Search your favorite song for free

1. Otizmli ikizler yüzmeyle hayata tutundu - AKSARAY

  • Duration: 492
  • Channel: news
Otizmli ikizler yüzmeyle hayata tutundu - AKSARAY

- İsmail ve İbrahim Arık kardeşlerin anneleriyle salona gelmesi - Kardeşlerin yüzmesi - Anne Ergül Arık'tan detay - Çocukların konuşması - Annenin konuşması Aksaray 'da yaşayan otizmli tek yumurta ikizleri İsmail ve İbrahim Arık kardeşler, annelerinin desteğiyle tanıştıkları yüzme sporuyla sosyalleşerek hayata yeni bir başlangıç yaptı.Büyük Bölcek Mahallesi'nde yaşayan 12 yaşındaki ikizler, anneleri Ergül Arık'ın yönlendirmesiyle, 7 ay önce Aksaray Olimpik Yüzme Havuzu'nda yüzmeye başladı.Yüzme sayesinde çevreleriyle daha çok iletişim kuran ve kendilerini rahatça ifade eden kardeşlerin hedefi, milli sporcu olarak yurt dışında başarılar elde edip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile tanışabilmek.AA muhabirinin, 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla görüştüğü İsmail Arık, yüzmeyi çok sevdiklerini söyledi.Bu seviyeye gelmesinde annesi ve antrenörünün büyük desteği olduğunu belirten Arık, "Havuza haftanın 4 günü geliyoruz. Öğretmenimiz bizimle çok ilgileniyor. Burada birçok arkadaş edindik. Hem derslerimizi çalışıyoruz hem de buraya gelerek Türkiye Şampiyonası'na hazırlanıyoruz. Orada başarı elde ederek milli takıma seçilip ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışacağız." diye konuştu.Anne Ergül Arık ise 4 çocuk annesi olduğunu, 2 otistik çocuğuna bakmayı Allah'ın kendisine bir lütfu olarak gördüğünü dile getirdi.Çocuklarını hiçbir zaman yalnız bırakmadığını anlatan Arık, "Çocuklarımın otizmli olduklarını öğrendikten sonra ilk etapta bocaladım. 'İkisine aynı anda vakit ayırabilir miyim, ilgilenebilir miyim' diye çekincelerim vardı. Önce Rabbim sonra öğretmenlerimiz sayesinde üstesinden geldik. Evlatlarımın bir şeyler başardığını görünce emeklerimin boşa gitmediğini söyleyebiliyorum." ifadelerini kullandı. - "Aileler vazgeçmesin"Arık, çocuklarının yüzmeyle tanıştıktan sonra hayata yeniden tutunduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:"Çocuklarım yüzmeden önce asosyal ve çekimserdi. Kendilerini çok iyi ifade edemiyorlardı ama yüzmeyle birlikte güçlerinin farkına vardıkça daha başarılı olmaya başladılar, çevreleriyle daha iyi iletişim kurup sosyal birey oldular. Geleceğe dair hedefler koymaya başladılar ki bu otistik çocuklar için çok önemli. Türkiye ve dünya şampiyonu olup Cumhurbaşkanımızın yanına gitmeyi kendilerine hedef olarak belirlediler. Otizmli çocukları olan ailelere vazgeçmemelerini söylemek istiyorum. Kararlı olsunlar, çevredekilerin bakış ve düşünceleri onları etkilemesin. Aksine kamçılasın ki bu çocukları topluma kazandırabilelim." - "Çocuklarımız çok sevecen, sevimli halleri var"Yüzme antrenörü Ramazan Köksal da çok sevdiği İsmail ve İbrahim ile özel olarak ilgilendiğini söyledi.Köksal, "Çocuklarımız çok sevecen, sevimli halleri var. Öncelikle onları temel eğitime aldık. Engeli olmayan çocukların arasına alarak eğitim verdik. Şu an oldukça iyi seviyedeler. İnşallah Kırşehir'de 27 - 29 Nisan'da yapılacak Türkiye Birinciliği müsabakalarında madalya alacaklar." http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/otizmli-ikizler-yuzmeyle-hayata-tutundu-aksaray-517793.html


2. Çocuğu Otizmli Çıkınca Eşi Tarafından Terk Edilen Kadın Yaşam Mücadelesi Veriyor

  • Duration: 250
  • Channel: news
Çocuğu Otizmli Çıkınca Eşi Tarafından Terk Edilen Kadın Yaşam Mücadelesi Veriyor

Erken doğumla dünyaya getirdiği oğlunun 1 yaşında iken otizmli olduğu ortaya çıkınca eşi tarafından terk edilen Nazan Yaşarbaş, oğluna hem annelik hem babalık yapıyor. 13 yaşına gelen oğlu için devletten 900 liralık 'bakım ücreti' alan Yaşarbaş, "Ben ve benim gibi annelerin en büyük korkusu bizler ölünce evlatlarımız ne olacak. Onun için en kısa zamanda otizmli çocuklar için bakımevi açılsın." dedi. 1 YAŞINDAYKEN OTİZMLİ OLDUĞUNU ÖĞRENDİ 20 yaşındayken Erzurum'dan İstanbul'a gelin giden Nazan Yaşarbaş, bebeğini 6 aylıkken erken doğumla dünyaya getirdi. Yüksel Raif adı verilen bebek, uzun bir tedavinin ardından hayata tutundu. Oğlunun 1 yaşına girdiğinde otizmli olduğunu öğrenen Nazan Yaşarbaş, ilk darbeyi eşinden yedi. "Ailen daha iyi bakar" diyerek eşi ve oğlunu Erzurum'a gönderdi ve bir daha aramadı. Haber http://haberler.com/otizmli-cocuklar-icin-mucadele-ediyor-9341032-haberi/


3. Erzurum Otizmli Çocuklar Için Mücadele Ediyor

  • Duration: 446
  • Channel: news
Erzurum Otizmli Çocuklar Için Mücadele Ediyor

Erken doğumla dünyaya getirdiği oğlunun 1 yaşında iken otizmli olduğu ortaya çıkınca eşi tarafından terk edilen Nazan Yaşarbaş, oğluna hem annelik hem babalık yapıyor. 13 yaşına gelen oğlu için devletten 900 liralık 'bakım ücreti' alan Yaşarbaş, "Ben ve benim gibi annelerin en büyük korkusu bizler ölünce evlatlarımız ne olacak. Onun için en kısa zamanda otizmli çocuklar için bakımevi açılsın" dedi.20 yaşındayken Erzurum'dan İstanbul'a gelin giden Nazan Yaşarbaş, bebeğini 6 aylıkken erken doğumla dünyaya getirdi. Yüksel Raif adı verilen bebek, uzun bir tedavinin ardından hayata tutundu. Oğlunun 1 yaşına girdiğinde otizmli olduğunu öğrenen Nazan Yaşarbaş, ilk darbeyi eşinden yedi. "Ailen daha iyi bakar" diyerek eşi ve oğlunu Erzurum'a gönderdi ve bir daha aramadı. Ailesi kalbalık olduğu için kiralık bir eve taşınan Yaşarbaş, oğlunun evi yakmaya kalkışması üzerine ev sahibi tarafından soğuk bir kış gecesi sokağa atıldı. Haber http://haberler.com/erzurum-otizmli-cocuklar-icin-mucadele-ediyor-9341625-haberi/


4. Otizmli çocuklar sporla hayata bağlandı

  • Duration: 580
  • Channel: news
Otizmli çocuklar sporla hayata bağlandı

Prof. Dr. Faruk Yamaner ve Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Emine Çelen açıklama, çocuklara verilen eğitimlerden görüntüler( ÇORUM ) -- Çorum’da 16 otizmli çocuğa 8 ay boyunca hareket eğitimi verildi- Otistik çocuklar, antrenörleri ve aileleriyle birlikte aynı ortamda spor yaparak hem sosyal yaşantılarını, hem de çevredekilerin yaptığı davranışları görerek de öğrenme ve iletişim becerilerini geliştirdi- Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Yamaner;- “Otizmi yenemeyiz ama hareket eğitimi ve egzersizle iyileştirme sağlarız” ÇORUM - Çorum’da otizmli çocuklar eğitsel oyun ve sporla hayata tutundu. Hitit Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öncülüğünde yürütülen ve Çorum Belediyesi ile Otizm Gönüllüleri Derneği’nin destek verdiği “Eğitsel Oyunla Hareket Eğitiminin Otizmli Çocukların Ruhsal ve Fiziksel Gelişimine Etkisinin Araştırılması” projesi kapsamında 16 otizmli çocuğa spor becerileri kazandırılması, sosyal ve duygusal yönlerinin gelişimi ile bu çocukların ailelerinin de toplumsallaşmasında yardımcı olacak çeşitli eğitimler verildi. Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Yamaner ve proje koordinatörleri Özge Er ile Gamze Deryahanoğlu gözetiminde karma eğitim alma imkanı bulan otistik çocuklar, antrenörleri ve aileleriyle birlikte aynı ortamda spor yaparak hem sosyal yaşantılarını, hem de çevredekilerin yaptığı davranışları görerek de öğrenme ve iletişim becerilerini geliştirdi. Türkiye’de ilk kez Hitit Üniversitesi tarafından otizmli çocuklara hareket eğitimi verildiğini dile getiren Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Faruk Yamaner, otizmli çocukların sosyal ve duygusal yönlerinin gelişimi adına böyle bir yola çıktıklarını söyledi. Proje kapsamında 16 çocuk ve ailesine hareket eğitimi verildiğini dile getiren Prof. Dr. Yamaner, “Çocuklar İlk geldiklerinde çocuklar yürüyemiyordu. Sürekli duruyorlardı. Hiçbir komuta cevap vermiyorlardı. Sürekli agresif tavırlar sergiliyordu. Bu yüzden aileler bize telkinler ve uyarılarda bulunuyordu. İşimizin zor olduğunu bilerek bu projeyi hayata geçirmek için çalışmalar başladık. Zahmetli ve uzun soluklu bir işti. Proje tamamlandığında laboratuar ve saha testlerine tabi tuttuğumuz çocuklarımızdan verdiğimiz eğitimlerin sonuçlarını aldık. Sonuçta istatistiki bütün her şeyi ortaya koyarak istediğimiz sonuca ulaştık. Hareket eğitimi otizmli çocuklar üzerinde çok önemli etki oluşturuyor. Göğsümüzü gere gere bilim adamı olarak şunu söyleyebiliyoruz, yapmış olduğumuz çalışma sonunda hareket eğitimi ve egzersiz eğitiminin otizmli çocukların ruhsal ve fiziksel yapılarında önemli bir gelişmeyi kaydediyor. Yüzde 70 gelişme kaydettik. Büyük özveriyle çalışan hocalarımıza öğrencilerimize ailelerinde burada gördük ki onlarda ruhsal rahatlama tespit ettik. Otizm egzersiz ve hareket eğitimiyle yok olmaz ama yüzde 70 iyileştirme sağlar. Türkiye’de ilk yapılan bir proje. Sonucu alınan bir proje. Gazi üniversitemizde de devam eden bir proje var. Otizmi yenemeyiz ama hareket eğitimi ve egzersizle iyileştirme sağlarız” dedi. Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Emine Çelen ise, otizmin ilaçla tedavisinin olmasına dikkat çekerek, eğitim ve sporun otizmde tedavi niteliği taşıdığını söyledi. Bu eğitimlerin içerisinde spor biraz daha ağır bastığını dile getiren Çelen, “Otizmde odaklanma, hiperaktivite de azalma bunlar otizmin en büyük sorunlarından. Hiperaktivitenin devamında dikkat eksikliği geliyor. Bunları en güzel spor ve hareket eğitimiyle aşıyoruz. Çocuklarımız için spor gerekliydi. Neler yapabiliriz diye düşünürken Hitit Üniversitesi’nin kapısını çaldık. Otizmli çocuklarımız birebir hitabetten anladıkları için bunu spor ve eğitimi üniversitede bulabilirdim. Ve öylede oldu” dedi. Otizmli çocukların arafta, arada kalmış bir engelli gurubu olduğunu dile getiren Çelen, “Ne engelli statüsüne giriyorlar ne de normal bireylerle spor yapabiliyorlar. Okullarda sadece akademik eğitimi veriliyor. Çocukların enerjilerini atacak bir çalışma yok. Çocuklarımız ilk başladığında sırada durmayı öğrendi. Sırada yürümeyi öğrendi. Otizmde beklemek çok önemli. Burada heperattifliklerinde azalma oldu. Tedavi niteliğinde bir proje gerçekleştirildi. Çok mutlu olduk. Kendimizi özel hissettik. İlk defa otizmli çocuklar için yapılan bir çalışmaydı. Ailelerle deneyimlerimizi paylaştık. Bu proje amacının üzerinde hedefe oluştu. Hitit Üniversitesi Rektörü Reha Metin Alkan ve Dekanımız Faruk Yamaner’e teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. (MMY-BÖ)http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/otizmli-cocuklar-sporla-hayata-baglandi-528408.html


5. Görme engelli ve otizmli Batuhan Kil piyano, çello ve ud çalıyor

  • Duration: 98
  • Channel: news
Görme engelli ve otizmli Batuhan Kil piyano, çello ve ud çalıyor

Görme engelli ve otizmli 22 yaşındaki Batuhan Kil, müzik sayesinde hayata tutundu. Piyano, çello ve ud çalıp şarkı söyleyen Batuhan Kil'in hayâli müzik öğretmeni olmak.


6. Otizmli İkizlerden Anne Ve Babaya Altın Madalya

  • Duration: 477
  • Channel: news
Otizmli İkizlerden Anne Ve Babaya Altın Madalya

Azmi ve hayata bağlılığıyla çevresindekilerin takdirini kazanan otizmli genç ikizler Atakan ve Ataberk, Atletizm Türkiye Şampiyonasında altın madalya kazanmanın heyecan ve gururunu yaşarken hayalleri olan Milli Takım forması giymek içinde mücadelelerine devam ediyor. İhlas Haber Ajansı YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: ► Gülay ve Kurtuluş Aytekin çiftinin ikiz çocuğu olarak dünyaya gelen Atakan ve Ataberk’e, 1.5 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Aldıkları bu haberle yıkılan aile, azim ve kararlılıklarıyla birçok insana örnek olacak mücadele sergiledi. Otizm hastalığı bulunan 20 yaşındaki Atakan ve Ataberk, spora başladıktan sonra eşi benzeri olmayan bir gelişme kaydetti. Atakan, 3000 ve 5000 metrede Ataberk ise 1500 metre Atletizm Özel Sporcular Türkiye Şampiyonasında 1’incilik elde etti. Bununla da yetinmeyen otistik ikizler, uzun atlama branşında da altın madalya kazanmayı başardı. Uzun süre kabullenemedim Atakan ve Ataberk’e 1,5 yaşındayken otizm teşhisi konulduğunu söyleyen anne Gülay Aytekin, “Komutlara uymuyorlardı. İsimleri ile seslendiğimiz zaman bakmıyorlardı. Göz temasları hiç yoktu. Kelime bile söylemiyorlardı. Hiperaktif çok fazlaydı. Psikiyatriste götürdük ve o an gerçekler ile yüz yüze geldik. Bu durumu baya bir süre kabullenemedim. Eşim bana göre kabullenme sürecini daha önce atlattığını” ifade etti. Yaşadıkları zor süreci anlatan anne Aytekin, şunları kaydetti: “Psikiyatristimiz bize, ’Eğitimin şart olduğunu’ aktardı. Zor süreçten geçmeye başladık. Evde tutmak mümkün değildi. Hiperaktiflik en üst seviyedeydi. Her türlü zorluklar ile karşılaştım. Bakamamaya da başladım. Eşim çalıştığı için yardım alamıyordum. Eşimi ağlayarak arıyordum. Evin içerisinde eşya televizyon kalmadı. Hepsini kırıyorlardı. Evi güvenli hale getirmek için eşyaları sabitleme, televizyonları yüksek yerlere asmaya başladık. Önlemlerimize rağmen kazalar da atlattılar.” Çevremizdeki insanlar fazla tepkiliydi İlk zamanlar çevresinde bulunan insanların tepkileri fazla olduğunu ifade eden Aytekin, spor ile hayatlarının değiştiğini söyledi, Anne Aytekin, “Onu kaldıramıyorsunuz. Bakışlar, neden bu böyle, neden hiç durmuyorlar, çok karıştırıyorlar. Bir misafirliğe gittiğimiz zaman o tepkiyi alıyorduk. Çok zor süreçler yaşadık. 2013 yılında Ankara Otizm Kulübüne geldik. Hocalarımız sayesinde bu seviyelere geldik. Atletizm de başarılı olmaları hayatımızda bize büyük mutluluk verdi” dedi. “20’li yaşlara geldiklerinde ne olacak” dedik Yaşadığı tramvayı eşi Gülay hanıma göre biraz daha erken atlattığını söyleyen baba Aytekin, otistik ile ilgili araştırmaya başladığını ifade etti. Aytekin, “Nelere ihtiyaçları olduğunu çok kısa zaman da belirledik. Gerekli hazırlıklarımızı buna göre yaptık. 2 yaşlarında eğitimlerine başlamış olduk. Bu dönem bizim için bir dönüm noktası oldu. Eğitime başladıktan sonra bir şeylerin artık gelişebileceğini, en azından çocuklarımızın kendi içerimizde değerlendirebileceğimizi öğrendik. Okula gittiğimizde ilk önce bizi eğittiler. Biz şunu söylüyorduk, ‘20’li yaşlara geldiklerinde ne olacak’ Oradan aldığımı cevap ise, ‘Siz bugün ne kadar eğitim verirseniz, ne kadar ilgilenirseniz, 20’li yaşlarda o kadar iyi durumda olacak’ diyorlardı. Böylelikle 20 yaşlarını gördük” dedi. Spor ile hayatımız değişti Eğitimi ikiye ayırdıklarını ifade eden Aytekin, sözlerine şöyle devam etti: “İlk etabında özel eğitim verdik ve belli bir seviyeye kadar getirdik. Spor hayatımızı girmeden önce çocuklarımız ile sokağa çıktığımız zaman sağa sola koşmalar, farklı farklı şeyler yaptıkları oluyordu. Spor hayatımıza girdikten sonra bir an da dünya değişti. Çocuklarla sokakta yürüyemezken, tatile gittiğimizde bisikletlerle gezmeye başladık. Yaşam konforunuzda değiştikçe, farklı eğitimlere de yönlenebiliyorsunuz. Bu kadar büyük bir şey yapabileceklerini hiç düşünmüyorduk. İlerde daha farklı bir şey olur mu? Milli takıma girebilirler mi? diye düşünmeye başladık. Atletizm de yaşattıkları mutluluk bizi hayata geri döndürdü. Atakan uzun koşuda daha dayanıklıdır. 5 bin metre koşusunda Türkiye şampiyonu oldu. Ataberk’de çok daha hızlı ve seri hareket edebilen ve yarışta taktikleri olan biri.” #haber #gündem #news #sondakika #haberler #Otizmliİkizler ================================ İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi ► İhlas Haber Ajansı Sosyal Medya Adresleri ► ► ► ► İhlas Haber Ajansı hakkında İhlas Haber Ajansı’na ulaşmak için ►


7. ŞEFKAT YUVALARI - Otizmli Hatice'nin koruyucu ailesi oldular - AKSARAY

  • Duration: 340
  • Channel: news
ŞEFKAT YUVALARI - Otizmli Hatice'nin koruyucu ailesi oldular - AKSARAY

- Yüksel ve eşi İlkay Kılıç'ın Hatice'yle ilgilenmesi - Baba Yüksel'in Hatice ile oyun havası oynaması - Yüksel'in konuşması - Ailenin Hatice ile alışveriş merkezine gitmesi, oyun oynaması ve tatlı yemesi - Hatice'nin okuldan gelmesiKorunmaya muhtaç çocukların ŞEFKAT YUVALARI - Otizmli Hatice'nin koruyucu ailesi oldular - Aksaray 'da 4 yaşındayken Yüksel ve İlkay Kılıç çifti tarafından evlat edinildiğinde yürüyemeyen, konuşma ve algı sorunu yaşayan Hatice, ailesinin sevgi ve ilgisi sayesinde yaşama tutunuyor - Baba Kılıç: - "Hatice ilk zamanlar yürüyemiyor, sadece emekliyordu, göz teması yoktu. Bir teşhisi yoktu. Şu an otizm diyebiliyoruz ama o zamanlar daha teşhis konmamıştı. İsmi söylendiği zaman kesinlikle bakmıyordu ama şu an çok şükür yürüyebiliyor, çağrıldığında bakıyor, canı yiyecek içecek istediği zaman söyleyebiliyor. Bunlar hep aile ortamında gerçekleştirildi" - "Şimdi eşim 8 aylık hamile. İnşallah bir çocuğumuz daha dünyaya gelecek. Biz Hatice'yi alıp bağrımıza bastık. Kendi kızımızdan eksiği yok, fazlası var. Sanıyorum Hatice'yi bu kadar sevdiğimizden dolayı, doğacak çocuğumuz Allah'ın bir lütfu olacak"AKSARAY (AA) - TURAN KAZAK - Aksaray 'da 23 yıl boyunca çocukları olmayan Yüksel ve İlkay Kılıç çifti, daha önce yürüme, konuşma ve algılama sorunu olan devlet koruması altındaki otizmli Hatice'yi evlat edinerek, aile ortamında hayata adeta yeniden başlamasını sağladı.Kurtuluş Mahallesi'nde yaşayan 26 yıllık evli uyku teknisyeni Yüksel (49) ve ev hanımı İlkay Kılıç (43) çifti, 23 yıl önce Yusuf adında çocukları olduktan sonra bir daha evlat sahibi olamadı.Birçok hastaneye başvurduktan sonra en son 7 yıl önce tekrar anne ve baba olma heyecanı yaşayan aile, bebeğin 5 aylıkken anne karnında hayatını kaybetmesiyle büyük üzüntü yaşadı.Kılıç ailesi, televizyonda izledikleri koruyucu aile ile ilgili program üzerine, evlat edinerek bu özlemlerini gerçekleştirmeye karar verdi.Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne, koruyucu aile olmak için başvuran aile, yürüme, konuşma ve algılamada zorluk yaşayan 4 yaşındaki otizmli Hatice'yi evlat edindi.Şu an 8 yaşında olan, gösterdikleri sevgi ve şefkat sayesinde Hatice'nin yürümesini ve sınırlı da olsa iletişim kurmaya başlamasını sağlayan Kılıç çifti, Allah'ın bir lütfu olarak gördükleri bebeklerinin de dünyaya gelecek olmasının heyecanını yaşıyor. - "Eşim de ben de Hatice'ye aşık olduk"Baba Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kız çocuklarını çok sevdiğini, bugüne kadar içinde büyük bir hasret olduğunu söyledi.Koruyucu aile başvurusu yaparken özellikle kız çocuğu istediklerini belirten Kılıç, "Yetkililer Hatice adında engelli bir kız olduğunu söyledi. Önce tereddüt ettik. Engelli bir çocuğa bakmak nasıl olur bilmiyorduk. Yetkililer de 'Görmüş olursunuz, çok tatlı bir kız' deyince görmeye karar verdik. Hatice'yi yanımıza getirdiler. İlk görüşte aşk herhalde böyle bir şey. Eşim de ben de Hatice'ye aşık olduk. Hemen orada kararımızı verdik." diye konuştu.Kılıç, ilk aylarda bazı zorluklar yaşadıklarını, birbirlerine alıştıkça bu zorlukları aştıklarını dile getirerek, şöyle devam etti:"Hatice ilk zamanlar yürüyemiyor, sadece emekliyordu. Göz teması yoktu. Bir teşhisi yoktu. Şu an otizm diyebiliyoruz ama o zamanlar daha teşhis konmamıştı. İsmi söylendiği zaman kesinlikle bakmıyordu ama şu an çok şükür yürüyebiliyor, çağrıldığında bakıyor, canı yiyecek içecek istediği zaman söyleyebiliyor. Bunlar hep aile ortamında gerçekleştirildi. Hatice canımız, ciğerimiz. Bizim için çok özel bir çocuk çünkü o bakıma muhtaç. Sürekli anne baba desteğine ihtiyacı var."Koruyucu aile olmayı ailelere tavsiye ettiğini aktaran Kılıç, aile ortamında anne baba sevgisine hasret birçok çocuğa yardımcı olunması gerektiğini ifade etti. - "Doğacak çocuğumuz Allah'ın bir lütfu olacak"Kılıç, Hatice ile ilgilenirken eşinin uzun bir aradan sonra yeniden hamile kaldığına işaret ederek, şöyle konuştu:"Yetişkin bir oğlumuz var. Daha sonra çocuğumuz olmadı. Hastane, doktor, çok uğraştık tedavi için. Çok para harcadık ama nasip olmadı. Doğacak çocuğumuzu anne karnındayken kaybettik. Şimdi eşim 8 aylık hamile. İnşallah bir çocuğumuz daha dünyaya gelecek. Biz Hatice'yi alıp bağrımıza bastık. Kendi kızımızdan eksiği yok, fazlası var. Sanıyorum Hatice'yi bu kadar sevdiğimizden dolayı, doğacak çocuğumuz Allah'ın bir lütfu olacak." - "41 aile, 53 çocuğumuza koruyucu ailelik yapıyor"Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü İsrafil Aktürk ise koruyucu aile başvurusunun gün geçtikçe arttığını dile getirerek, şunları kaydetti:" Aksaray 'da 41 aile, 53 çocuğumuza koruyucu ailelik yapıyor. Geçtiğimiz yıl 15'e yakın aile müracaat etti. Bu talepleri değerlendiriyoruz. Uygun şartlar sağlandığında çocuklarımızı ailelere teslim ediyoruz. Çocuklarımızı ailelere verdikten sonra işimiz bitmiyor. Her ay aileleri ziyaret ederek, psikoloji ve aile danışmanlığı uzmanlarınca bilgi vermeye devam ediyoruz."