Search your favorite song for free

1. Devlet, Millet El Ele Vererek Kan Davasını Bitirdi

  • Duration: 90
  • Channel: news
Devlet, Millet El Ele Vererek Kan Davasını Bitirdi

Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde 1 kişinin hayatını kaybettiği kavganın ardından başlayan kan davası, ilçede görevli kurum yöneticileri ile kanat önderlerinin araya girmesi sonucunda barışla noktalandı.Haber http://haberler.com/devlet-millet-el-ele-vererek-kan-davasini-bitirdi-6530899-haberi/


2. Çavuşoğlu: 'PKK, FETÖ, onların da ensesinden tutup getiriyor, adalete teslim ediyoruz' - ANTALYA

  • Duration: 409
  • Channel: news
Çavuşoğlu: 'PKK, FETÖ, onların da ensesinden tutup getiriyor, adalete teslim ediyoruz' - ANTALYA

Çavuşoğlu: "PKK, FETÖ, onların da ensesinden tutup getiriyor, adalete teslim ediyoruz" - ANTALYA - AK Parti Alanya İlçe 5. Kadın Kolları Kongresi - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşmasıDışişleri Bakanı Çavuşoğlu: (2) - "PKK, FETÖ, onların da ensesinden tutup getiriyor, adalete teslim ediyoruz. Onlara rahat yok, nerede olurlarsa olsunlar onlar bundan sonra rahat yaşayamayacaklar" - "Destek bulmadan terör örgütleri güçlenebilir mi? YPG, PKK Suriye'de destek bulmasa, Amerika'dan silah almasa Türkiye'ye roket gönderme cüreti bulabilir mi?" - "O kazdıkları tünelleri kim yaptırdı, bir terör örgütünün böyle teknolojisi mi var? Yerin altına hastaneler, yoğun bakım üniteleri bile kurmuşlar"ANTALYA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "PKK, FETÖ, onların da ensesinden tutup getiriyor, adalete teslim ediyoruz. Onlara rahat yok, nerede olurlarsa olsunlar onlar bundan sonra rahat yaşayamayacaklar." dedi.Çavuşoğlu, Alanya Kültür Merkezi'ndeki "AK Parti Alanya İlçe 5. Kadın Kolları Kongresi"nde her zaman çalışmaktan güç aldıklarını söyledi.Ülke için 17 senede çok şey yaptıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye'nin bölgesi, milleti, geleceği, vizyonu, hedefleri için dünyadaki mazlumların umudunu kaybetmemesi için çok daha güçlü olması gerektiğini dile getirdi.Türkiye'de mega projeleri hayata geçirmeye devam edebilmek için her alanda güçlü olmak gerektiğini aktaran Çavuşoğlu, "Artık bahanemiz yok. Artık darbeler dönemini geride bıraktık, artık sistem değişti. 2019 itibarıyla artık önümüzdeki seçimlerden sonra cumhurbaşkanlığı sistemine geçiyoruz. Türkiye'ye istikrar, güven geliyor. Oturduk konuştuk Milliyetçi Hareket Partisi ile vatanını milletini seven siyasetçilerle bir araya geldik." diye konuştu.Türkiye'nin çok daha güçlü olacağına değinen Çavuşoğlu, artık koalisyonlar döneminin bittiğini, MHP ile Türkiye ve milli dava için omuz omuza vererek çalıştıklarını söyledi.İki ayrı parti olduklarını, her konuda ittifak olmayabileceğini ifade eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:"Birbirimize saygı duyacağız, farklı görüşlerimizin olduğu yerde birbirimize düşman olmayacağız. Aile içinde farklı görüşler olmaz mı? Olabilir. Ya parantez içine alırız ya da o konuda uzlaşı kültürünü oluştururuz, uzlaşırız bir yerde. Farklı düşündüğün yerde uzlaşı kültürünün ön plana çıkması lazım. Farklı parti, birbirimize de saygı duyacağız ama devlet, millet, vatan bayrak söz konusu olduğunda el ele omuz omuza gücümüzü birleştireceğiz. 2019 seçimlerinde de böyle olacak. Saflar belli oldu. Bir tarafta milli duranlar bir tarafta diğerlerini bilmiyorum artık nerede duruyorlar. Onları milletimize bırakıyoruz, onların kararını milletimiz verecek." - "Terörün her türlüsüyle mücadele ediyoruz"İçeride ve dışarıda terörün her türlüsüyle mücadele ettiklerini vurgulayan Çavuşoğlu, sorunlara çözüm bulmak, yaralara merhem olmak için çok çaba sarf ettiklerini anlattı.Çavuşoğlu, Suriye'deki savaşı bitirmek için 1,5 yıldır ne kadar çaba sarf edildiğinin görüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:"Astana, Soçi, Cenevre süreci. Samimi olan herkesle de iş birliği yaptık. 1,5 yıldır Rusya ve İran ile de iş birliği yaptık. Çünkü diğer platformlardan iş çıkmadı. Uluslararası Suriye destek grubundan hiçbir karar bile çıkmadı. Fikirdaş ülkeler grubu oldu, hiç fikirdaş olamadık. Oradaki ülkelerin hepsinin farklı gündemi, ajandası var. DAEŞ'e karşı koalisyon oluşturduk, 65 ülke. Fakat koalisyonun içindeki önemli ülkeler terör örgütünü yani YPG, PKK'yı tercih ettiler. 65 ülke bir DAEŞ'e karşı mücadele edemedik. Ama bir terör örgütünü mücadele için ortak seçtik, bu hayati bir hatadır, çok ciddi bir hatadır."Zamanında Afganistan'da, Rusya'ya karşı oradaki terör örgütlerine destek veren ülkelerin Afganistan'da bugün o terör örgütüyle mücadele ettiğini hatırlatan Çavuşoğlu, mücadelenin terör örgütlerine karşı yapılması gerektiğini söyledi."Bu kadar terör örgütünün ortaya çıkmasının sebebi ne?" diye soran Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:"Destek bulmadan terör örgütleri güçlenebilir mi? YPG, PKK Suriye'de destek bulmasa, Amerika'dan silah almasa Türkiye'ye roket gönderme cüreti bulabilir mi? Türkiye'ye roket gönderme cüretinde bulundu da ne oldu? Tepesine inmedik mi? İnlerine girmedik mi? O kazdıkları tünelleri kim yaptırdı, bir terör örgütünün böyle teknolojisi mi var? Yerin altına hastaneler, yoğun bakım üniteleri bile kurmuşlar. Legal olan bir ülke ya da kurum yerin altına mı iner? Bunlar terör örgütleri. O yüzden hep çukurlarda, inlerde, mağaralarda yaşar ama kahramanlarımız onlar nerede olursa olsun buluyor, tepesine biniyor. Yurt dışındaki hainlere ne yapıyoruz? PKK, FETÖ, onların da ensesinden tutup, getiriyor, adalete teslim ediyoruz. Onlara rahat yok, nerede olurlarsa olsunlar onlar bundan sonra rahat yaşayamayacaklar. Nerede olurlarsa olsunlar ensesinden tutup, yakalayıp getireceğiz. Milletimize sözümüz var, bu acıyı yaşatanlardan kanımızın son damlasına kadar milletçe hesap soracağız."(Bitti)


3. Uşak’ta AK Partili'ler Sahurda Buluştu

  • Duration: 109
  • Channel: news
Uşak’ta AK Partili'ler Sahurda Buluştu

Ramazan ayının son haftasına girilirken sahur ve iftar buluşmalarını içeren programlar hız kazandı. Ramazan ayı içerisinde düzenlenen mahalle iftarlarıyla vatandaşlarla buluşan Başkan Nurullah Cahan, bu kez de Uşak Belediyesi tarafından düzenlenen sahur programında AK Partili kadrolarla bir araya geldi. Atapark Çayzade’de düzenlenen sahur programına AK Parti İl, İlçe, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları üyeleri katıldı. Programda Uşak Belediye Başkanı Nurullah Cahan'ın yanı sıra, Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Nacar, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Ufuk Uğur ile Hakan Uludağ, AK Parti İl Başkanı Servet Kuş ile parti temsilcileri ve üyeleri yer aldı. Şehrin ve ülkenin geleceğine yön veren siyasi kadrolarla bir araya gelmekten dolayı her zaman memnuniyet duyduğunu kaydeden Başkan Cahan, "İl, İlçe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve tüm üyelerimizle bizler biz bir aileyiz. Geleceğimiz için, memleketimiz için çalışan bir aile. Bu anlamda gece gündüz tanımayan sizlerle bir araya gelmek, aynı sofrada oruca niyetlenmek, dualara amin demek ayrı bir mutluluk." dedi. Partililere seslenen ve Ramazan ayında son beş günün icra edildiğini anımsatan Başkan Nurullah Cahan, "Bu güne kadar çeşitli iftar programları gerçekleştirdik. Bu kez sahurda bir araya gelelim, sahurun bereketini hep birlikte yaşayalım istedik. Ülkemizin menfaati için cefakarca, fedakarca çalışan teşkilatlarımız hiçbir şahsi çıkar gözetmeden devlet ve millet için ter döküyor, emek harcıyor. Bizler bu azimle çalışmaya devam ettikçe de hiçbir güç bizi yıkamaz, çalışmalarımıza engel olamaz." ifadelerini kullandı. Birlik ve beraberliğin önemine değinen Başkan Cahan, "Birlikte aynı yolda yürümek önemli. Aynı dava uğruna sırt sırta vererek çalışmalarımıza yön vermeliyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Bizimde hep birlikte yapacak çok işimiz var. Geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz.” diye konuştu. Sahur programını düzenleyen Belediye Bakanı Nurullah Cahan'a teşekkür eden AK Parti Uşak İl Başkanı Servet Kuş, "Partimiz Uşak'ta yerel yönetim olarak muhalefeti de gördü, iktidarı da gördü. Ve bu birlikteliği, beraberliği, kardeşliğin değerini şu an daha iyi bir şekilde bilmemiz gerektiğini görüyoruz. Sıkıntılı günler geçirsek de gerek yerel yönetim anlamında gerekse yönetim anlamında hep birlikte el ele verdik. İşte bu birlikteliğimizin daim olmasıyla büyük Türkiye hedeflerine daha kolay bir biçimde ulaşabiliriz." dedi. Geride bırakılan Ramazan ayı içerisinde iftar programları düzenlenerek "Gönül Sofraları" projesi kapsamında evlere gittiklerini ve vatandaşlarla birlikte olduklarını belirten Kuş, çalışmaların daha da hız kazanması gerektiğini ifade etti. İhtiyaç sahibi, engelli ve şehit ailelerinin Ramazan içerisinde yalnız bırakılmadığını aktardı. Konuşmaların ardından sahur programı gerçekleştirildi. Daha sonra ezana kadarki süreç içerisinde Başkan Cahan vatandaşlarla sohbet etti. ===================================================== İhlas Haber Ajansı YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: ► İhlas Haber Ajansı Resmi Web Sitesi ► İhlas Haber Ajansı Sosyal Medya Adresleri ► ► ► ► İhlas Haber Ajansı hakkında İhlas Haber Ajansı’na ulaşmak için ►


4. Antalya MHP Heyetinden Kumluca Ziyareti

  • Duration: 254
  • Channel: news
Antalya MHP Heyetinden Kumluca Ziyareti

Antalya'nın Kumluca ilçesinde dolu ve yağmurdan zarar gören alanları ziyaret eden MHP Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, Antalya Milletvekili Adayı Abdurrahman Başkan ve beraberindekiler üreticilere 'geçmiş olsun' dedi. MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, MHP Antalya 1'inci sıra milletvekili adayı Abdurrahman Başkan ve beraberindeki heyet dün dolu ve şiddetli yağmurdan zarar gören Kumluca'da incelemelerde bulundu. Ahmet Selim Yurdakul, Maalesef dün Kumluca'da üzücü bir olay yaşadık. Çiftçi kardeşlerimiz büyük bir afetle karşı karşıya kaldı. Tabii ki afetler üzücü. Ancak şunu ifade edebilirim ki Türk milleti güçlü bir millettir. Devletimiz çok güçlüdür. İnşallah buradaki tüm çiftçi kardeşlerimize, ailelerimize, Kumlucalı hemşehrilerimize devlet ve millet el ele vererek yarın tüm hasarların tespit edildikten sonra valiliğimiz başta olmak üzere devletimiz tarafından ödemeler karşılanacaktır. O yüzden endişe etmelerine gerek yok dedi. Haber https://www.haberler.com/antalya-mhp-heyetinden-kumluca-ziyareti-10957384-haberi/


5. Büyükçekmece'de İsrail Protestosu

  • Duration: 284
  • Channel: news
Büyükçekmece'de İsrail Protestosu

Törenden görüntü -Basın açıklaması -Duanın okunması -Detaylar( İSTANBUL )- İsrail'in yaptığı katliam protesto edildi İSTANBUL - Büyükçekmece’de Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün koordinesinde bir araya gelen tüm siyasi parti temsilcileri İsrail’in Filisti’ndeki katliamını protesto etti. Filistin halkına yönelik İsrail Devleti tarafından gerçekleştirilen son katliamın ardından Türkiye’den tepkiler yükselmeye devam ediyor. Büyükçekmece Belediyesi tarafından da Cumhuriyet Meydanı’nda bir protesto düzenlendi. Düzenlenen protestoya Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yanı sıra ilçedeki tüm siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından ortak basın bildirisi Başkan Akgün tarafından okundu. Ortak açıklamayı okuyan Başkan Akgün bildiri Filistin’in tüm İslam’ın ve insanlığın kanayan yarası olduğunu ifade ederek, “Filistin tüm İslam ve insanlık aleminin kanayan yarası. Filistin yüreğinde insan sevgisi taşıyanların ortak acısı.Bugün Kudüs’te yaşananlar emperyalizmin ve siyonizmin Ortadoğu’daki oyunlarının sadece bir parçasıdır. Özgürlük ve bağımsızlık yolunda yıllardır canları ile mücadele eden Filistin halkı on binlerce şehit vermesine rağmen hala İsrail’in uyguladığı devlet terörüne maruz kalmaktadırlar. Çocuk, kadın,yaşlı demeden bombalarla katledilen Filistin halkı ne kadar acıdır ki İslam aleminden de gerekli desteği bulamamaktadır.Tarih boyunca en fazla Türkler tarafından korunan, kollanan Müslüman Filistin halkına tüm gücümüzle destek vermeye devam edeceğiz. İsrail Devletine ve İsrail halkına sesleniyoruz. İspanya’dan Yahudiler sürülürken gidecek bir yer, bir yurt bulamazken nasıl sizlere Osmanlı kucak açmış binlerce Yahudi’yi bağrına basmış ise bugün de yine sizin başınıza böyle bir olay gelse unutmayın ki bu yüze ve asil millet size sahip çıkacaktır. Aynen Hitler tüm Yahudileri katlederken Türkiye’ye sığınan Yahudileri bağrımıza bastığımız gibi. Bugün dünya Hitler'in ya da İspanyolların Yahudilere yaptığı mezalime karşı çıktığı gibi İsrail’in Filistin halkına yaptığı mezalime de karşı çıkmalıdır. Aksi takdirde özgür dünyanın insanlık üzerinde yaptığı ayrım demokrasiye ve insan haklarına olan inancından şüphe eder duruma düşer olacağız.Biliyoruz ki tüm mağdur milletlerin özellikle zulüm ve baskı altındaki İslam coğrafyasının umudu Türkiye’dir. Türklerdir” ifadelerini kullandı. Kudüs’ün kutsal bir dava olduğunu da kaydeden Başkan Akgün, “Şairin dediği gibi Filistin halkı ‘öz yurdunda garip, öz vatanında parya’ kalmaya devam etmeyecektir. Dünyadaki vicdan sahibi tüm milletler ile İslam alemi kan ağlayan, katledilen Filistin halkının yanında olacaktır. Eli kanlı İsrail devletine ve onu destekleyen emperyalizmin temsilcilerine sesleniyoruz. Sizin yaptığınız bu katliamın, bu zulmün Hitler'in Yahudilere yaptığı katliamdan hiçbir farkı yoktur. Yaşasın mazlum Filistin halkının haklı davası, yaşasın Filistin ve Kudüs”diye konuştu. Öte yandan bildiri sonrası şehitler için Kur’an-ı Kerim okundu.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/buyukcekmece-de-israil-protestosu-540347.html


6. Bakan Çavuşoğlu: “Birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var”

  • Duration: 252
  • Channel: news
Bakan Çavuşoğlu: “Birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var”

İftar programı -Çavuşoğlu ile şehit ailesi -Çavuşoğlu konuşma( ANTALYA )- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu:- “AK Parti ve MHP ile ittifak kurduk. Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik. Çünkü bu birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var” ANTALYA - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Türkiyemizin geleceği için Cumhur İttifakı'nı oluşturduk. Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik. Bu birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var. El ele, omuz omuza Türkiyemiz için çalışacağız” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Manavgat ilçesi Aşağı Hisar Mahallesi Perşembe Pazarındaki iftara katıldı. Çavuşoğlu iftarda, geçen şubat ayında Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde PKK'lı teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan sözleşmeli er Cumali Gür'ün babası Nazım Gür, annesi Yiter Gür, erkek kardeşi Ramazan ve kız kardeşi Yasemin'in Gür'ün bulunduğu masaya oturdu. İftar sofrasını şehit yakınları ve gazilerle paylaştıklarını kaydeden Çavuşoğlu, "Bu vesile ile tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ayrıca bu vatan, millet, toprak için, bayrak için kan dökmüş gazilerimize de Allah razı olsun diyorum. Hepsine şükranlarımı sunuyorum" dedi. Hükümet ve Antalya milletvekilleri olarak Manavgat'a hizmet etmek için gece gündüz çalıştıklarını belirten Çavuşoğlu, ilçeye 500 yataklı yeni bir hastane inşa edileceğini de bildirdi. İlçede çevreyoluna 2 köprülü kavşak yapıldığını fakat 4 köprülü kavşak sözü verdiklerini dile getiren Çavuşoğlu, “Side, Sorgun tarafına geçişleri inşaat yoluyla kapatmamak için aşama aşama yapılıyor. 2 kavşağın inşaatı da en kısa zamanda başlanacak. Burdur-Antalya-Manavgat-Alanya otobanının müjdesini Cumhurbaşkanımız verdi. İnşallah bunun inşaatına da başlayacağız, ihaleye çıkacağız" diye konuştu. Cumhur İttifakı Manavgatlılardan Cumhur İttifakı'na destek isteyen Çavuşoğlu, "Bildiğiniz gibi Türkiyemizin geleceği için Cumhur İttifakı'nı oluşturduk. Cumhurbaşkanımızın başkanlığında AK Parti ve Devlet Bahçeli'nin başkanlığında MHP ile ittifak kurduk. Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik. Çünkü bu birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var. El ele, omuz omuza Türkiyemiz için çalışacağız. Manavgat'a önem vermeyen siyasi partilere inşallah seçimde ders vereceksiniz. Ben 24 Haziran'da, Türkiye'nin en kritik seçiminde, Türkiye'nin 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşabilmesi için Manavgatlı hemşehrilerimizin bugüne kadar olduğu gibi 24 Haziran'da da gereğini yapacağına inanıyorum." Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ise ilçeye Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT olarak bugüne kadar yaklaşık 400 milyon liralık yatırım yapıldığını, karayollarının yatırımıyla bu rakamın 500 milyon lirayı bulduğunu söyledi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/bakan-cavusoglu-birlige-turkiye-nin-ihtiyaci-var-545584.html


7. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik' - ANTALYA

  • Duration: 357
  • Channel: news
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: 'Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik' - ANTALYA

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: "Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik" - ANTALYA - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun iftara katılan vatandaşları selamlaması - Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in konuşması - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşması"Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik" - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: - "Bildiğiniz gibi Türkiyemizin geleceği için Cumhur İttifakı'nı oluşturduk. Yani Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında AK Parti ve Sayın Devlet Bahçeli'nin başkanlığında MHP ile ittifak kurduk. Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik. Çünkü bu birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var. El ele, omuz omuza Türkiyemiz için çalışacağız" - "Burdur - Antalya - Manavgat - Alanya otobanının müjdesini Sayın Cumhurbaşkanımız verdi. İnşallah bunun inşaatına da başlayacağız, ihaleye çıkacağız"ANTALYA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Burdur - Antalya - Manavgat - Alanya otoyol inşaatına başlanacağını bildirdi.Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Manavgat ilçesinde verilen iftara katıldı. Çavuşoğlu iftarda, geçen şubat ayında Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde PKK'lı teröristlerce tuzaklanan el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu şehit olan sözleşmeli er Cumali Gür'ün babası Nazım Gür, annesi Yiter Gür, erkek kardeşi Ramazan ve kız kardeşi Yasemin'in Gür'ün bulunduğu masaya oturdu.Aşağı Hisar Mahallesi Perşembe Pazarı alanında çok sayıda Manavgatlının katıldığı iftarda konuşan Bakan Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in düzenlediği iftar sofrasında Manavgatlılarla birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.İftar sofrasını şehit yakınları ve gazilerle paylaştıklarını kaydeden Çavuşoğlu, "Bu vesile ile tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Ayrıca bu vatan, millet, toprak için, bayrak için kan dökmüş gazilerimize de Allah razı olsun diyorum. Hepsine şükranlarımı sunuyorum." dedi.Hükümet ve Antalya milletvekilleri olarak Manavgat'a hizmet etmek için gece gündüz çalıştıklarını belirten Çavuşoğlu, ilçeye 500 yataklı yeni bir hastane inşa edileceğini de bildirdi.İlçede çevreyoluna 2 köprülü kavşak yapıldığını fakat 4 köprülü kavşak sözü verdiklerini dile getiren Çavuşoğlu, Side, Sorgun tarafına geçişleri inşaat yoluyla kapatmamak için aşama aşama yapıldığını, 2 kavşağın inşaatına da en kısa zamanda başlanacağını ifade etti.Çavuşoğlu, "Burdur - Antalya - Manavgat - Alanya otobanının müjdesini Sayın Cumhurbaşkanımız verdi. İnşallah bunun inşaatına da başlayacağız, ihaleye çıkacağız." diye konuştu. İlçeye doğalgaz getirme sözleri bulunduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, bunun için de çalışmaların başladığını söyledi.Manavgat'a bir turizm fakültesi açıldığını aktaran Çavuşoğlu, ilçeye üniversite kurmak için çalışmaların da sürdürüldüğünü bildirdi.Cumhur İttifakı'na en büyük desteği Manavgat'tan beklediklerini kaydeden Bakan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:"Bildiğiniz gibi Türkiyemizin geleceği için Cumhur İttifakı'nı oluşturduk. Yani Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında AK Parti ve Sayın Devlet Bahçeli'nin başkanlığında MHP ile ittifak kurduk. Türkiye'nin geleceği için gücümüzü birleştirdik. Çünkü bu birliğe Türkiye'nin ihtiyacı var. El ele, omuz omuza Türkiyemiz için çalışacağız. Manavgat'a önem vermeyen siyasi partilere inşallah seçimde ders vereceksiniz. Ben 24 Haziran'da, Türkiye'nin en kritik seçiminde, Türkiye'nin 2023, 2053, 2071 hedeflerine ulaşabilmesi için Manavgatlı hemşehrilerimizin bugüne kadar olduğu gibi 24 Haziran'da da gereğini yapacağına inanıyorum." Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de ilçeye Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT olarak bugüne kadar yaklaşık 400 milyon liralık yatırım yapıldığını, karayollarının yatırımıyla bu rakamın 500 milyon lirayı bulduğunu söyledi.http://beyazgazete.com/video/webtv/siyaset-3/disisleri-bakani-cavusoglu-turkiye-nin-gelecegi-icin-gucumuzu-birlestirdik-antalya-545510.html


8. Vücudunda tel unutulan hastaya 30 bin lira tazminat - İZMİR

  • Duration: 119
  • Channel: news
Vücudunda tel unutulan hastaya 30 bin lira tazminat - İZMİR

- İzmir Adalet Sarayının detay görüntüleri (ARŞİV) - Hasta Hacer Yıldırım ile röportaj - İzmir 'de 2015 yılında geçirdiği ameliyatta vücudunda "kateter teli" unutulan kadın hastaya, açtığı davada Sağlık Bakanlığınca 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi - Karardan: - "Davacının, devlet eliyle veya denetimiyle yürütülen sağlık hizmetlerinden faydalanırken güvence altına alınmış olan kişinin maddi varlığını koruma hakkının ihlal edilmiş olması nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap değerlendirildiğinde, 30 bin lira manevi tazminat tutarının faiziyle ödenmesine karar vermek gerekmektedir"İZMİR (AA) - ÖMER SÜT - İzmir 2. İdare Mahkemesi, geçirdiği akciğer ameliyatının ardından vücudunda "kateter teli" unutulan kadın hastaya, açtığı davada Sağlık Bakanlığının 30 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi.Kütahya'nın Simav ilçesinde yaşayan Hacer Yıldırım'a, 2015 yılında İzmir 'de geçirdiği ameliyatın ardından artan ağrıları nedeniyle gittiği hastanede vücudunda kateter teli unutulduğu, telin yeni bir ameliyatla alınamayacağı ve ömür boyu bu şekilde yaşaması gerektiği söylendi.Yıldırım, bunun üzerine ihmalin meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat istemiyle İzmir 2. İdare Mahkemesinde dava açtı.Adli Tıp Kurumunca hazırlanan raporda, ameliyatın ardından davacının vücudunda kalan "CVP kateter kılavuz teli"nin ömür boyu kullanılacak kan sulandırıcı ilaçlarla hayati tehlike oluşturmayacağı belirtilerek, benzeri cihaz parçalarının yıllarca bu şekilde damarda kaldığı, bu tür durumlarda yeni bir cerrahi müdahalenin hastaya bırakılması gerektiği ifade edildi.Raporda, bunun davacıdaki gibi riskli durum oluşturmadığı ve ilaç kullanılarak risksiz şekilde tedavi edilebileceği kaydedilerek, sağlık personeline atfedilecek kusur bulunmadığı bildirildi. - Mahkeme: "Özen gösterilmedi" İzmir 2. İdare Mahkemesi, raporun aksine sağlık personeline kusur atfedilmemesine rağmen sağlık hizmetinin işleyişi sırasında davacı tarafından öngörülmesi imkansız zararın ortaya çıktığını göz önünde bulundurarak, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde hastanenin söz konusu cerrahi müdahale sırasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğine kanaat getirdi.Yıldırım'ın, ameliyatın ardından rahatsızlığı nedeniyle çalışamadığına ilişkin iş görmezlik ve gelir kaybı raporunu ibraz edememesini gerekçe gösteren mahkeme, davacının bin liralık maddi tazminat talebini reddetti, 100 bin liralık manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar vererek, 30 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.Kararda, "Bu itibarla, davacının, devlet eliyle veya denetimiyle yürütülen sağlık hizmetlerinden faydalanırken güvence altına alınmış olan kişinin maddi varlığını koruma hakkının ihlal edilmiş olması nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap değerlendirildiğinde, davacıya 30 bin lira manevi tazminat tutarının davalı idareye başvuru tarihi olan 18 Ocak 2016'dan itibaren yürütülecek faiziyle ödenmesine, fazlaya ilişkin 70 bin liralık manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmektedir." ifadelerine yer verildi. - "Aynı hatayı kimsenin yapmasını istemiyorum"Kararı değerlendiren davacı Yıldırım, ameliyatın ardından çok ağrı çektiğini, bunun üzerine yeniden muayene olduğunu, doktorların durumu fark ettiğini ancak kendisine söylemediklerini öne sürerek, kateter telinin vücudunda unutulduğunu öğrenince çok şaşırdığını anlattı.Yıldırım, durumun ortaya çıkmasından sonra doktorların bir araya geldiğini ancak yeni bir operasyonla telin vücuttan çıkartılamacağını söylemelerinin ardından yasal hakkını kullandığını dile getirdi.Maddi sıkıntılar yüzünden çalışmak istediğini fakat çektiği ağrıların buna engel olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bunu yapanlar cezasını çeksin istiyorum. Bugün verirler, yarın gider. Para dediğiniz nedir ki? Aynı hatayı kimsenin yapmasını istemiyorum. Kimsenin de acı çekmesini istemiyorum." diye konuştu.Yıldırım'ın avukatı Bilal Yılmaz da müvekkilinin şikayetlerinin artmasının ardından Sağlık Bakanlığına dava açtıklarını belirterek, Adli Tıp Kurumunun, hizmet kusuruna ve müvekkilinin ömür boyu kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda kalmasına rağmen davalıya kusur yüklemediğini söyledi.Adli Tıp Kurumunun raporuna rağmen tazminat davalarında davacı lehine karar verilmesinin nadir bir durum olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Danıştayın sağlık hizmetinde ağır hizmet kusuru araması sebebi ile mahkemeler tazminat vermekte çekingen davranmaktadır. Müvekkilin zararlarının giderilmesi bakımından mahkemenin Adli Tıp Kurumunun raporuna rağmen Sağlık Bakanlığını tazminata mahkum etmesi önemlidir." diye konuştu.Tazminatı az bulduklarını dile getiren Yılmaz, istinafa başvuracaklarını sözlerine ekledi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/vucudunda-tel-unutulan-hastaya-30-bin-lira-tazminat-izmir-531986.html


9. Yangının kül ettiği alana 35 milyon tohum - KÜTAHYA

  • Duration: 249
  • Channel: news
Yangının kül ettiği alana 35 milyon tohum - KÜTAHYA

- Ağaçlandırılan alanların drone görüntüleri - Ağaçlandırma çalışmaları - Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir'in açıklamaları - Kütahya Orman Bölge Müdürü Adnan Kayım'ın açıklamaları - Gözleme yapan kadınlarYangının kül ettiği alana 35 milyon tohum - Kütahya 'nın Emet ilçesinde geçen yıl çıkan yangında zarar gören 495 hektarlık alanda 167 bin fidan ve 35 milyon karaçam tohumu toprakla buluşturuldu - Kütahya Valisi Nayir:"Bizler hem emeğimizi hem de duamızı birleştirerek orman yangınlarında büyük bir mücadele verdik. Bugün aynı şekilde devletimiz, vatandaşlarımızla birlikte ağaçlandırma çalışmaları yaptı" - Kütahya Orman Bölge Müdürü Kayım: - "Tohumların çimlenmesinin ardından bu bölgenin bakımını da yapacağız, inşallah en kısa zamanda eskisinden daha iyi bir görünüme kavuşmasını sağlayacağız. Yaklaşık 3 - 4 yıl sonra sahada boy gösteren fidanlarımızı göreceğiz"KÜTAHYA (AA) - MUHARREM CİN - Kütahya 'nın Emet ilçesinde geçen yıl çıkan ve yaklaşık bir haftada söndürülen orman yangınında zarar gören 495 hektar alanda 35 milyon karaçam tohumunun çimlenmesi bekleniyor. Kütahya Valisi Ahmet Hamdi Nayir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 12 Eylül 2017'de Kabaklar yakınlarında Tetik mevkisinde çıkan orman yangınında 495 hektar alanın zarar gördüğünü ve bu yangının, devlet - millet işbirliğiyle büyümeden söndürüldüğünü hatırlattı.Yangını söndürme çalışmalarında olduğu gibi yine devlet - millet işbirliğiyle yanan bölgelerin ağaçlandırıldığını belirten Nayir, şöyle konuştu:" Kütahya olarak geçen yıl Emet ve Domaniç ilçelerinde çıkan orman yangınlarında iki acıyı birden yaşamıştık. Yangın çıktığında buradaki söndürme çalışmalarında birlik ve beraberliği görmek nasip olmuştu. Türkiye'nin dört bir tarafından hem orman teşkilatları hem de yerel yönetimler, vatandaşlarımızla birlikte yangınların daha da büyümesini engellediler. Orman köylülerimiz, yangın söndürme ekiplerinin ihtiyaçlarını karşılamışlardı. Bizler hem emeğimizi hem de duamızı birleştirerek orman yangınlarında büyük bir mücadele verdik. Bugün aynı şekilde devletimiz, vatandaşlarımızla birlikte ağaçlandırma çalışmaları yaptı." - Yanan alanların ağaçlandırması 7 ayda tamamlandı Kütahya Orman Bölge Müdürü Adnan Kayım da yangında zarar gören bölgenin ağaçlandırma çalışmalarının 7 ay gibi kısa bir sürede tamamlandığını söyledi.Vatandaşların her zaman orman teşkilatının yanında olduğunu dile getiren Kayım, şunları kaydetti:"Geçen yıl Emet ilçemizde çıkan orman yangınında 495 hektar alan zarar gördü. Orman köylümüzün, yörede yaşayan vatandaşlarımızın, kamu kurum ve kuruluşlarımızın yardımıyla devlet millet el ele vererek bu yangını söndürmüştük. Ancak yangın sırasındaki birlik ve beraberlik, yangından sonra da devam etti. Buradaki arazi koşulları ağır olmasına rağmen yanık alanlarda normalde bir yıllık sürede yapılması gereken çalışmaları, ezber bozarak 7 ayda tamamen bitirerek ağaçlandırdık."Yanan sahaya 2 bin 910 kilogram karaçam tohumu ekildiğini anlatan Kayım, "Yapılan çalışmalarda 167 bin fidanı toprakla buluşturduk. Bu çalışmalarda 2 bin 910 kilogram tohum ektik. Bu ağırlık yaklaşık 35 milyon tohuma denk geliyor. Hesaplarımıza göre bu sahada yaklaşık 35 milyon fidanın çimlenmesini bekliyoruz. Tohumların çimlenmesinin ardından bu bölgenin bakımını da yapacağız, inşallah en kısa zamanda eskisinden daha iyi bir görünüme kavuşmasını sağlayacağız. Yaklaşık 3 - 4 yıl sonra sahada boy gösteren fidanlarımızı göreceğiz." diye konuştu.Kayım, 35 milyon tohumdan çimlenecek fidanların hepsinin ağaca dönüşmeyeceğini, güçlü olanların ayakta kalacağını söyledi.Öte yandan, bölgedeki orman köylerinde yaşayan kadınlar, fidan dikiminde ve tohum ekiminde çalışan ekiplere yaptıkları gözlemeleri ve ayranları ikram etti.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/yanginin-kul-ettigi-alana-35-milyon-tohum-kutahya-527141.html


10. Bakan Yılmaz: ''Menfur emellerini gerçekleştiremeyeceklerini millet olarak can, kan vererek gösteriyoruz' - SİVAS

  • Duration: 333
  • Channel: news
Bakan Yılmaz: ''Menfur emellerini gerçekleştiremeyeceklerini millet olarak can, kan vererek gösteriyoruz' - SİVAS

Bakan Yılmaz: ''Menfur emellerini gerçekleştiremeyeceklerini millet olarak can, kan vererek gösteriyoruz" - SİVAS - Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi - AK Parti Sivas Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı - Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın konuşmasıMili Eğitim Bakanı Yılmaz: - "Yedi düvelin 100 yıl önce bu coğrafya üzerine planladığı ancak hayata geçiremediği menfur emellerini bugün gerçekleştirmek istemektedirler. Biz bu menfur emelleri bugün de gerçekleştiremeyeceklerini millet olarak can, kan vererek gösteriyoruz" - "Bizden deri değiştiren yılanın yılan olmadığını kabul etmemizi, terör örgütü adını değiştirince terör örgütlüğünden çıkacağını, artık bunları terör örgütü olarak kabul etmememizi istiyorlar. Bunu bu milletten beklemek, bu milletin aklıyla alay etmek demektir"SİVAS (AA) - Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Yedi düvelin 100 yıl önce bu coğrafya üzerine planladığı ancak hayata geçiremediği menfur emellerini bugün gerçekleştirmek istemektedirler. Biz bu menfur emelleri bugün de gerçekleştiremeyeceklerini millet olarak can, kan vererek gösteriyoruz." dedi.Yılmaz, AK Parti Sivas İl Başkanlığı tarafından Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'ndaki konuşmasında, Zeyin Dalı Harekatı'nda şehit olanlar başta olmak üzere tüm şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere de acil şifalar diledi.Türkiye'nin zor bir dönemden geçtiğini ve bu dönemde kardeşliği daha çok pekiştirmek gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Bu dönemde herkes kendi üzerine düşen görevi hakkıyla yerine getirirse inşallah bu zor dönemden millet olarak yüzümüzün akıyla çıkarız." diye konuştu.Yılmaz, hükümet olarak iktidara geldikleri günden bu yana çok büyük hizmetler yaptıklarını, ülke ekonomisin büyüdüğünü belirterek, şöyle devam etti:"Türkiye'nin ekonomisiyle birlikte bir diğer gündem maddesi terörle mücadelesidir. Bu aziz millet, en zor dönemlerde dahi yedi düvelle mücadele etti ve kazandı. Bu mücadele üzerine tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduk. Bugün de yedi düvelle mücadelemiz var. Sanmayın ki Afrin'e gittiğinizde karşınızda bir terör örgütü var. Terör örgütünün üzerinde o yedi düvelin çağdaş versiyonlarının hepsi var. Allah Mehmetçiğimizin yardımcısı olsun. Yedi düvelin 100 yıl önce bu coğrafya üzerine planladığı ancak hayata geçiremediği menfur emellerini bugün gerçekleştirmek istemektedirler. Biz bu menfur emelleri bugün de gerçekleştiremeyeceklerini millet olarak can, kan vererek gösteriyoruz." - "Yılanın yılan olmadığını kabul etmemizi istiyorlar"Millet olarak bu zamana kadar mandacılığı ve çağdaş versiyonlarını kabul etmediklerini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:"Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet idealini yaşatma kararlılığından zerrece taviz vermeyeceğiz. Bugün de Mehmetçiğimiz ülkemizi korumak için ülke sınırlarının dışında Zeytin Dalı Operasyonu'nda kahramanca mücadele vermektedir. Bu mücadele tercihimiz değil ama bu milletin önüne konulmuş zorunlu bir uygulama olarak çıkmıştır. Bizden deri değiştiren yılanın yılan olmadığını kabul etmemizi, terör örgütü adını değiştirince terör örgütlüğünden çıkacağını, artık bunları terör örgütü olarak kabul etmememizi istiyorlar. Bunu bu milletten beklemek, bu milletin aklıyla alay etmek demektir. Bizler bu milletin milli güçleri olarak Kuvayi Milliyecileri olarak şehitlerimizle, gazilerimizle tam bağımsız Türkiye'yi savunmaya devam edeceğiz."Bakan Yılmaz, hükümetleri döneminde eğitimde yapılan yatırımlara da değinerek, fırsat eşitliği temelinde eğitim verdiklerini söyledi.En fazla bütçeyi eğitime ayırdıklarına dikkati çeken Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu bütçeyle her kesime eğitim veriyoruz. 65 binin üzerinde okulumuzda 1 milyondan fazla öğretmenimizle 18 milyona yaklaşan öğrencimize eğitim veriyoruz. Kaliteli ve fırsat eşitliği temelinde bir eğitim, değişmez hedefimizdir. Kaliteli eğitim için öncelikle de eğitimin alt yapısının tamamlanması gerekir. 58 bin derslik ihtiyacımız var, 47 bin dersliğimiz inşaat halinde, 11 bin derslik ilave yapmamız lazım. Devlet, millet iş birliğiyle inşallah her gün yeni bir protokol yapıyoruz. İkili eğitimi de 2019'un sonuna kadar ortadan kaldıracağız ki kaliteli eğitim olsun. Eğitimi teknolojiyle buluşturduk. Eğitimde özel sektörü destekliyoruz. Eğitimin her kademesinde okullaşma oranı arttı. Kızlarımızın okullaşmasına daha çok önem veriyoruz. Çünkü toplumu kızlarımız, annelerimiz yetiştirir. Anne eğitimliyse aile eğitimlidir."Bakan Yılmaz, 2019 yılında yapılacak seçimlere de değinerek, "Bu seçimlerden daha başarılı çıkabilmek için daha çok çalışmak, herkesi kucaklamak gerekir. Gün birlik, beraberlik, kardeşliğimizi pekiştirme günüdür. Gün 'Söz konusu vatansa gerisi teferruattır' deme günüdür." ifadelerini kullandı.Basına kapalı devam eden toplantıya, AK Parti Sivas Milletvekilleri Hilmi Bilgin, Selim Dursun, Belediye Başkanı Sami Aydın, AK Parti İl Başkanı Ziya Şahin ve partililer katıldı.


11. Bakan Yılmaz: ' Çağdaş mandacılığı kabul etmeyeceğiz'

  • Duration: 284
  • Channel: news
Bakan Yılmaz: ' Çağdaş mandacılığı kabul etmeyeceğiz'

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz açıklama -Detaylar( SİVAS ) Bakan Yılmaz: " Çağdaş mandacılığı kabul etmeyeceğiz"- Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: "- "Bizden deri değiştiren yılanın yılan olmadığını kabul etmemizi istiyorlar" SİVAS - Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz Afrin'de devam eden Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili yedi düvele karşı mücadele ettiklerini belirterek,"Çağdaş mandacılığı kabul etmeyeceğiz. Bizden deri değiştiren yılanın yılan olmadığını kabul etmemizi istiyorlar." dedi. Bakan Yılmaz, bir dizi programlara katılmak üzere karayolu ile Ankara'dan memleketi Sivas'a geldi. Bakan Yılmaz, AK Parti Sivas İl Başkanlığı tarafından Fidan Yazıcıoğlu Hanımlar Kültür Merkezi'nde düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan askerler için Allah'tan rahmet gazilere de şifalar diledi. Ülke ekonomisin büyüdüğünü dile getiren Yılmaz, "Türkiye'nin ekonomisiyle birlikte bir diğer gündem maddesi Türkiye'nin terörle mücadelesidir. Bu azizi millet en zor dönemlerde dahi yedi düvelle mücadele etti ve kazandı. Bu mücadele üzerine tam bağımsız Türkiye cumhuriyetini kurduk. Bugün de yedi düvelle mücadelemiz var. Sanmayın ki Afrin'e gittiğinizde karşınızda bir terör örgütü var. Terör örgütünün üzerinde o yedi düvelin çağdaş versiyonlarının hepsi var. Allah Mehmetçiğimizin yardımcısı olsun. Yedi düvelin 100 yıl önce bu coğrafya üzerine planladığı ancak hayata geçiremediği menfur emellerini bugün gerçekleştirmek istemektedirler. Biz bu menfur emelleri bugün de gerçekleştirmeyeceklerini millet olarak can, kan vererek gösteriyoruz." dedi. Millet olarak mandacılığı ve çağdaş versiyonlarını kabul etmediklerini vurgulayan Yılmaz, şunları söyledi: "Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet idealini yaşatma kararlılığından zerrece taviz vermeyeceğiz. Bugün de Mehmetçiğimiz ülkemizi korumak için ülke sınırlarının dışında Zeytin Dalı Operasyonu'nda kahramanca mücadele vermektedir. Bu mücadele bir tercihimiz değil ama bu milletin önüne konulmuş zorunlu bir uygulama olarak çıkmıştır. Bizden deri değiştiren yılanın yılan olmadığını kabul etmemizi istiyorlar. Bizden terör örgütü adını değiştirince terör örgütlüğünden çıkacağını, artık bunları terör örgütü olarak kabul etmememizi istiyorlar. Bunu bu milletten beklemek bu milletin aklıyla alay etmek demektir. Bizler bu milletin milli güçleri olarak Kuvayi Milliyeciler'i olarak şehitlerimizle, gazilerimizle tam bağımsız Türkiye'yi savunmaya devam edeceğiz." Programa AK Parti Sivas milletvekilleri Hilmi Bilgin, Selim Dursun, Belediye Başkanı Sami Aydın, AK Parti İl Başkanı Ziya Şahin ve partililer katıldı.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/bakan-yilmaz-cagdas-mandaciligi-kabul-etmeyecegiz-503415.html


12. 'Türkiye, Hocalı için Azerbaycan'ı destekleyen en güçlü devlet' - SAKARYA

  • Duration: 189
  • Channel: news
'Türkiye, Hocalı için Azerbaycan'ı destekleyen en güçlü devlet' - SAKARYA

"Türkiye, Hocalı için Azerbaycan'ı destekleyen en güçlü devlet" - SAKARYA - Prof. Dr. Haluk Selvi'den detaylar ve özel röportajı "Türkiye, Hocalı için Azerbaycan'ı destekleyen en güçlü devlet" - SAÜ Türk - Ermeni Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Selvi: - "Türkiye - Azerbaycan bu bölgede iki güçlü ülke, el ele vererek daha güçlenecekler. Geleceğe dair umutlarımız, gücümüz var. Tüm güçlükleri aşabilecek potansiyele sahibiz" - "Ermenistan'ı Karabağ'da işgalci bir devlet olarak görüyoruz, bu işgalin bir an evvel sonlanmasını, aksi takdirde Azerbaycan'ın Karabağ'ı kurtarma yönündeki eylemlerinde açık ve net bir şekilde her yönden Azerbaycan'ı destekleyeceğiz" - "Ermeniler 1914'te Erzurum ve Van'da, 1918'de Gence ile Bakü'de yaptıklarını 1992'de Hocalı'da yaptı"SAKARYA (AA) - UĞUR SUBAŞI - Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Türk Ermeni Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Haluk Selvi, bölgede iki güçlü ülke olan Türkiye ve Azerbaycan'ın el ele vererek daha da güçleneceğini belirterek, "Geleceğe dair umutlarımız, gücümüz var. Tüm güçlükleri aşabilecek potansiyele sahibiz." dedi.Prof. Dr. Selvi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türk - Ermeni ilişkilerinin bin yıllık bir geçmişe dayandığını ve Müslüman Türk devletleri hakimiyetindeki Ermenilerin dini ve kültürel özgürlüklere sahip olarak yüz yıllarca refah içinde yaşadığını kaydetti.Diğer Osmanlı tebaaları gibi 19. yüzyıla gelindiğinde Ermenilerin de geleceklerini tayin etme düşüncesiyle hareket ettiğini, Ermenilerin Rusya ve İngiltere başta olmak üzere büyük devletlerin desteğiyle bağımsız devlet kurma amaçlarına ulaşmak istediğini kaydeden Selvi, Ermenilerin sınırlarını genişletmek amacıyla 100 yıl önce Bakü'de 15 bin Azeri Türkünü katlettiğini ve bir asır önce yaşanan bu hadisenin tekrarının 26 Şubat 1992'de Hocalı'da yaşandığını anımsattı.İngiliz ve Fransızların bu ayrılıkçı hareketleri desteklediklerini ve körüklediklerini, 1990'dan itibaren dünyada gelen değişim süreciyle Sovyet Rusya'nın yıkılması sonucu Kafkasya'da Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan'ın doğduğunu anlatan Haluk Selvi, bu devletleri ilk tanıyan ülke olan Türkiye'nin isteğinin bu 3 devlet arasında eşit ve adil bir sistemin kurulması olduğunu belirtti. - "Sovyet Rusya'nın yıkılışı tarihin kırılma noktası"Tarihin Kafkasya'da tekerrür ettiğini dile getiren Selvi, "1918'de yaşananlar 1990'da tekrar ortaya çıktı. Sovyet Rusya yıkılmıştı, askeri birliklerini boşaltırken yüzde 70 nüfusu Türk olan Karabağ bölgesini Ermenistan'a vererek çekildi. Bu da tarihin kırılma noktasıydı. 26 yıldır çözülemeyen bir sorunun tohumu atılıyordu." ifadesini kullandı.Rusya'nın temel hedefinin kendi varlığını Kafkasya'da sürdürmek olduğuna işaret eden Selvi, şöyle devam etti:"Dağlık Karabağ bölgesinde 1990'dan itibaren başlayan çatışmalar, 26 Şubat 1992'de büyük bir katliama dönüştü. Rus tanklarının desteğiyle Ermeniler Hocalı köyünü kuşatma altına aldı. Amaçları Karabağ'daki bütün Türklere gözdağı vermekti. 'Burası Ermenistan'ın Karabağ'ı, boşaltacaksınız' diyorlardı. Tüm dünyanın gözleri önünde burada büyük bir katliam yaşandı. 83'ü çocuk, 125'i kadın olmak üzere 623 Azerbaycan Türkü vahşice katledildi. Ermeniler 1914'te Erzurum ve Van'da, 1918'de Gence ile Bakü'de yaptıklarını 1992'de Hocalı'da yaptı. Kadınların, çocukların gözlerini oyup, halime kadınların karınlarını deşiyorlardı. Bütün bu olanlar video ve fotoğraflarla dünya kamuoyuna duyuruluyordu ama dünya için Kafkasya'da Türk - Ermeni sorununda tabii ki Ermeni safı tutuldu." - "Türkiye her zaman Azerbaycan'ın yanında"Selvi, Azerbaycan'ın güçlü bir devlet haline geldiğini, Türkiye'nin de Karabağ meselesinde "Bir millet, iki devlet" anlayışıyla sonuna kadar Azerbaycan'ın arkasında durduğunu ve desteklediğini belirtti.Bu konuda dünyada Türkiye kadar Azerbaycan'ın arkasında duran bir devlet daha olmadığını kaydeden Selvi, "Ermenistan'ı Karabağ'da işgalci bir devlet olarak görüyoruz, bu işgalin bir an evvel sonlanmasını aksi takdirde Azerbaycan'ın Karabağ'ı kurtarma yönündeki eylemlerinde açık ve net bir şekilde her yönden Azerbaycan'ı destekleyeceğiz. Türkiye, Hocalı için Azerbaycan'ı destekleyen en güçlü devlet." ifadelerini kullandı.Türkiye ile Azerbaycan arasında yapılması gereken en önemli hamlelerden birisinin de ortak lobi faaliyetleri olduğunu vurgulayan Selvi, Ermenistan'ın çoğu anlamda zor durumda olan bir ülke olduğunu, Avrupa Birliğinin sadece yaşatacak kadar destek vererek bu devleti ayakta tuttuğunu aktardı.Avrupa'nın Ermenistan'ı hiçbir zaman güçlü bir devlet haline getirmediğini dile getiren Selvi, sözlerini, "Avrupa, Ermenistan'ı kendisine muhtaç olarak tutuyor. Türkiye - Azerbaycan bu bölgede iki güçlü ülke. El ele vererek daha güçlenecekler. Geleceğe dair umutlarımız, gücümüz var. Tüm güçlükleri aşabilecek potansiyele sahibiz. Biz her yönden bu devletlerin üstünde olarak meseleleri kendimiz halletmemiz gerekiyor." diye tamamladı.


13. AK Parti'li Ünal: "Fetö'yü Bir Kanser Hücresini Çekip Alır Gibi Aldık ve Beraberce Çıkardık"

  • Duration: 212
  • Channel: news
AK Parti'li Ünal:

AK Parti'li Ünal: "FETÖ'yü bir kanser hücresini çekip alır gibi aldık ve beraberce çıkardık" SAKARYA - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, "FETÖ'yü bir kanser hücresini çekip alır gibi aldık ve beraberce çıkardık" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, AK Parti Adapazarı İlçe Gençlik Kolları kongresine katılmak üzere Sakarya'ya geldi. Ünal, İl Başkanlığında AK Parti Sakarya İl Başkanı Fevzi Kılıç ve Milletvekilleri tarafından karşılandı. Toplantı salonunda partililere seslenen Ünal, "15 yıldan beri biz Türkiye'nin sorunlarını beraberce tek tek çözüyoruz. 15 Temmuz'da adeta devletin içerisindeki şeytanı devlet millet el ele vererek çıkardı. 40 yıl boyunca devletin içinde yapılanmış, gizlenmiş, saklanmış maskeli bir STK, dini grup görünümlü bir yapıyla elhamdülillah 2013 yılında verdiğimiz mücadele ve bugün hala sürdürdüğümüz mücadele ile devletin içerisinden bir kanser hücresini çekip alır gibi aldık ve beraberce çıkardık" dedi. Haber http://haberler.com/ak-parti-li-unal-feto-yu-bir-kanser-hucresini-10232063-haberi/


14. 1 Milyon Insanı Öldüren Bu Adam Bedel Ödemeli"

  • Duration: 152
  • Channel: news
1 Milyon Insanı Öldüren Bu Adam Bedel Ödemeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu gece, olan o sarin gazlarını kullanan, klor gazı kullanan katil Esed'in attığı adım ABD tarafından ilk cevabını buldu. Yeterli değil, bunun devamı gerekli. 1 milyon insanı öldüren bu adam bedel ödemeli" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adana Sanayi Odası'nın (ADASO) 50. Yıl Onur Gecesi'nde iş adamlarıyla bir araya geldi. Sheraton Otel'de düzenlenen gecede konuşan Erdoğan, Türkiye'nin birçok sabotaj girişimine rağmen kararlılıkla yolunda yürüdüğünü belirtti. Erdoğan, "Türkiye birçok sabotaj girişimine rağmen kalkınma yolunda kararlılıkla yürüyor. Burada olduğu gibi kamu kurumlarımız ve özel sektörümüzle geçmişte ki hizmetler ve taktiri ile geleceğe dair hizmetlerin planlamasını yapıyoruz. İçeriden ve dışarıdan kötü koşullara rağmen Devlet ve millet el ele vererek ülkemize kurulan tuzakları boşa çıkardı. Türkiye'nin tökezleyeceğini düşünenlere unutmayacakları dersleri verdik. Haber http://haberler.com/1-milyon-insani-olduren-bu-adam-bedel-odemeli-9473632-haberi/


15. Türkiye Olimpian Derneği Başkanı İbrahim Öztek: “Modern dünya Ermenilerin yaptığı katliamlara sessiz kaldı”

  • Duration: 506
  • Channel: news
Türkiye Olimpian Derneği Başkanı İbrahim Öztek: “Modern dünya Ermenilerin yaptığı katliamlara sessiz kaldı”

Türkiye Olimpian Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek'in açıklamaları -Detaylar( İSTANBUL )- Türkiye Olimpian Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek:- “Türkiye ve Azerbaycan ikiz kardeştir” İSTANBUL - Hollanda’nın sözde Ermeni soykırımını tanımasını eleştiren ve Karabağ’da Ermenilerin yaptığı katliamlara değinen Türkiye Olimpian Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek, “Ermeniler, Karabağ’da aç ve hastalıktan kırılan o soydaşlarımıza tank ve tüfeklerle saldırarak büyük soykırım yaptılar. Hamile kadınların karınlarını deştiler. Modern dünya, Avrupa ve ABD buna resmen bakakaldı” dedi. Geçtiğimiz günlerde Hollanda Parlamentosu’nun 3 ret oyuna karşı 142 oyla 1915 olaylarını soykırım olarak kabul etmesine bir tepki de Türkiye Olimpian Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Öztek’ten geldi. İbrahim Öztek, düzenlediği toplantıda Ermenilerin 1992 yılında Karabağ’da yaptığı soykırıma dünya devletlerinin sessiz kaldığını belirtti. “Hollandalılar Sırpların yaptığı katliamlara sessiz kaldı” Sırpların Srebrenitsa’da yaptığı katliamlara Hollanda’nın sessiz kaldığını dile getiren, “1992 yılının 25-26 Şubat günler bir Alman Albay ve birliğindeki tanklarla birlikte bu hain Ermeniler, Karabağa’a girdiler. Karabağ ve çevresindeki yerleri işgal ettiler. O gün Hocalı’ya üç koldan girdiler. 412 yaptıkları işgal sonucunda aç ve hastalıktan kırılan o soydaşlarımıza tank ve tüfeklerle saldırarak büyük soykırım yaptılar. Orada bin 400 kişiyi katlettiler. Bunları söylemeye dilim varmıyor ama 13 yaşındaki bir yavrucağı kolları ve bacaklarından bir çerçeveye çivileyip ‘derisini yüzersek kaç dakika içinde ölür?’ Hamile kadınların karınlarını deştiler. Kestikleri çocuk başlarıyla top oynadılar. Buradaki bu katliamda modern dünya, Avrupa ve ABD resmen bakakaldı. Her ne kadar bugün Birleşmiş Milletler (BM), Azerbaycanlı kardeşlerimizin davalarında haklı olduğunu söylese de bugün Ermenistan bütün Avrupa parlamentolarında bulunuyor ve ‘Türkler bize soykırım yaptı’ diyerek onları kandırıyorlar. Üç gün önce Hollanda Parlamentosu’ndan aynı kararı geçirdiler. Daha 15 sene evvel Sırpların yaptığı katliamlar Hollandalıların gözleri önünde olmuştur. Biz her zaman davamızda haklıyız. Kendimizi müdafaa eden durumunda olduk. 1915 olaylarında da Anadolu’da Türk olsun, Kürt olsun yaklaşık 2 milyon insanı katlettiler. Ama onlara sorarsanız olmayan nüfusları katledildi. Bizler de onların bu propagandaları karşısında yavaş kalıyoruz. Türkiye’nin Azerbaycan’ın devlet olarak bütün parlamentolarda kalkıp konuşması ve durumu izah etmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. “Türkiye ve Azerbaycan ikiz kardeştir” Karabağ’ın Ermeni işgalinden bir an önce kurtarılarak özgürlüğüne kavuşması gerektiğine dikkat çeken İbrahim Öztek, “Azerbaycanlı kardeşlerimiz Karabağ’a bayrağı dikecektir. Biz bir millet iki devlet olarak el ele vererek bu birlikteliğimizi devam ettireceğiz. Türkiye ve Azerbaycan ikiz kardeştir. Bir gövdenin iki şah damarıdır. Bu damarlardan birine zarar gelecek olsa diğeri de etkilenecektir. Bunun yanında Afrin’deki ve bütün şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu. Prof. Dr. İbrahim Ötek, konuşmaların sonun İhlas Haber Ajansı Spor Müdürü Mustafa Karagöl ve Dünya Uyuşturucuyla Mücadele Eden Sporcular Federasyonu (DUMESF) Kaya Muzaffer Ilıcak’a verdikleri desteklerden dolayı plaket takdim etti.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/turkiye-olimpian-dernegi-baskani-ibrahim-oztek-modern-dunya-ermenilerin-yaptigi-katliamlara-sessiz-kaldi-500473.html


16. 'Ömer Halisdemir yaşasaydı şu an Afrin'de olurdu' - HATAY

  • Duration: 71
  • Channel: news
'Ömer Halisdemir yaşasaydı şu an Afrin'de olurdu' - HATAY

"Ömer Halisdemir yaşasaydı şu an Afrin'de olurdu" - HATAY - Şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in kardeşi Soner Halisdemir ile röportaj"Ömer Halisdemir yaşasaydı şu an Afrin'de olurdu" - Şehit Ömer Halisdemir'in kardeşi Soner Halisdemir: - "Ömer Halisdemir, şu anda yaşasaydı Afrin'de en ön cephelerde olurdu. Zeytin Dalı Harekatı'nın ilk dönemlerinde telsiz konuşmaları geçiyor, 'Ömer Halisdemir burada, Ömer ağabey burada' diye" - "Biz böyle bir oldukça, birlik oldukça, sağlam oldukça, tek yumruk oldukça kimse bize bir şey yapamaz"HATAY (AA) - KADİR YILDIZ - Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe teşebbüsü sırasında Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmek isteyen cuntacı general Semih Terzi'yi vurarak olayın seyrini değiştiren şehit Astsubay Ömer Halisdemir'in kardeşi Soner Halisdemir, ağabeyinin hayatta olması durumunda Afrin'de en ön cephede yer alacağını söyledi.Soner Halisdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağabeyinin şehit edilmesine ilişkin 18 sanığın yargılandığı dava ile diğer 15 Temmuz duruşmalarının devam ettiğini anımsatarak, bunları vatandaşlarla beraber takip ettiklerini dile getirdi.Ağabeyinin son yayınlanan görüntülerinde, hiç tereddüt etmeden haini alnının ortasından vurduğunun net görüldüğünü ifade eden Halisdemir, davaların, Türk milletinin davası olduğunu, adaletin yerini bulacağını vurguladı.Halisdemir, ağabeyinin son görüntülerinde kendinden emin yürüyüşünü herkesin gördüğünü aktararak, "Babam şapkasını bir namaz kılarken çıkarır, bir de İstiklal Marşı'mızda çıkarır. Şehidimiz babamın başını öne eğdirmedi. Onunla gururlanıyoruz." ifadesini kullandı. - "Cephede ağabeyimi görüyorlar"Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermeyi sürdüreceklerini belirten Halisdemir, "Ömer Halisdemir, şu anda yaşasaydı Afrin'de en ön cephelerde olurdu. Zeytin Dalı Operasyonu'nun ilk dönemlerinde telsiz konuşmaları geçiyor, 'Ömer Halisdemir burada, Ömer ağabey burada' diye." diye konuştu.Halisdemir, şehit aileleri olarak devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yanında bulunduklarını, Mehmetçik'in harekatta başarı üstüne başarı kazandığını kaydetti.70 yaşındaki dedelerin bile gerekirse askere gitmeye hazır olduğunu ifade eden Halisdemir, "Biz böyle bir oldukça, birlik oldukça, sağlam oldukça, tek yumruk oldukça kimse bize bir şey yapamaz." dedi.Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili kararlı ve güçlü bir Türkiye bulunduğuna değinen Halisdemir, milletin de harekata destek için tek yumruk olduğunu söyledi."Anamız vatan, babamız devlet, ordumuz millet." diyen Halisdemir, bu düşünceyle kimsenin kendilerini durduramayacağını sözlerine ekledi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/omer-halisdemir-yasasaydi-su-an-afrin-de-olurdu-hatay-501770.html


17. Baykal ile eski MHP'li yöneticilere yönelik 'kaset kumpası davası' yarın görülecek

  • Duration: 61
  • Channel: news
Baykal ile eski MHP'li yöneticilere  yönelik 'kaset kumpası davası' yarın görülecek

Deniz Baykal'ın arşiv görüntüleri( ANKARA ) - Baykal ile eski MHP'li yöneticilere yönelik "kaset kumpası davası" yarın görülecek ANKARA - CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal ile bazı MHP'li yöneticilere yönelik "kaset kumpası"na ilişkin aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 171 sanık hakkında açılan dava, yarın Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesince görülecek. Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki duruşma salonunda görülecek davada aralarında Gülen'in de bulunduğu 171 sanık, "silahlı terör örgütüne üye olmak", "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme", "özel hayatın gizliliğini ihlal etmek", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme", "haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek", "kamu görevlisinin sahteciliği" ve "nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçlamalarından yargılanacak. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca CHP'li Baykal ile eski MHP'li yöneticilere ait özel görüntülerin internetten paylaşılmasına ilişkin hazırlanan iddianamede, FETÖ'nün, diğer devlet kurumları gibi emniyet teşkilatı içinde de örgütlendiği, örgütün ulaşmak istediği nihai hedefleri gerçekleştirmek için adli, idari ve istihbari kolluk görevi icra eden ve aynı zamanda güç kullanma yetkisine sahip olan, özellikle teknik (dinleme ve izleme) ve operasyonel imkanlara sahip istihbarat, kaçakçılık ve terörle mücadele şubeleri gibi birimleri bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü'nün kontrolünü ele geçirmeye özel bir önem verdiği vurgulandı. FETÖ'nün kurum içerisindeki kadrolaşmasını belirli bir düzeye ulaştırdıktan sonra da bu kurumun personel, teknik, araç ve gereçlerinin örgütsel operasyonlarının ana aracı olarak kullanmaya başladığı belirtildi. "Kumpas, Gülen'in emir ve talimatı doğrultusunda yapıldı" Müştekiler Deniz Baykal ile bazı MHP'li yöneticilere yönelik eylemlerin yöntem, hedef kişi, zamanlama, amaç, kurgu, yayınlanma gibi özellikleriyle birbirleriyle benzer nitelikte olduğunu ifade edilerek, sanıklardan Sedat Zavar, İlker Usta, Enes Çığci ve Ali Özdoğan hakkında kamuoyunda "böcek davası" olarak bilinen davanın açıldığı kaydedildi. İddianamede, tüm organları ile birlikte devlet yönetimini ele geçirme amaç ve hedefi bulunan FETÖ'nün, bu amaç ve hedeflerini gerçekleştirilmesine yönelik olarak siyasi hayatı dizayn etmek için emniyet istihbarat birimlerinde bulunan örgüt mensuplarının etkin katılımı ve çalışmaları ile "kaset kumpasları" denilen operasyonları gerçekleştirdiği bildirildi. Kaset kumpasının, şüphelilerden örgüt lideri Fetullah Gülen'in, örgütün emniyet istihbarat birimlerindeki mensuplarına doğrudan ve dolaylı talimatlar vererek gerçekleştiği tespitine yer verildi. FETÖ, CHP'li Baykal'a kaset kumpasında 2008'de çalışmalara başlamış İddianamede, 24 mağdur/müştekiye yönelik olarak 10 ikamet, 2 işyeri olmak üzere toplam 12 ayrı adrese ses ve görüntü alabilen cihazlar yerleştirildiği, teknik araçlarla izleme ve dinleme yapıldığı, elde edilen ses ve görüntülerin bir kısmının örgüt amaçları doğrultusunda hedefsel olarak internette yayınlandığının tespit edildiği belirtildi. İddianamede, sanıklarca 28 Ağustos 2008 tarihinde Deniz Baykal'ın ikametine teknik çalışma yapmak maksadıyla girildiği bildirilerek, "27.03.2010, 28.03.2010, 13.04.2010, 14.04.2010 ve 30.04.2010 tarihlerinde Nesrin Baytok ve Can Baytok’un ikametine teknik çalışma yapmak maksadıyla girildiği, müşteki Deniz Baykal'ın telefonunun usulsüz olarak dinlenildiği, bu dinlemeye ilişkin herhangi bir mahkeme kararının bulunmamasına rağmen etkin pişmanlık gösteren şüpheli beyanıyla tespit edilmiştir" denildi. 118 kişi ByLock kullanıcısı Eylemlere katıldığı belirlenen 171 sanıktan 151'inin FETÖ mensubu olduğunun anlaşıldığı ifade edilerek, 171 sanıktan 164'ünün emniyet istihbarat birimlerinde görev yaptığı, emniyet istihbarat birimlerinde görev yapan 164 sanıktan 145'inin FETÖ mensubu olduğunun tespit edildiği belirtildi. Bu 145 sanıktan 118'inin FETÖ'nün kriptolu haberleşme ağı olan ByLock'u kullanıldığının anlaşıldığı kaydedilen iddianamede, "145 şüpheliden 116'sının Fetullahçı Terör Örgütü yapılanması tarafından gerçekleştirilen fişlemeye ilişkin materyallerde örgüt mensubu olarak kodlandığı, örgüt mensubu olduğu belirlenen 145 şüpheliden 134'ünün 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbe girişimi sonrasında ilan edilen olağanüstü hal kapsamında çıkartılan kanun hükmünde kararnamelerle meslekten ihraç edildiği ya da rütbeleri geri alındığı, 145 şüpheliden 20'sinin kendisinin Bank Asya'da hesabının bulunduğu, 145 şüpheliden 53'ünün eşi, çocuğu, kardeşi, anne ya da babasının ByLock isimli kriptolu haberleşme programını kullandığı, Fetullahçı Terör Örgütü mensubu 151 şüpheliden 46 tanesinin soruşturma kapsamında tutuklanmış ve 44 şüpheli hakkında da yakalama kararı alınmıştır" ifadelerine yer verildi. (AS-http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/baykal-ile-eski-mhp-li-yoneticilere-yonelik-kaset-kumpasi-davasi-yarin-gorulecek-483780.html


18. FETÖ' nün siyasi ayağı da yargı karşısına çıkacak

  • Duration: 462
  • Channel: news
FETÖ' nün siyasi ayağı da yargı karşısına çıkacak

İstanbul Milletvekilimiz Emekli Kurmay Albay Dursun Çiçek , bir dizi ziyaret için Zonguldak'ın Ereğli ilçesine geldi. Ziyaretler sonrasında gazetecilere açıklamada bulunan Çiçek, FETÖ' nin hakim, savcı, polis ve diğer ayaklarının yargı karşısında olduğunu, en kısa zaman da da siyasi ayağının da yargı karşısına çıkacağına ümitlerinin tam olduğunu kaydetti. İstanbul Milletvekilimiz Emekli Kurmay Albay Dursun Çiçek, beraberinde Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpçu ,İl Başkanı Ahmet Altun, İlçe Başkanı Şerif Sertan Ocakcı ve İlçe Örgütü ile birlikte Ereğli Demir ve Çelik fabrikaları (ERDEMİR) ile ürk Metal Sendikası yönetimini ziyaret etti. Ziyaretin ardından Çınaraltı Hicabi'nin yerinde basın mensupları ile bir araya gelen Çiçek, ülkede2007 yılından bu yana gündemin adalet olduğunu söyledi. Ziyarette ilk konuşmayı yapan Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpçu "Bugün ERDEMİR' i ziyarete gittik. Sonrada emekçi sendikamızı ziyaret ettik. Daha sorna da Ankara' da düzenlenecek olan yürüyüşe katılacağız. Türkiye çok önemli süreçlerden geçiyor. Gerçekten hiç olmayacak işler oluyor. Ama perdenin sonunun nasıl kapanacağını bizler biliyoruz. Türkiye'yi bu ortama sokanların hepsinin cezalarını çektikten sonra ülkenin normalleşeceğine inanıyoruz. Buna inancımız tamdır. Bu konuda HAYIR cephesinin aldığı üstün başarı bizim için bir güvencedir" dedi. Kendilerine kurulan Kumpastaki hakim ve savcıların şu anda yargı önünde hesap verdiğini ifade eden Çiçek, FETÖ' nin hakim, savcı, polis ve diğer ayaklarının yargı karşısında olduğunu, en kısa zaman da da siyasi ayağının da yargı karşısına çıkacağına ümitlerinin tam olduğunu kaydetti. Çiçek konuşmasında "Türkiye' de gündem 2007' den itibaren Adalet oldu. Önce Kumpas davaları başladı. Ergenekon, Balyoz, Askeri casusluk, Oda TV gibi, ardından binlerce Türk Silahlı Kuvvetler mensubu Cumhuriyetçi Atatürkçü subay asker gazeteci aydın, hapislerde çürütülerek, manevi işkence yapılarak FETÖ' nün önü açıldı. Bu süreçte siyasi iktidar FETÖ ile birlikte emperyalizmin hizmetçiliğini yaptı. Kendi milli ordusuna Kumpas kurulmasına, kendi Genel Kurmay başkanının terörist suçlamasıyla 26 ay hapiste yatmasına göz yumdu. Dönemin Adalet bakanı şimdi kayıp. Sadullah Ergin, mecliste yasaları çıkararak Mustafa Kemal'in askerlerini bu FETÖ'nün hakim savcı kılıklı militanlarına teslim etti. Tabi bu kumpası kuran Türkiye'yi 15 Temmuz 2016' ya getiren, süreci takip eden siyasi iktidar şu anda da Türkiye' yi yönetmeye devam ediyor. Ama aynı kumpasta tetikçilik yapan FETÖ militanları, hakim savcısı, polisi gizli tanığı açık tanığı şu an Türk yargısına Türk adaletine hesap veriyor. Bizde bu davada müştekiyiz. Hesabını da soruyoruz. Yalnız bu hesap sormada eksik bir ayak var. Oda siyasi ayaktır. Tabi dönemin Genel Kurmay başkanı hedef seçilen en üst düzey asker, özellikle Kozmik oda olayında arama kararı verildiğinde önce Bülent Arınç' a gidiyor. Arkasından Başbakan ve Cumhurbaşkanı'na gidiyor. Diyor ki 'Burada devletin sırları var. Askeri casusluk faaliyeti bu. Buna müsaade edemezsiniz' Onların verdiği cevap şu; Siz Türk hakimine güvenmiyor musunuz? O Türk hakimi dediği şimdi sanık. FETÖ militanı. Müebbetle yargılanıyor. Bunu bu iktidar biliyor ve o günde biliyordu. Sayın Milletvekilimiz dava arkadaşımız Enis Beberoğlu tutuklandı. Yarın kozmik oda davası açıldığında Askeri casusluktan bu iktidarın yöneticileri yargılandığında aynı tutum ve dürüstlüğü sergilemelerini bekliyoruz. O zaman böyle telefon takipleri ile falan değil tanıkları var. En büyük tanıkta dönemin Genel kurmay başkanı. Mutlaka bunun hesabı sorulacak. Bundan emin olun. Örnek mi istiyorsunuz. 5 Ağustos 2013. Ergenekon kararları okunuyor. Bize müebbet yağıyor. Başta Ülke'nin Genel Kurmay başkanı olmak üzere. O davalarda biliyorsunuz, PKK'nın ele başı Şemdin Sakık tanıklık yaptı. Bu devlet ve orduya iki gün hakaret etti. Ankara'dan da Türkiye'yi yöneten iktidar bunu dinledi. Ses çıkartmadı. O zaman o hakim ve savcılara bu salonlara sahip çıkmalarını terörist ve darbeci olduklarını ve bu salonlarda kendilerinin yargılanacaklarını demiştik. O arkasında FETÖ olan emperyalizm olan siyasi iktidar olan hakşim ve savcılar bizlere gülmüştü. Bize ' Silivri' den sağlam çıkın. Halinize şükredin demişlerdi. 2016 Temmuz sonrasında hepsi içeriye girdi. Şu anda hesap veriyorlar. Eğer şartlar normal giderse 2019' da hem genel de hem de yerel de bu millet bu iktidarı sandığa gömecek. Suç ortyakları siyasi ayakta bu millete aynı FETÖ' cüler gibi hesap verecek. Adalet yürüyüşü bu sonun bir başlangıcıdır. Bu yürüyüş Enis Berberoğlu için düzenlenen kişisel bir yürüyüş değildir bu. Bıçağın kemiğe dayandığı mualiflerin lokomotifi olan bir süreç nedeniyle bu adalet yürüyüşü dün başlamıştır. Bu adalet yürüyüşü 2019' a devleti yönetemeyen devletin kurumlarına olan itibarı yerle bir eden Orduyu yargıyı polisi dağıtan iktidarın hesap vereceği güne kadar devam edecek bir yürüyüştür. O açıda


19. 'FETÖ, kumpası uluslararası düzeye taşıdı' - KONYA

  • Duration: 251
  • Channel: news
'FETÖ, kumpası uluslararası düzeye taşıdı' - KONYA

"FETÖ, kumpası uluslararası düzeye taşıdı" - KONYA - Eski Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan'ın konuşması"FETÖ, kumpası uluslararası düzeye taşıdı" - Konya 'da 2008'de FETÖ üyelerince asılsız delillerle açılan "okyanus davası"nda yerel mahkemenin verdiği kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanan eski Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, bu süreçte yaşadıklarını AA muhabirine anlattı - Eski rektör Okudan: - "Bizleri yargılayan mahkeme heyeti, alıp götüren polisler ve şube müdürleri dahil hepsinin FETÖ/PDY'ye mensup oldukları tespit edilmiş ve yargılama süreci devam etmektedir" - "Bu örgüt benden o kadar nefret etmişti ki Okyanus kumpasından önce beni Ergenekon'dan içeri almaya kalktılar. Daha sonra 'pantolon olmadı gömlek verelim' misali bu davaya dahil ettiler" - "Bu örgüt artık kumpasları o kadar büyüttü ki uluslararası düzeye taşıdı. ABD'de devam eden davada, Türkiye'den kaçan insanların oluşturduğu kumpaslar ortada. El ele vererek bunların üstesinden gelmek zorundayız"KONYA (AA) - SAVAŞ GÜLER - Eski Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, bir süre önce beraat ettiği, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerince 2008'de asılsız delillerle açılan "okyanus davası"na ilişkin, "Bizleri yargılayan mahkeme heyeti, alıp götüren polisler ve şube müdürleri dahil hepsinin FETÖ/PDY'ye mensup oldukları tespit edilmiş ve yargılama süreci devam etmektedir." dedi.Okyanus davasında, yerel mahkemenin verdiği kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılanan eski Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Okudan ve 233 kişi, dün görülen duruşmada beraat etti.Dava sürecinde yaşadıklarını AA muhabirine anlatan eski rektör Okudan, FETÖ'nün ilk kumpas denemelerinden biri olan davadan beraat ettiği için duyduğu mutluluğu dile getirdi.Okudan, "Davanın açıldığı dönemde bizi yargılayanların FETÖ üyesi olduklarını şu an rahatlıkla söyleyebilirim. Bizleri yargılayan mahkeme heyeti, alıp götüren polisler ve şube müdürleri dahil hepsinin FETÖ/PDY'ye mensup oldukları tespit edilmiş ve yargılama süreci devam etmektedir." diye konuştu.Özel yetkili mahkemelerin, örgüt üyelerince kendi çıkarları için kullanılmaya çalışıldığını belirten Okudan, karşılarında duran kişiler için bir yaptırım aracı gibi görüldüğünü ifade etti.Okudan, örgüte karşı çıktığı için cezalandırılmaya çalışıldığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:"Örgüte ait olduğu için kapatılan eski Mevlana Üniversitesine verilen arazi o dönemde hep konuşuldu. Bu arazi daha önceden bir otele verilmiş, sözleşmesine de 'Arsa turizm haricinde başka bir şekilde kullanılamaz.' ibaresi yazılmış. Bir gün öğrendik ki otelin sahipleri araziyi Mevlana Üniversitesi yöneticilerine vermiş. Bunu duyunca ihtarname çekip 'Araziyi veremezsiniz.' dedik. Araya defalarca adam koydular. Bunlara rağmen elimizdeki sözleşmeye uymadığı için vermedik. Bu sebeple beni mahkemeye verdiler. Bu örgüt benden o kadar nefret etmişti ki Okyanus kumpasından önce beni Ergenekon'dan içeri almaya kalktılar. Daha sonra 'pantolon olmadı gömlek verelim' misali bu davaya dahil ettiler." - "Bizi tahliye eden hakim ve savcılar sürüldü"Davanın ilk duruşmasında tahliye edildiğini anımsatan Okudan, şöyle konuştu:"Benimle beraber 32 kişiyi tahliye eden savcı ve hakimler anında sürüldüler. Yeni bir mahkeme heyeti geldi. Bizi katleden heyet bu heyettir. Mahkeme, hakkımızda hazırlanan polis fezlekesini aynen iddianame olarak kabul etti. Dava süreci devam ederken TBMM tarafından özel yetkili mahkemelerin kaldırılacağını duyan bu kişiler, savunmalarımızı dahi almadan ceza yağdırdı. Bu heyettekilerin hepsi, FETÖ/PDY'ye mensup oldukları ve ByLock kullandıkları tespit edilen, şu anda yargılanan kişiler."Okudan, Yargıtayın 17 - 25 Aralık sürecinden sonra yeniden yapılandırılması, FETÖ'cü hakim ve savcıların ihraç edilmesinin davanın seyrini değiştirdiğine dikkati çekti."Yargıtayda yapılan temizlik, bizim dava sürecimizin dönüm noktasıdır. Daha sonra yüz karası olan bu dava lehimize sonuçlandı." diyen Okudan, nasıl bir durumdan kurtulduklarını bugün daha iyi anladıklarını vurguladı. - "Olay sadece Rıza Sarraf davası değil"Kendi insanı ve Meclisine bomba atacak kadar ileri gidebilecek bir örgütle karşı karşıya olduklarını dile getiren Okudan, şunları kaydetti:"Bugün bazı şeyler çok daha net görülebiliyor. Bu örgüt artık kumpasları o kadar büyüttü ki uluslararası düzeye taşıdı. ABD'de devam eden dava, Türkiye'den kaçan insanların oluşturduğu kumpaslar ortada. El ele vererek bunların üstesinden gelmek zorundayız. Türkiye'nin büyüyüp gelişmesi birçok kesimi rahatsız ediyor. Dolayısıyla bu olay sadece Rıza Sarraf davası değil, Türkiye'ye karşı oluşturulan ortak cepheden meydana geliyor."http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/feto-kumpasi-uluslararasi-duzeye-tasidi-konya-469984.html


20. Abdülhamithan, Aydın’da panel ve sergiyle anlatıldı

  • Duration: 344
  • Channel: news
Abdülhamithan, Aydın’da panel ve sergiyle anlatıldı

Sergi açılışı -Serginin Gezilmesi -Saygı duruşu istiklal marşı -Konuşmalar( AYDIN ) -Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan: -"Sultan Abdülhamithan geçen 200 yıl içerisinde Türkiye devletlerinin en önemli devlet adamlarındandır" AYDIN - İstanbul Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, "Sultan Abdülhamithan geçen 200 yıl içerisinde Türkiye devletlerinin en önemli devlet adamlarındandır" dedi. Aydın’da, Yıldız Sarayı Vakfı tarafından Gençlik ve Spor Bakanlığı desteğiyle yürütülen "Çağını Aşan Sultan II.Abdülhamid Han" projesi kapsamında panel ve fotoğraf sergisi düzenlendi. Proje kapsamında ilk olarak Aydın Kültür Merkezi’nde fotoğraf sergisinin açılışı yapıldı. Açılışın ardından protokol sergideki fotoğrafları inceledi. Fotoğraf sergisinin ardından Sultan 2. Abdulhamithan ve döneminin anlatıldığı, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Yıldız Sarayı Müze Müdürü Ali İlker Tepeköy, YÖK Denetleme Kurul Üyesi Prof. Dr. Bülent Arı, Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Vahdettin Engin’in konuşmacı olarak katıldığı panele geçildi. Panelin açılış konuşmasını yapan Yıldız Sarayı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu “Sultan 2. Abdulhamithan devlet adamlığıyla liderliğiyle Osmanlı’nın çöküşünü tek başına erteleyebilen bir hükümdardır. Osmanlının son gerçek imparatoru diyebileceğimiz, doğrudan kıl kadar ayrılmayan İslami duruşundan opera sevgisine, sarayına tiyatro inşa ettirip, kendi kültürümüz kadar farklı medeniyetlerin kültür ürünlerinde de beslenmeye önem veren bir lider olarak karşımızdadır” diye konuştu. Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger'de, geçmişi ile bağı kopan bir milletin varlığını sürdüremeyeceğini ifade ederek “Tarih bir milletin sadece mazisi değil, istikbalinde pusulasıdır. Tarih aynı zamanda bir milletin hafızasıdır. Geçmişi ile bağı kopan bir topluluğun millet olarak varlığını sürdürmesi imkansızdır. Şüphesiz tüm milletlerin tarihlerinde şanlı zaferler yanında hezimetler yıkımlar kan ve gözyaşı görmüş dönemlerde vardır. Çünkü bir milleti var kılan ona hafıza ve karakter kazandıran olayların bir bütünüdür. Bizler hiçbir ayrım yapmadan tarihimizle iftihar ediyor, gurur duyuyoruz” dedi. "Abdülhamithan en önemli devlet adamlarındandır" Abdulhamithan dönemi ile konuşulacak çok şey olduğunu belirten Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ise, “Abdülhamithan’a çağı aşan sultan denmesinin altındaki hikmet şu; O’nun döneminin başladığı politikalar ile bugünün ihtiyaçları ve gündemleri arasında çok sıkı bir ilişki var. Sultan Abdülhamithan geçen 200 yıl içerisinde Türkiye devletlerinin en önemli devlet adamlarındandır. Bütün büyük devletler ticaret yollarını ele geçirmek istemişlerdir. Osmanlı Devleti Alpaslan’la birlikte bin yıl evvel Anadolu topraklarına geldiğinde işte bu ticaret yollarını eline geçirmiş, İpek yolu başta olmak üzere, dünya ticaret yollarını Akdeniz’de içinde olmak üzere yönetmiştir. Ticareti kontrol altına aldığı için zenginleşmiş askeriyesini ve bölgenin güvenliğini arttırarak, büyük bir devlet olmuştur. Sultan Abdülhamithan bu dünya ticaretinin merkezi ülkesi olan Anadolu’nun yeniden ayağa kalkması için ticareti geliştirmek üzere en önemli projesi demiryolları projesidir. Hicaz Demiryolları projesine karşı çıkan bir blok vardır. İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanlılar ve arkalarında Amerika. Biz Hicaz Demiryolu Almanlarla birlikte yaptık. Onlarla stratejik olarak o dönemde çıkarlarımız örtüştü. Birinci dünya Savaşının sonunda yenilen taraf bellidir ve imparatorluğu tasfiye eden grup bellidir. Ve sonunda Hicaz Demiryolundan hiçbir parça da kalmamıştır. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti aynı mantıkla ve felsefe ile duble yollarını demiryollarını bütün Cumhuriyet tarihi boyunca yapmaya ve ticaretini geliştirmeye devam etmiştir” şeklinde konuştu.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/abdulhamithan-aydin-da-panel-ve-sergiyle-anlatildi-498154.html