Search your favorite song for free

1. Baklavanın Japon Bünyesindeki Etkisi

  • Duration: 38
  • Channel: news
Baklavanın Japon Bünyesindeki Etkisi

Baklavanın Japon Bünyesindeki Etkisi


2. "Seks kölesi heykeli" Güney Kore - Japonya ilişkilerini gerdi

  • Duration: 60
  • Channel: news

Güney Kore’nin Busan kentinde Japonya konsolosluğunun önüne dikilen “Seks kölesi” anıtı Tokyo ve Seul arasında diplomatik krize yol açtı. 1910 – 1945 yılları arasında Japon ordusu tarafından seks kölesi olarak kullanılan Güney Koreli kadınların anısına dikilen heykelin açılışına Busan halkı yoğun ilgi gösterdi. Ancak, söz konusu heykelin iki ülke arasındaki anlaşmayı ihlal ettiğini öne süren Japonya, Güney Kore büyükelçisini geri çağırdı: “Busan’da Japonya konsolosluğu yakınlarına dikilen heykelin iki ülke ilişkileri üzerindeki etkisi iyi olmayacak. Viyana Konvansiyonu’nun Konsolosluk İlişkileri’ne dair maddeleri için de son derece üzüntü verici bir gelişme.” Tokyo yönetimi, özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında Japon ordusu tarafından genelevlerde çalışmaya zorlanan Güney Koreli kadınlar için 1 milyar Japon Yeni tazminat ödemeyi kabul etmişti. Aralarında Çinli ve Filipinliler’in de bulunduğu seks kölesi sayısının 200 bin civarında olduğu sanılıyor.


3. Hiroşima'ya atom bombası atılmasının 73. yılı - ANKARA

  • Duration: 243
  • Channel: news
Hiroşima'ya atom bombası atılmasının 73. yılı - ANKARA

- Hiroşima ve Nagazaki fotoğraf sergisi - AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Osman Özdemir'in açıklaması - Japonya Büyükelçiliği önüne kırmızı karanfiller bırakılmasıHiroşima'ya atom bombası atılmasının 73. yılı - AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Osman Özdemir: - "Bölgede neredeyse hiçbir canlı türü kalmamıştır. Sonuç ABD'nin isteği yönünde olmuş tüm dünya için bu felaket soğuk duş etkisi yaratmış ve her şeyi durdurmuştur" - "Japon halkının, yaşadığı bu büyük acının yıl dönümünde, bu olayın sorumlularını haykırmak boynumuzun borcudur"ANKARA (AA) - AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Osman Özdemir, ABD'nin Hiroşima'ya atom bombası atması sonucu bölgede neredeyse hiçbir canlı türü kalmadığını belirterek, "Sonuç ABD'nin isteği yönünde olmuş tüm dünya için bu felaket soğuk duş etkisi yaratmış ve her şeyi durdurmuştur." dedi.AK Parti Ankara İl Gençlik Kolları üyeleri, Hiroşima'ya atom bombası atılmasının 73. yılı dolayısıyla Japonya Büyükelçiliği binası önünde toplandı.İl Gençlik Kolları Başkanı Özdemir, grup adına yaptığı açıklamada, 2. Dünya Savaşı'nın Pasifik Muharebeleri esnasında, Japonya’nın Hiroşima şehrine 6 Ağustos 1945 sabahı, ABD tarafından atom bombası atıldığını hatırlattı.Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombaları sonucu 250 bin kişinin hayatını kaybettiğini vurgulayan Özdemir, "Bölgede neredeyse hiçbir canlı türü kalmamıştır. Sonuç ABD'nin isteği yönünde olmuş tüm dünya için bu felaket soğuk duş etkisi yaratmış ve her şeyi durdurmuştur." dedi.Dünya tarihinin en acımasız katliamının Hiroşima'da gerçekleştiğini dile getiren Özdemir, şunları kaydetti:"Bugün insan hakları, demokrasi, eşitlik gibi kavramlar hakkında dünyanın geri kalanına vaazlar veren ABD'nin tarihteki en akıl almaz katliamı gerçekleştirmesi, onun bu faşizan tavrını gözler önüne sermiştir. 1945'te Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atan ABD, 2003'de Irak'ın kimyasal silah bulundurduğu gibi aslı olmayan iddialar ile kendi çıkarları adına iftirada bulunarak, Irak topraklarına girmiş ve orada da katliamlarda, zulümlerde bulunmuştur.Seçilmiş iktidarları, demokrasi dışı yollarla Mısır örneğinde görüldüğü gibi indirenler, ülkemizde de benzer bir teşebbüste bulunup, Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde ve halkımızın birliği sayesinde çok şükür başarısız olanlar, bugün de her türlü spekülasyonu yaparak, ülkemize müdahale etmeye çalışanlar Hiroşima'ya ve Nagazaki'ye bomba atanlardan başkası değildir."AK Parti olarak, her türlü katliama karşı olduklarını ifade eden Özdemir, "Japon halkının, yaşadığı bu büyük acının yıl dönümünde, bu olayın sorumlularını haykırmak boynumuzun borcudur. Gerek Japonya halkının, gerekse dünyadaki diğer bütün ülkelerin, bu tarz katliam ve acıları yaşamamasını temenni ederiz." dedi.Hiroşima ve Nagazaki fotoğraf sergisini gezen grup, Japonya Büyükelçiliği önüne kırmızı karanfiller bıraktı. http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/hirosima-ya-atom-bombasi-atilmasinin-73-yili-ankara-578272.html


4. Manisa'ya 30 milyon dolarlık Japon yatırımı

  • Duration: 226
  • Channel: news
Manisa'ya 30 milyon dolarlık Japon yatırımı

- Toyo Matbaa Mürekkepleri Yönetim Kurulu Başkanı Wada ve Türk CEO'su Benli'nin detayları - Japonya merkezli mürekkep üreticisi Toyo Ink Group, 30 milyon dolarlık yatırım için 62 bin 500 metrekare arazide yapacağı yeni fabrikada laminasyon tutkalı gibi yeni ürünleri hazırlıyor - Toyo Matbaa Mürekkepleri Yönetim Kurulu Başkanı Wada: - "Bu yatırım sadece Türkiye için değil çevresindeki Doğu Avrupa, Ortadoğu, Batı Asya ve Afrika bölgelerine daha fazla üretim ve satış gerçekleştirmektir" - Şirketin Türk CEO'su Benli: - "Satın alma ve yeni yatırım hamlenin gerçekleşmesi Japon yatırımcıların Türkiye'ye duyduğu güvenin ve beklentilerinin yüksekliğinin göstergesidir" - "Bu yatırımla birlikte hem istihdama, ekonomiye katkı hem de Türkiye'nin ihracat hedeflerinin gerçeklemesi için büyük bir katkı beklentimiz var"MANİSA (AA) - ZEKERİYA GÜNEŞ - Japon mürekkep üreticisi Toyo Ink, 30 milyon dolarlık yatırımla Manisa 'da yeni fabrika kuracak.Türkiye'deki faaliyetine 2016'da Dyoinks'e ait Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tesisin yüzde 75'lik hissesini satın alarak başlayan Toyo Ink, şimdi kentte ikinci yatırımını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Manisa 'da 62 bin 500 metrekare arazi satın alan Japon firma, 30 milyon dolar yatırımla laminasyon tutkalı gibi yeni ürünleri Avrupa, Ortadoğu, Batı Asya ve Afrika pazarında satışa sunacak.Toyo Matbaa Mürekkepleri Yönetim Kurulu Başkanı Koji Wada, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de aldıkları yatırım kararının kendileri açısından olumlu olduğunu bildirdi.Yeni yatırımla Doğu Avrupa, Ortadoğu, Batı Asya ve Afrika pazarlarındaki paylarını artıracaklarını belirten Wada, "Toyo Ink olarak Türkiye'ye yatırım yapmamızdaki en önemli sebep buradaki potansiyeli görüyor olmamızdı. Ayrıca iş potansiyelimizi artırmayı ve daha fazla üretim yapmayı amaçlıyoruz. Bu yatırım kararımız Türkiye'ye olan güvenimizin bir kez daha ortaya koydu." ifadelerini kullandı.Wada, Manisa 'daki fabrikada yeni ürünlerin üretimine de başlayacaklarını kaydetti.Yeni yatırım ile şirketin normal üretiminin dışında yeni ürün faaliyetine başlayacaklarını anlatan Koji Wada, "Bu yatırımla beraber mevcut ürünlerimizi sürdürürken aynı zamanda laminasyon tutkalları ve reçineler gibi kendi işimiz olan ama şirketimiz bünyesinde üretimini henüz gerçekleştirmediğimiz ürünleri de üretiyor olacağız." diye konuştu.Şirketin Türk CEO'su Yakup Benli ise Toyo Ink, dünya pazarının birçok noktasına ihracat yapacakları yeni fabrikanın temelini yakın zamanda atacaklarını ifade etti.Türk - Japon kültürlerinin yakınlığının bu yatırımda önemli etkisi olduğunu aktaran Benli, şöyle devam etti:"1896 yılında Japonya'da kurulmuş olan Toyo Ink Group, 24 ülkede 10 binden fazla çalışanın yer aldığı ve Dünya'nın en büyük 3 mürekkep üreticisi içerisinde yer alan saygıdeğer bir şirkettir. 1968 yılından beri DYO Matbaa Mürekkepleri olarak Türkiye'de süren faaliyetlerimiz 2016 yılından beri Toyo Ink Group çatısı altında devam etmektedir. Toyo Ink Group'un Türkiye'ye gösterdiği ilginin en temel sebebi Türkiye'nin coğrafi anlamda hükmedebildiği ve hizmet edebildiği pazarların büyüklüğüdür. Toyo Ink Group'u burada ülkenin potansiyeli, şirketin potansiyeli ve civar coğrafyalarda satış ve pazarlama imkanların yoğunluğu nedeniyle gelmiştir. Bu yatırım Japonya'nın Türkiye'ye duyulan güvenin belirgin bir göstergesidir."62 bin 500 metrekarelik arazinin alınması ile yürüttükleri faaliyetlerin kapasitesini artırmak ve yeni ürün gruplarındaki etkinliği sürdürmeyi hedeflediklerine işaret eden Benli, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Satın alma ve yeni yatırım hamlenin gerçekleşmesi Japon yatırımcıların Türkiye'ye duyduğu güvenin ve beklentilerinin yüksekliğinin göstergesidir. Şu an hali hazırda Türkiye ve civar coğrafyaya da baktığımızda Balkanlar, Türkiye Cumhuriyetler, Doğu Asya Ortadoğu ve Afrika kıtasının tamamı buradan ihracatlar gerçekleştirmekteyiz. Şu an 24 ülkeye yaptığımız ihracatımızı ilerleyen zaman içinde ve yatırımın verdiği güç ile daha da artırma konusunda beklentilerimiz devam etmektedir. Yeni yatırımla birlikte öncelikle mevcut ARGE faaliyetlerini yeni bir ARGE binası çatısı altında çok daha fazla laboratuvar ve test ekipmanları ile sürdürmeyi planlıyoruz. 2017 yılında şirketimiz Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından mevcut ARGE merkezi olarak akredite oldu. Bu yatırımla birlikte hem istihdama, ekonomiye katkı ve hem de Türkiye'nin ihracat hedeflerinin gerçeklemesi için büyük bir katkı beklentimiz var."http://beyazgazete.com/video/webtv/ekonomi-2/manisa-ya-30-milyon-dolarlik-japon-yatirimi-534408.html


5. Nilüfer Belediye Başkanı Bozbey:“Altyapı kuruluşlarını zorunlu hale getiremezsek turistleri kaçırırız”

  • Duration: 414
  • Channel: news
Nilüfer Belediye Başkanı Bozbey:“Altyapı kuruluşlarını zorunlu hale getiremezsek turistleri kaçırırız”

Gölyazı drone görüntüleri -Toplantıdan detaylar -Başkanın açıklamaları( BURSA - HD)- Gölyazı’da tehlike çanları BURSA - Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, dünya üzerinde 30 gezilecek yerden biri olan Gölyazı’da alt yapı çalışmalarının uzamasının turizmi baltaladığını söyledi. Bozbey, kurumlar arası koordinasyondan çevre kirliliğine kadar bir çok konunun ele alınması gerektiğini belirterek, “Alt yapı kurumları bir araya gelmelidir. Ama kaç yıldır maalesef topu bir birine atarak iş yapmıyorlar. Yerli ve yabancı turistlerden bir gelen bir daha gelmiyor. Çünkü alt yapı çalışması dediğin en geç 6 ayda bitmesi gerekirken, 4 seneye sarkıtılıyor. Bununla birlikte turistler de kaçmış oluyor. Geçen sene Japonlar 30 gezilecek yer arasında Gölyazı’yı gösterdi. Ancak oraya gelen bir Japon kafilesiyle karşılaştığımda tanışmatan kaçtım. Yollar berbat, her taraf çamur ve kazık içinde diye utandım. Buna rağmen kültürel zenginliklerimizi açığa çıkarmaya çalışıyoruz” dedi. Gölyazı’da tarihin korunmasına yönelik çalışmaların 15 yıl evvel başlatılması gerektiği yönündeki sözlerini savunan Başkan Bozbey, “Bu söylemim, altın koruma kültürünün yavaş yavaş gelişmeye başladığı yıllar olarak değerlendirildiği içindi. Yoksa 1940’lardan itibaren, hatta baştan itibaren korunması gerekiyordu. Orada öyle güzel yapılar vardı ki.... Ama biz kitaplarda olan fotoğrafları tekrar oluşturmak için çalışmalar içerisindeyiz. Ancak bunun çok zor olduğunu biliyoruz. O fotoğrafların günümüze kadar gelmesini beklerdik. Örneğin surlar hemen hemen görünmez duruma gelmiş. Aslında adanın tamamı sur. Zamanında gölün daha yüksekte olduğunu görüyoruz. Çünkü kayıkların bağlanacağı yerler yapmışlar. Daha sonra ada kısmının etrafı kayalar kırılarak açılmış. Kışın vuran dalgalar surların altlarını oyarak yıkılmalarına sebep olmuş” şeklinde konuştu. Göle gelen atıkların ve pisliklerin bir an önce önünün kesilmesi gerektiğine işaret eden Bozbey, “Kirmasti çayı üzerinden gelen pisliklerin önüne kesilmesi gerekiyor. Aslında bu Kütahya’dan itibaren geliyor. Gölün 3 metre yakın dolduğu söyleniyor. Yazın hava sıcaklıklarıyla çekilen göl, 1,5 metreye kadar iniyor. Onun için buraya atıkların atılması ve göl kirliliği de son derece önemli. Demir yönünden maalesef metali yoğun olan bir gölümüz var. Çünkü balıkları tutmak için ağırlıklı olarak kurşun kullanılıyor. Kurşun da gölü kirletiyor. Yaşayan canlılara da etkisi oluyor. Kerevitin ortadan kalkmasının sebebi hastalıklardır. Ancak yapılan araştırmalardan bir sonuç çıkmadı. Gölün etrafında 17 yerleşim alanı var. Yerleşim bölgelerinin tamamının atıkları bu göle gidiyordu. Şu anda yeni yeni daha çalışmalar yapılıyor. Bazı yerlerde doğal arıtmalarla korunmaya çalışılıyor. Hatta bir dönem sanayi atıkları bile göle gitti” diye konuştu. Şu anda yaşayan göller içinde Gölyazı’nın tek olduğunu belirten Bozbey, “Avrupa da bunu böyle kabul ediyor. Ramsar sözleşmesiyle korunuyor. Ama son zamanlarda maalesef imar palanları ve diğer etkenlerle Ramsar sözleşmesinin de delinmesi gündemde. Biz bir taraftan korumaya kollamaya çalışıyoruz. Ancak delinirse, birileri oralarda villa yapmaya başlarsa hiç kimse şaşırmasın. Buna toplumun ve Gölyazılıların karşı durması gerekiyor. Çünkü çocuklarının da, torunlarının da gelecekleri oradaki turizmdedir” dedi.http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/nilufer-belediye-baskani-bozbey-altyapi-kuruluslarini-zorunlu-hale-getiremezsek-turistleri-kaciririz-482755.html


6. Japonya'da selin bilançosu ağırlaşıyor

  • Duration: 61
  • Channel: news
Japonya'da selin bilançosu ağırlaşıyor

Japonya'nın güneyi ve batısını etkisi altına alan şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarının bilançosu ağırlaşıyor. Japon Takımadaları’nın güneyindeki Kyuşu Adası'nda yaşayan 5 bin kişi mahsur kaldı. Felakette 20'den fazla kişi hayatını kaybetti, 8 kişi ise hala kayıp. ... http://tr.euronews.net/


7. Dünyayı Geziyorum - Filipinler 3 ve Pattaya - 1 Ekim 2017

  • Duration: 2433
  • Channel: tv
Dünyayı Geziyorum - Filipinler 3 ve Pattaya - 1 Ekim 2017

Dünyada gezilmeye ve görülmeye değer ne varsa Dünyayı Geziyorum’da ekrana geliyor. Özlem Tunca bu hafta Filipinler’in farklı köşelerini ekrana getirmeye devam etti. Programda ayrıca Tayland’ın Pattaya şehrinden renkli görüntüler ekrana geldi. ÖZlem Tunca programın ilk bölümünde, Filipinliler için oldukça büyük önem taşıyan ve Filipinlilerin milli kahramı Rizal'ın adının verildiği parkı ziyaret etti. George Rizal'ın hayatından kesitlerin yer aldığı bir çok heykel bulunan parktan sonra Özlem Tunca, oğlu Yakupcan'la birlikte Japon parkını da ziyaret etti. Filipinler'de en önemli ulaşım araçlarından biri olan Jipnniler trafiğe ayrı bir renk katıyor. Özlem Tunca ve Yakupcan'ın bir sonraki durağı ise Saint Agustine kilisisini oldu. İspanyolların etkisi altında bulunan Manile kentinin her köşesi İspanyol izleri taşımakta. Manila'nın en eski bölgesi olan İntromuros'nda bulunan ve 1571 yılında inşa edilen Manila Katedrali şehre ayrı bir hava katıyor.Dünyayı Geziyorum'un bir sonraki durağı ise Manila'daki doğal göl oldu. Bu gölde yaşayan binlerce kırmızı balık, bölgeye gelen turistlerin de ilgisini çekiyor. Çocuk dostu bir ülke olan Filipinlerin başkenti Manila'daki Bilim Müzesi bunun en büyük kanıtı. Filipinler gezisinden sonra Dünyayı Geziyorum ekibi Tayland - Pattaya'dan renkli görüntüleri ekranlara getirmeye devam etti. Pattaya'nın eşsiz güzellikteki sahilleri ve yemyeşil doğasını ekrana getiren Özlem Tunca milyonlarca yıllık fosillerinin bulunduğu parkta, timsahlar, filler, zürafaların da doğal yaşamlarını izleyicilerle buluşturdu. Dünyanın farklı köşelerinden farklı yaşam tarzlarını ekrana getiren Dünyayı Geziyorum bu bölüm iki farklı duraktan izleyici karşısına çıktı. Özlem Tunca ilk olarak Filipinler’deki tarihi eserleri yerinde inceledi. Filipinler’in tarihini yansıtan en özel eserler Dünyayı Geziyorum ile ekrana taşındı. Dünyayı Geziyorum ekibi daha sonra Tayland’a gitti. Tayland’da Pattaya şehrinin sokaklarını arşınlayan Özlem Tunca, Pattaya’da eşsiz kumsalları gezerken farklı yaşamları da izleyicileri için gözlemledi. Dünyayı Geziyorum Ramazan ayı boyunca Her Pazar 15:15’te Kanal 7’de…


8. Londra Moda Haftası'nda bağımsızlık rüzgarı

  • Duration: 128
  • Channel: news
Londra Moda Haftası'nda bağımsızlık rüzgarı

12 ile 16 Eylül arasında düzenlenen Londra Moda Haftası‘nda 2015 ilkbahar yaz kolleksiyonları modacılar tarafından tanıtıldı. Ünlü tasarımcı Alice Templey’in hazırladığı koleksiyon dikkat çekiciydi. Britanyalı modacı, gelecek ilkbahar yaz sezonu için geniş kesimdeki elbiselere yer verdi. Japon esintilerinin de olduğu defilede Mavi ve pembe tonunun sıkça kullanımı göze çarptı. Siyah ve beyaz renkler de trend renklerin arasındaydı. Templey, elbise kalıbını geniş tutarken, aynı zamanda çok hafif ve ince kumaşlar kullandı. Defileyi İngiliz aktris Alice Eve ve Hollywood yıldızı Nicole Scherzinger de takip etti. Ünlü modacı Vivienne Westwood’da Londra Moda Haftası‘nda boy gösteren isimlerden biriydi. Westwood, önümüzdeki günlerde yapılacak İskoçya’nın bağımsızlık referandumu hakkında açıklamalarda bulundu: ‘’ İskoçya’nın gelecek için umut ve gelişim için model olmasını umuyorum. Açgözlülüğün ve yıkımın olmadığı, halkın demokrasisinin inşa edilmesini temenni ediyorum.’‘ Ünlü modacı defilede coğrafyasının etkisi altında olduğunu gösterdi. Koleksiyonunda bej, lacivert ve siyah tonlarının sıkça kullanımı ve Britanya çizgileri belirgindi. Defile sırasında bazı mankenlerın İskoçya’nın bağımsızlık referandumu için yapılan ‘‘Evet’‘ rozeti taktığı da gözlerden kaçmadı.


9. Sony ve Volvo'da büyük tenkisat

  • Duration: 70
  • Channel: news
Sony ve Volvo'da büyük tenkisat

Japon teknoloji devi Sony beklentilerin üzerinde zarar etmesinin ardından yeniden yapılanmaya gideceğini açıkladı. Bir milyar Dolar zarar etmesi beklenen Sonny, kişisel bilgisayar üretiminden çıkacağını ve televizyon alanındaki faaliyetlerine ayrı bir birim altında devam edeceğini duyurdu. Yeni kurulacak televizyon biriminin temmuz ayında faaliyete başlaması hedefleniyor. Mart 2015’e kadar 5 bin kişinin işine son verecek olan Sony, yaklaşık 1 milyar Dolar tasarruf etmeyi planlıyor. Sony’nin bilgisayar birimini, yatırım fonu Japon Endüstriyel Partners´a satması bekleniyor. Satıştan sonra Sony’nin yüzde 5’lik hisseye sahip olacağı tahmin ediliyor. İsveçli dünyanın en büyük ikinci kamyon üreticisi Volvo ise dördüncü çeyrekte beklenenden fazla kar etmesine karşın işten çıkaracağı çalışan sayısını 4 bin 400’ye yükseltti. Yeni model maliyetleri ve para birimlerindeki değişimin etkisi nedeniyle sayının ikiye katlandığı açıklandı. İşten çıkarmaların bu yıl sonuna kadar tamamlanacağını duyuran şirket, dördünce çeyrekte 471 milyar Dolar net kar etti. Bu rakam beklenin üzerinde olsa da geçen yılın aynı döneminin gerisinde kaldı.


10. Bursa Japon Deprem Uzmanı: Marmara'da Tusunami İçin Erken Uyarı Sistemi Kurulmalı

  • Duration: 231
  • Channel: news
Bursa Japon Deprem Uzmanı: Marmara'da Tusunami İçin Erken Uyarı Sistemi Kurulmalı

Bursa'da konuşan Japon Deprem Uzmanı Yoshıyuk Kaneda, Marmara Denizi'nde büyük bir toprak kayması halinde tsunami etkisi oluşabileceğini söyledi.Haber http://haberler.com/bursa-japon-deprem-uzmani-marmara-da-tusunami-icin-7309812-haberi/


11. Japon Deprem Uzmanı: Marmara'da Tsunami Uyarı Sistemi Kurulmalı

  • Duration: 148
  • Channel: news
Japon Deprem Uzmanı: Marmara'da Tsunami Uyarı Sistemi Kurulmalı

Bursa'da konuşan Yoshıyuk Kaneda, Marmara Denizi'nde büyük bir toprak kayması halinde tsunami etkisi oluşabileceğini söyledi.Haber http://haberler.com/japon-deprem-uzmani-marmara-da-tsunami-uyari-7308601-haberi/


12. Venedik Film Festivali'nde heyecan dorukta

  • Duration: 152
  • Channel: news
Venedik Film Festivali'nde heyecan dorukta

Bu yıl 71’incisi düzenlenen festivalde 20 film “Altın Aslan” ödülü için yarışıyor. 74 yaşındaki Amerikalı ünlü oyuncu Al Pacino Venedik’e 35 yaşındaki kız arkadaşı, Arjantinli oyuncu Lucila Solá ile geldi. Al Pacino festivale katılan iki filmde rol aldı. Yönetmenlik koltuğunda David Gordon Green’in oturduğu “Manglehorn” isimli film Texas kırsalında küçük bir kasabanın hikayesini ekranlara taşıyor. Al Pacino bu küçük kasabada yaşayan ve hayatının aşkını hiç unutamamış bir çilingiri çanlandırıyor. Ünlü oyuncunun performansı eleştirmenlerden olumlu tepkiler aldı. Al Pacino’nun rol aldığı diğer film ise bir Philip Roth romanının uyarlaması olan “The Humbling”. Barry Levinson‘ın yönettiği filmde Al Pacino, genç bir kadınla tanıştıktan sonra hayatı alt üst olan bir oyuncu karakteriyle karşımıza çıkıyor. Japon yönetmen Şinya Tsukamoto, İkinci Dünya Savaşı‘nı konu edinen “Fires on the Plain” adlı filminin dünya prömiyeri için Venedik’teydi. Festivalde büyük yankı uyandıran film Kon Ichikawa’nın yapımlarını andırıyor. Hikaye filmin ana karakteri olan ve Tsukamoto’nun oynadığı Er Tamura’nın etrafında şekilleniyor. Er Tamura Japon birliklerinin Filipinler’deki mağlubiyetinin ardından güvenli bölgelere ulaşmaya çalışıyor. Ancak içinde yamyamlığı da barındıran kanlı sahneler festivalin müdavimlerinde şok etkisi yarattı. İsveçli yönetmen Roy Andersson, kariyerinin 5. uzun metraj filmi “A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence” (“Güvercinin Biri Dala Kondu Varoluşa Kafa Yordu”) adlı yapımla festivaldeki yerini aldı. Film adeta bir modern zaman Don Kişot ve Sancho Panza hikayesi anlatıyor. İki seyyar satıcı Sam ve Jonathan‘ın macerası komedi ve trajedi arasında hayatın ihtişamının yanı sıra insanlığın kırılganlığını da beyaz perdeye yansıtıyor. Festivaldeki İtalyan filmlerinden Mario Martone’nin “Il giovane favoloso” adlı yapımı oyuncular Elio Germano ve Isabella Ragonese’nin performanslarıyla göz dolduruyor. Film İtalyan şair, yazar, filozof ve filolog Giacomo Leopardi hakkında. Papa Devleti’nde muhafazakar nüfusa sahip tenha bir kasabada yaşayan şairin, aşk, acı ve macera dolu hayatı başarılı bir üslupla izleyici ile buluşuyor. Film Venedik’te izleyicilerden büyük alkış aldı.