

VİDEO*CUMA HUTBESİ: “KULLUK SADECE ALLAH’A ÖZGÜDÜR” VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 05.08.2016 HUTBE KONUSU: KULLUK SADECE ALLAH’A ÖZGÜDÜR OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ************************** HUTBEYİ OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYIN http://webdosyasp.diyanet.gov.tr/UserFiles/ankara/UserFiles/Files/05.08.2016%20Kulluk%20Sadece%20Allah%20a%20%C3%96zg%C3%BCd%C3%BCr_b9666cb3-b959-478e-953e-0a74689e0eb1.pdf ************************** https://emirkaptan.wordpress.com


14. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 05.06.2015

  • Duration: 706
  • Channel: news
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 05.06.2015

VİDEO – CUMA HUTBESİ: İSLÂM, IRKÇILIĞIN HER TÜRLÜSÜNÜ REDDEDER VİDEO EMİRKAPTAN Aziz Kardeşlerim! Bir gün Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in müezzini Bilâl-i Habeşi ve sahabeden Ebû Zer el-Gıfârî (r.a) tartışmışlardı. Tartışma esnasında Ebû Zer, siyahî olan annesinden dolayı Hz. Bilâl’i küçümseyip ayıplamıştı. Buna oldukça üzülen ve içerleyen Hz. Bilâl, Allah Resûlü’ne bu durumu şikâyet etmişti. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s) Ebu Zer el-Gıfari’yi çağırarak ona şöyle serzenişte bulundu: “Ey Ebû Zer! Bilal’i siyahi annesinden dolayı mı küçümsüyor ve ayıplıyorsun? Demek ki sen, kendisinde hâlâ cahiliyeden kalıntı bulunan bir kimsesin.”[1] Aziz Müminler! Cahiliye döneminde insanlar etnik kökeni, mensup oldukları kavim ve kabileleriyle övünürlerdi. Haksız da olsa kabilesini savunur, kendilerini başkalarından üstün görürlerdi. Irk ve renginden dolayı insanlar hor ve hakir görülür, toplumdan dışlanır ve aşağılanırlardı. Kardeşlerim! Buna göre kim Allah’a iman eder, O’nun emirlerine uyar, yasaklarından kaçınır ve iyi işler yaparsa, o insan takva sahibidir. Peygamberimiz (s.a.s)’in ifadesiyle “Tutum ve davranışları kendisini geri bırakan kimseyi, soyu sopu, kabilesi ileriye götürmez.[2] Bir başka ifadeyle erdemsiz insanı mensup olduğu soy, ait olduğu etnik köken Allah katında erdemli kılmaz. Kıyamet günü insanlar ırklarından veya kabilelerinden değil, inanç ve amellerinden hesaba çekileceklerdir. Onların bedenlerine ve mallarına değil, kalplerine ve amellerine bakılacaktır.[3] İnsanlar Allah’ın huzuruna geldiklerinde herkes kendi ameliyle baş başa kalacak, soy sopun hiçbir önemi olmayacaktır.[4] Peygamberimiz (s.a.s) bu gerçeği Veda Hutbesinde şöyle dile getirmiştir: “Ey insanlar! Şunu iyi bilin ki, Rabbiniz birdir, atanız birdir. Arab’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arab’a, beyazın siyaha, siyahın da beyaza üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.”[5] Kardeşlerim! Irkçılık, esasında hem insanlığa karşı işlenen bir suç hem de Allah’a karşı bir saygısızlıktır. Bu nedenledir ki Dinimiz İslâm, bağnazlık, asabiyet ve ırkçılığı tüm unsurlarıyla reddetmiştir. Hal böyleyken, bu cahiliye anlayışı sebebiyle tarih boyunca İslâm coğrafyasında düşmanlık ve husumet, kin ve nefret, kan ve gözyaşı hiç eksik olmamıştır. Üzülerek ifade edelim ki bugün de aynı dine, aynı kitaba, aynı peygambere iman eden Müslümanlar arasında mezhebini, meşrebini, ırkını, ideolojisini rahmet dini İslâm’ın önüne geçirme tuğyanına kapılanların sayısı hiç de az değildir. Oysa Peygamberimiz (s.a.s), ırkçılık duygularıyla hareket ederek İslâm toplumundan ayrılan, asabiyet duygusuyla savaşan ve bu dava uğrunda mücadele ederken ölen kimsenin bu ölümünü “Câhiliye ölümü”[6] olarak nitelendirmiştir. Kardeşlerim! O halde gelin, zihin ve gönül dünyamızı İslâm’ın yüce hakikatleriyle tezyin edelim. Kendimizi dinimizin onay vermediği bağnazlık, asabiyet ve ırkçılığa asla mahkûm etmeyelim. Irkçılığın, Kur’an’a, Peygambere gönül veren müminlere yakışmadığını bilelim. Peygamberimiz (s.a.s)’in “Irkçılık, zalim de olsa kendi kavmine arka çıkmandır”[7] hadis-i şerifini hiçbir zaman unutmayalım. Kavimler ve kabileler halinde yaratılmamızın, dillerimizin ve renklerimizin farklı farklı oluşunun hikmetini kavramaya çalışalım. Bütün insanları Hz. Âdem’in çocukları olarak görelim. Herkesi hilkatte eş dinde kardeş kabul edelim. Hutbemi, başta okuduğum ayet-i kerime ve hadis-i şerifin mealleriyle bitirmek istiyorum. “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışasınız diye sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdâr olandır.”[8] “Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık davası uğruna savaşan bizden değildir. Irkçılık davası uğruna ölen de bizden değildir.”[9] ----------------------------------------------------- [1] Müslim, Eymân, 38 [2] Tirmizî, Kıraat, 10 [3] Müslim, Birr ve sıla, 34 [4] Mü’minûn, 23/101 [5] İbn Hanbel, V, 411 [6] Müslim, İmare, 57 [7] Ebû Dâvud, Edeb, 111 [8] Hucurat 49/13 [9] Ebu Davud, Edeb 111-112 ---------------------------------------------------------- HUTBE KONUSU: İSLÂM, IRKÇILIĞIN HER TÜRLÜSÜNÜ REDDEDER OKUNAN YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ -emirkaptan.wordpres.com


15. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 18.09.2015

  • Duration: 598
  • Channel: school
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 18.09.2015

VİDEO * CUMA HUTBESİ: “KURBANLARIMIZ KARDEŞLİK İÇİN!” EMİRKAPTAN Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “De ki: ‘Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de Âlemlerin Rabbi Allah içindir.”[i] Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Âdemoğlu kurban bayramı günlerinde Allah katında kurbandan daha sevimli bir amel işlemiş olmaz...”[ii] Kıymetli Kardeşlerim! Bizleri bir kurban bayramına daha yaklaştıran Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. O’nun izni ve lütfuyla önümüzdeki Perşembe günü hep birlikte yeni bir bayramı idrak edeceğiz. Kurbanlarımızla Rabbimize teslimiyet ve sadakatimizi, yapacağımız paylaşımlarla kardeşliğimizi, bir ve beraber olduğumuzu, yekvücut olduğumuzu bir kez daha göstereceğiz. Kardeşlerim! Kurban, sadece belirli şartları taşıyan hayvanın kesilmesinden ibaret değildir. Kurban, tarihin derinliklerinden gelen ve bizlere nice manaları haykıran bir ibadettir. Kurban, insanlığın kendisiyle Adem’in evlatlarında ihlas, İbrahim’de sadakat, İsmail’de teslimiyet sınavına tabi tutulduğu hikmetli bir ibadettir. Müminin, mal-mülkten, makam ve mevkiden, bir anlamda her türlü esaretten uzaklaşarak Rabbine yakınlaşmasının adıdır kurban. Kurban, Rabbin rızası için nefsin her türlü heva ve hevesini, gayr-ı meşru isteklerini terk ederek Yüce Mevla’ya İsmail misali kurban oluştur. Kardeşlerim! Kurbanla bizden asıl istenen, elimizle birlikte gönlümüzü birbirimize açmak, sevgimizi ve varlığımızı paylaşmaktır. Kurban, bir tezekkürdür, tefekkürdür, hatırlamadır. Kurban, muhtaç kimsenin hanesine muhabbet ve sevinç taşıyabilmektir; renk, dil ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin müminler topluluğuna kardeşlik esintisi götürebilmektir. Darlık, yokluk ve açlık içerisinde yaşayan, hiç görmediğimiz, tanımadığımız kardeşlerimizin dertleriyle dertlenebilmek ve onlara bir umut ışığı olabilmektir. Kurbanlarımızla bir taraftan Rabbimize yakınlaşırken bir taraftan da kardeşlerimizle aramıza köprüler kurabilmektir asıl olan. İşte böylesi ulvi gayelere matuf kurbanlarımız, beden ülkesine hapsedilmiş ruhlarımızı yüceltir; onları geldiği yüce kaynağa, yani Rabbimize yakınlaştırır. Bu yakınlaşma, insanlığımızı daha da derinleştirir, merhamet duygularımızı harekete geçirir ve sırat-ı müstakim üzerinde sebat etmemize vesile olur. Kıymetli Kardeşlerim! Kurban ibadetinde dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Büyükbaş hayvanlar yedi kişiye kadar ortaklaşa, küçükbaş hayvanlar ise bir kişi tarafından kurban edilebilmektedir. İlke olarak kurban için küçükbaş hayvanlar bir, büyükbaş hayvanlar ise iki yaşını doldurmuş olmalıdır. Sağlıklı olmayan, hasta, topal, tek gözü kör, zayıf ve cılız olan hayvanlar kurban edilmemelidir. Ayrıca kurbanlık hayvana şefkatli davranılmalı, ona eza vermekten sakınılmalıdır. Kardeşlerim! Yüce Rabbimiz, hiçbir kimseyi taşıyamayacağı bir sorumlulukla yükümlü kılmaz. Bu itibarla, yeterli şartları taşımayanların kurban kesmeleri, üzerlerine bir yükümlülük değildir. Unutulmamalıdır ki, imkansızlıktan dolayı kurban kesemeyenlerin taşımış olduğu samimi niyetler, Allah katında ayrı bir değer ifade etmektedir. Kardeşlerim! Diyanet İşleri Başkanlığımız ile Diyanet Vakfımızın, milletimizin emaneti olarak aldığı vekalet kurbanları yedi kıtada fakirlere, yetimlere, mazlumlara, mağdurlara, aç ve yoksullara taşımak, onların dualarını, tebessümlerini, sevinçlerini alıp tekrar milletimize ulaştırmak gibi bir görevi bulunmaktadır. Bu bayramda da yurt dışında 104 ülke ve 472 bölgede, yurt içinde ise 182 farklı merkezde “Vekâlet Yoluyla Kurban Kesim Organizasyonu” gerçekleştirilecektir. Kurban bağışları, 23 Eylül tarihine kadar devam edecektir. Gerekli şartları taşıyan kardeşlerimizin, ülkemizdeki muhtaç kardeşlerimiz başta olmak üzere Filistin’e Arakan’a, Somali’ye, Kosova’ya bir kurban bayramı hediyesi göndermesi, ayrı bir önem arz edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle Rabbimizden hepimizi bayrama sağ salim eriştirmesini, kurbanlarımızı kabul buyurmasını niyaz ediyorum. ------------------------------------------- [i] En’âm, 6/162. [ii] Tirmizî, Edâhî, 1. ------------------------------------------- HUTBE KONUSU: KURBANLARIMIZ KARDEŞLİK İÇİN! OKUNAN YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ------------------------------------------- emirkaptan.wordpress.com



17. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 24.04.2015

  • Duration: 407
  • Channel: news
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 24.04.2015

*VİDEO* CUMA HUTBESİ: ‘MANEVİ COŞKUNUN ZİRVESİ: ÜÇ AYLAR’ -EMİRKAPTAN- Kardeşlerim! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve herkes, yarın için önceden ne göndermiş olduğuna baksın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”[i] Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Allah’ım! Recep ve Şaban ayını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.”[ii] Aziz Müminler! Bizleri, rahmet, bereket, mağfiret mevsimi üç aylara yeniden ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Geçtiğimiz Pazartesi günü Recep ayına girdik. Dün gece Regâib Kandili’ni hep birlikte samimiyetle, yakarışla ve en ulvi hislerle idrak ettik. Rabbimize olan rağbetimizi bir kez daha tazeledik. O’na verdiğimiz kulluk sözümüze olan sadakatimizi yeniledik. Dualarımızı, en içten bağışlanma dileklerimizi yalnızca O’na arz ettik. Kıymetli Kardeşlerim! Müminler olarak her yıl Recep ayı geldiğinde tarifsiz bir heyecan sarar bizleri. Üç ayların başında yer alan Regaib Kandili ile, adeta hayata yeni bir başlangıç yaparız. Bu kutlu gece, aynı zamanda her şeyin bir evveli bir de sonunun bulunduğunu hatırlatır bizlere. Şu fâni dünyada hayatın, her bir nimetin, imtihanın bir parçası olduğunu haber verir. Regaib gecesi, dünyaya dair arzularımızı, tutkularımızı gözden geçirmemiz gerektiğini, çabucak geçip giden bu hayatta asıl kazancın Rabbimize rağbetimiz olduğunu bildirir. Mirâcın yükselme, yücelme olduğu şuuru ile imanımızla, ahlakımızla, sadakatimizle, salih amellerimizle Rabbimiz nezdinde yücelmeye çalışırız. Bunun yanında gerçek yüceliğin yalnızca O’na ait olduğunu bir kez daha ikrar ederiz. Kıymetli Kardeşlerim! Üzülerek ifade edelim ki, üç ayların başlangıcı şu günlerde dünyanın pek çok yeri, sıkıntı ve buhranlarla çalkalanmaktadır. Özellikle İslam dünyasında yaşanan şiddet ve çatışmalar, müminlerin manevi mevsime yine acı ve hüzünle girmesine neden olmaktadır. Diğer taraftan son zamanlarda sıkça yaşanan göçmen facialarına birkaç gün önce Akdeniz’de bir yenisi daha eklendi. Bu elim olayda, ülkelerindeki yokluk, yoksulluk, açlık ve sefaletten, insan onur ve haysiyetiyle bağdaşmayan uygulamalardan kaçan yüzlerce kişi umutlarıyla beraber suların derinliklerine gömüldü. İnsanca bir yaşam, aydınlık bir gelecek uğruna nice canlar karanlıklarda yok oldu. İnsanlık, kaybolan canlara hiç de bu kadar bigâne kalmamıştı. Bu olay, bizlere birlikte yaşama ahlakımızı, insana bakışımızı, sorumluluğumuzu bir kez daha sorgulamamız gerektiğini hatırlattı. Kardeşlerim! Dünyanın birçok yerinde var olan açlık, sefalet, şiddet, çatışma ve kaosun ortadan kaldırılması, dünya mazlumlarının ümitlerinin korunması, İslâm’ın rahmet, adalet ve hayat yüklü mesajlarının yeryüzünde hakim kılınmasına bağlıdır. Bu düşünceden hareketle öncelikle mümin gönüllerin merhamet eğitiminden geçmesi, sevgi, şefkat, hilm ve kardeşlikle buluşması, kalb-i selîm sahibi olması gerekmektedir. Unutmayalım ki bizler, bilgiye, imana, Kur’an’a, üsve-i hasene bir peygambere, köklü bir medeniyete, zengin bir birikime sahibiz. Geçmişte, İslam coğrafyasında birlik ve beraberliği, muhabbet ve meveddeti, kardeşlik ve dayanışmayı, dünyanın pek çok yerinde sulh ve sükûnu, merhamet ve adaleti sağlamış bir medeniyetin mensuplarıyız. Bugün de, İslâm’ın mesajlarını öncelikle gönüllerimize, hayat süreçlerimize ve nihayet asrın idrakine söyletmek, hakkı, hakikati, adaleti, ahlakı, fazilet ve erdemi yeniden tesis etmek hepimizin görevidir. Kardeşlerim! Gelin, kutlu zaman dilimleri olan üç ayları fırsat bilelim. Kalb-i selim dışında hiçbir şeyin fayda vermediği o gün gelmeden önce nefislerimizi hesaba çekelim. Herkesin büyük kalabalıklar içerisinde yalnızlığı yaşadığı bu dünyada adımlarımızı, sevgiye, dostluğa ve kardeşliğe doğru atalım. Başta ailelerimiz olmak üzere, mahallelerimizde, beldelerimizde ve ülkemizin her köşesinde muhabbetle birliğimizi ve dirliğimizi pekiştirelim. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin mübarek üç aylarını tebrik ediyorum. Üç ayların rahmet, mağfiret ve bereket ikliminin, ülkemizden başlayarak dalga dalga tüm insanlığı kuşatmasını, onların hidayet, barış ve huzuruna vesile olmasını, bu mübarek gün, gece ve aylarda yapacağımız ibadet, dua ve yakarışların kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. --------------------------------------------- [i] Haşr, 59/18. [ii] Ahmed b. Hanbel; Müsned, 1/259. ---------------------------------------------- HUTBE KONUSU: MANEVİ COŞKUNUN ZİRVESİ: ÜÇ AYLAR OKUNAN YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ----------------------------------------------- www.emirkaptan.com


18. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 20.02.2015

  • Duration: 776
  • Channel: news
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 20.02.2015

CUMA HUTBESİ; KADINA EL KALKMAZ Kardeşlerim! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “İyilik ve takva hususunda yardımlaşın. Günah ve düşmanlık yolunda yardımlaşmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok çetindir.”[i] Okuduğum hadis-i şerifte ise Resulullah Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Müslüman, diğer müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin de insanların canları ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kişidir.”[ii] Aziz Kardeşlerim! İnsanlığın büyük ölçüde kaybedildiği, müslümanlığımızın maalesef vicdan üretemediği ve sözün neredeyse tükendiği zamanları yaşamaktayız. Modern dünyanın sakinleri olarak, yüce dinimiz İslam’ın, Kerim Kitabımız Kur’an’ın ve kâinata rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in yeryüzünü teşriflerinin öncesi olan cahiliye dönemini olabildiğince eleştiriyoruz. Bilhassa ıssız çölün kumlarına gömülen kız çocuklarının sessiz çığlıklarına asırlar ötesinden ses verip, sık sık bu vahşeti lanetliyoruz. Lakin cahiliyenin, sadece bir çağa değil, bir zihniyete ve yaşam tarzına işaret ettiğini unutuyoruz. Bugün genç kızlarımıza ve kadın kardeşlerimize yönelik her türlü şiddet ve zulmün aynı zihniyetin ürünü olduğu gerçeğini göz ardı ediyoruz. Şiddet, günümüzde coğrafya, din, dil, ırk ve sosyal statü tanımaksızın bütün insanlığı tehdit eden bir boyutta yaşanmaktadır. Ne yazık ki bu tehdidi en ağır biçimde yaşayanlar kadınlar ve çocuklar olmaktadır. Ülkemizde kadın kardeşlerimizin %39’u fiziksel, %43’ü duygusal şiddete maruz kalmaktadır. Hemen her gün zalim ve gaddar zihniyetlere kurban verdiğimiz masum canlar yüreğimizi yakmaktadır. Kardeşlerim! Bizim inancımızda ve örfümüzde dara düşenin yardımına koşmak vardır, dara düşürmek değil. “Aman” dileyene “eman” vermek vardır, emniyetine kast etmek değil. Bizler, “Helali olmayana yan gözle dahi bakılmaz” ve “Kadına el kalkmaz” diyen bir geleneğin mensuplarıyız. Ancak ne hazindir ki bugün, Allah’ın kadın kullarına reva görülen şiddete, zulme, vahşete tanıklık etmenin ızdırabını ve buna engel olamamanın vicdan azabını yaşamaktayız. Kız çocuğunun ve kadının iffet ve onurunu çiğnemeye, yaşamına kastetmeye pervasızca cüret edenlerin, insanlıktan nasipsizliğini ibretle müşahede etmekteyiz. Güce sahip, lakin güç ahlakından mahrum olanların, sevgi, saygı ve merhametten yoksun olanların, sınır tanımaz gaddarlıklarının nice hayatlara mâl olduğuna üzülerek şahit olmaktayız. Değerli Kardeşlerim! Ateş düştüğü yeri yakar! Yürek yangınını söndürmeye gücümüz yetmez. Ama “ateşin düşmemesi için bize düşen nedir?” Bu soruyu fert, aile, toplum ve kurumlar olarak her birimiz kendimize yöneltmeliyiz. Bu konudaki sorumluluklarımızın muhasebesini ciddi bir şekilde yapmalıyız. Her türlü istismar, taciz ve tecavüzün, kadını aşağılamanın, hırpalamanın ve hatta incitmenin ne büyük bir günah olduğunu unutmamalıyız. Hangi gerekçeyle olursa olsun bir cana kıymanın bütün insanlığı öldürmek anlamına geleceğini hatırdan çıkarmamalıyız. İşte bu sebeple her birimiz şiddet ile mücadelede üzerimize düşeni yapmalıyız. Şiddete hemen, şimdi, en yakınımızdan, hatta kendimizden başlayarak “dur” demeliyiz. Merhameti, şefkati, erdemi, fazileti kendimize şiar edinmeliyiz. Kıymetli Kardeşlerim! Ömrünü cahiliye düzeni ve anlayışını değiştirmeye adayan Efendimiz (s.a.s), hayatı boyunca kadını, çocuğu, yaşlıyı dahası hiçbir insanı incitecek, onurunu zedeleyecek söz, tutum ve davranış sergilememiştir. Hac ibadetiyle ilgili bir takım hatalar yapan ve bu durumda ne yapması gerektiğini kendisine danışan bir sahâbîye Sevgili Peygamberimizin verdiği cevap tüm ümmetine bir insanlık dersi niteliğindedir: “Bu hataların bir önemi yok. Yeter ki bir kimse, bir başkasının ırzına, haysiyet ve iffetine saldırmamış olsun. Kim bunu yaparsa günah işlemiş ve helak olmuştur.”[iii] Kerim Kitabımızın tohumlarını ektiği, Efendimizin gerçekleştirdiği merhamet eksenli ahlaki dönüşüm ve zihniyet yenilenmesine bugün daha fazla ihtiyacımız olduğunda şüphe yoktur. Olup biten, yıkıp döken, yakıp yok eden bir şiddetin elbette cezasını vermek gerekir. Ancak şiddeti var eden zihin kalıplarını değiştirmedikçe, değer ve vicdan eğitimine ağırlık vermedikçe, merhamet örneklerini her geçen gün çoğaltmadıkça şiddetin önüne geçmek mümkün olmayacaktır. Kalplere Allah korkusu, vicdanlara “kul hakkı” duygusu hakim olmadıkça, ahiret inancı ve hesap bilinci hayata yön vermedikçe sadece idari, hukuki ve sosyal tedbirler bu vahşetin önünü almaya yetmeyecektir. Unutmayalım ki kardeşlerim, Efendimiz (s.a.s)’in, “Her müslümanın bir başka müslümana kanı, malı, ırzı haramdır.”[iv] uyarısı gereği genelde insanın, özelde ise kadının can güvenliği ve onuru dokunulmazdır. Allah’ın kulu ve yeryüzünün şerefli bir varlığı olan kadına yöneltilen her şiddet sadece bizim vicdanımızı kanatmamakta, aynı zamanda melekût alemini de sarsmaktadır. OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN www.emirkaptan.com


19. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 06.03.2015

  • Duration: 707
  • Channel: news
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 06.03.2015

*VİDEO* CUMA HUTBESİ: “ALLAH, AŞIRI GİDENLERİ SEVMEZ” -EMİRKAPTAN- Kardeşlerim! Sahabeden üç kişi Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in eşlerine gelerek onun ibadet hayatı hakkında sorular sordular. Peygamber Efendimizin ibadet hayatı kendilerine anlatılınca, içlerinden biri, “Bundan böyle geceleri daima namaz kılacağım.” dedi. Diğeri, her daim oruç tutacağını, üçüncüsü de hiç evlenmeyeceğini söyledi. Onlar böyle konuşurken Rahmet Elçisi (s.a.s) çıkageldi ve şöyle diyerek aşırılıktan kaçınmaları hususunda onları uyardı: “Allah’a yemin ederim ki, ben aranızda Allah’tan en çok korkan ve O’na en bağlı olanım. Bazen nafile oruç tutarım bazen tutmam. Hem namazımı kılar hem uykumu uyurum; hem de evlenirim. Her kim benim sünnetimden yüz çevirirse, o benden değildir.”[i] Aziz Müminler! Rabbimizin kâinata koymuş olduğu mizan son derece hassas bir denge üzerindedir. Bu dengeden ufacık bir sapma bile evrende korkunç felaketlere yol açabilmektedir. Küçük kâinat diye nitelenen insan da aynı şekilde hassas bir dengeyle yaratılmıştır. Bu dengede görülecek sapmalar, zamanla insanı aşırılıklara götürür; ruh ve beden bütünlüğünde bozulmalara yol açar. Dolayısıyla dengeli bir hayat için ruh ve beden, madde ve mâna, dünya ve âhiret birbirine feda edilemeyecek öneme sahiptir. Kardeşlerim! Mümin için hayatın ölçüsü, her türlü aşırılıktan sakınmaktır. Ne dünya için ahiretten, ne de ahiret için dünyadan geçmektir; asıl denge, bu ikisi arasında sımsıkı bir bağ kurabilmektir. Müminin ölçüsü, hayat boyu dalâletten kaçıp hidayete iltica etmektir. Rahman’ın emrine sadakat, Resûl’ün yoluna ittibâdır. Kardeşlerim! İtidal sahibi mümin olabilmenin yolu önce dengeli şahsiyet olabilmekten geçer. Lokman (a.s), oğluna “Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt!”[ii] diye öğüt verirken kişiliğin Rabbimizin koyduğu fıtrata ve tertemiz öze uygun olması gerektiğini ifade etmiştir. Namazın belli vakitlerde farz kılınışı, günde beş vakit dilimizden dökülen “bizi doğru yola ilet” duası, Furkan Suresindeki infakta orta yolun izlenmesi öğüdü, Kasas suresindeki “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma”[iii] ayet-i kerimesi fıtratta var olan bu dengenin korunması gerektiğini bildirir. Kardeşlerim! Mümin, övgüsünde yergisinde, sevincinde kederinde, öfkesinde sükûnetinde itidal sahibi olandır. O, yemesinde içmesinde, giyiminde kuşamında, kazancında tüketiminde aşırılıktan kaçınandır. Rabbimiz, hayat yüklü mesajlarıyla bizi dosdoğru bir yola erdirmek ve erdemli bir insan kılmak ister. Bunun için Kerim Kitabında, hayatımızın her kesitiyle ilgili uymamız gereken ölçüler tayin eder. Mademki hududu belirleyen Allah’tır; kul olarak bize düşen, İbrahim misali hudûdullaha sadakattir; İsmailî bir teslimiyettir. Rabbimiz, “Ey iman edenler! Allah'ın size helal kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah'ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanları sevmez.”[iv] buyurmak suretiyle aşırılıkları yasaklar ve dinin sınırlarına riayet etmemizi emreder. Peygamberimiz (s.a.s) de, şu hadisiyle her konuda olduğu gibi ibadet hayatımızda dahî itidal sahibi olmamız gerektiğini vurgular: “Din kolaylıktır. Bir kişi takatinin üstünde ibadete kalkışırsa din karşısında aciz kalır. Bunun için aşırıya kaçmayınız, dosdoğru yolu tutunuz ve (salih amellerden alacağınız mükâfattan ötürü) sevininiz.”[v] Değerli Müminler! Zikredilen bütün bu olumsuzlukların reçetesi, insanlığa hidayet ve şifa kaynağı olarak indirilen Yüce Kur’an’dır. Alemlere rahmet, rehber ve en güzel örnek olarak gönderilen Muhammed Mustafa (a.s.)’dır. Yeter ki bizler Kur’an’a ve Resûlullah’a sadakatle, teslimiyetle, itaatle gönül verelim. Allah’ım! Açıktan ve gizli olarak yaptığım, yapacağım bütün günahlarımı, kusurlarımı bağışla. Sen, öne alan ve önce olansın. Sen, geriye bırakan ve sonsuz olansın. Senin her şeye gücün yeter.”[vi] ----------------------------------------------------------- [i] Buhârî, Nikâh, 1; Müslim, Nikâh, 5. [ii] Lokmân, 31/18. [iii] Kasas, 28/77. [iv] Mâide, 5/87. [v] Buhârî, İmân, 29. [vi] Buhârî, Deavât, 60; Müslim, Dua ve Zikir, 70. ------------------------------------------------------------ HUTBE KONUSU: ALLAH, AŞIRI GİDENLERİ SEVMEZ OKUNDUĞU YER: BANDIRMA PAŞABAYIR CAMİİ OKUYAN: PAŞABAYIR CAMİİ İMAM HATİBİ VAHDETTİN ÖZCAN HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜDRLÜĞÜ ------------------------------------------------------------ www.emirkaptan.com


20. VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 10.10.2014

  • Duration: 569
  • Channel: news
VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 10.10.2014

VAHDETTİN ÖZCAN CUMA HUTBESİ 10.10.2014