Search your favorite song for free

1. BAHA-SEVDİM BİR GENÇ KADINI

  • Duration: 130
  • Channel: music
BAHA-SEVDİM  BİR GENÇ KADINI

YAPIM YAVUZ BAŞAR


2. JKT48 Story Episode 06 "KOSTUM JKT48 & NOELA JKT48"

  • Duration: 1454
  • Channel: music
JKT48 Story Episode 06

JKT48 Story Episode 06 "KOSTUM JKT48 & NOELA JKT48" Episode Keenam menjelaskan berbagai macam kostum JKT48 dari kostum Theater, Kostum Off Air, Kostum On Air, dan juga Noella menceritakan tentang perjuangannya menggunakan kostum JKT48 dari tidak lolos audisi gen 1 sampai dia berjuang di audisi gen 2. Follow Us on Twitter : https://twitter.com/HITSRec https://twitter.com/JKT48_Story Like us on Facebook : Hits Records Mau tau bahas apa lagi episode minggu depan? SAKSIKAN JKT48 STORY SETIAP HARI SABTU, PUKUL 16.00 WIB


3. Yolda Yürüyen Kadının Suratına Tuz Ruhu Döken Kişi Eski Sevgili Çıktı

  • Duration: 79
  • Channel: news
Yolda Yürüyen Kadının Suratına Tuz Ruhu Döken Kişi Eski Sevgili Çıktı

Konya'da yolda yürüyen genç kadının yüzüne tuz ruhu döken kişi eski sevgili çıktı. Psikopat adamın gen kadını hastanede de ziyaret ettiği öğrenildi. Konya'da özel güvenlik görevlisi 25 yaşındaki Rukiye K.'nin yüzüne kimyasal madde atıp yaralayan saldırgan eski erkek arkadaşı 41 yaşındaki Faruk Karataş olduğu ortaya çıktı. Gözaltına alınan Faruk K., ifadesinde başka erkeklerle konuşurken gördüğü için kıskandığı Rukiye K.'nin yüzüne tuz ruhu attığını söyledi. Saldırı öncesi ve sonrası görüntüleri güvenlik kamelarına yansıyan şüphelinin, olayın ardından genç kadını hastanede iki kez ziyaret ettiği öğrenildi. YÜZÜNDE VE GÖZÜNDE YANIKLAR VAR Olay, geçen pazartesi günü saat 07.30 sıralarında merkez Selçuklu ilçesi İhsaniye Mahallesi'nde meydana geldi. Rukiye K., kaldığı kız öğrenci yurdundan çıkıp, özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı işyerine doğru yola çıktı. Haber http://haberler.com/yolda-yuruyen-kadinin-yuzune-kimyasal-madde-doken-10347684-haberi/


4. 40 yaşın üstündeki kadınlara gebelik şansı

  • Duration: 312
  • Channel: news
40 yaşın üstündeki kadınlara gebelik şansı

40 yaşın üstündeki kadınlara gebelik şansı. Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, tüp bebek tedavilerinde genetik tarama işlemleri ile tüm kromozomların yerleşimi ve sayısal düzenlerinin ortaya konulabilmesiyle 40 yaşın üstündeki bir kadına gebelik şansı verilebildiğini söyledi. Antalya'nın Belek Turizm Merkezi'ndeki bir otelde bu yıl 19'uncusu düzenlenen Dünya Tüp Bebek Kongresi'ne katılan Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuç, tüp bebek tedavisinde yeni nesil genetik çözümler hakkında bilgiler verdi. Prof. Dr. Pabuç, günümüzde kısırlık nedeniyle uygulanan tüm tüp bebek tedavi süreçleri klinik, embriyolojik ve androlojik yaklaşımlarla birlikte genetik tanı ve seçim yöntemlerinin uygulanabilirliğini zorunlu hale getirdiğini belirtti. Üreme tıbbı genetiğinin de bu konuda hastalara sunduğu önemli tedavi yöntemlerinden biri olarak bu süreçte yerini aldığını işaret eden Prof.Dr. Recai Pabuçcu, “Özellikle anomalili çocuk öyküsü olan hastalarda, tekrarlayan denemeler sonrası gebelik elde edemediğimiz hastalarda, ikiden fazla gebelik kaybı olan hastalarda, ağır erkek kısırlık problemi yaşayan hastalarda ve en önemlisi kadın yaşı ilerlemiş hasta grubumuzdaki hastalardan elde ettiğimiz embriyoların kromozomal tanımlamaları sonrası yaşamla bağdaşan, yani canlı çocuk doğumunu sağlayabilecek olanların seçilip transferi sonrası elde edilen gebelik oranları önemli oranlarda artış göstermektedir.”diye konuştu. "Yüzde 70 gebelik şansı" 1996’lı yıllarda yurt dışında embriyodan genetik çalışmaların başladığını hatırlatarak, 2000’li yıllarda ise Amerikalı gruplar tarafından çalışmaların geliştirilerek devam ettiğini bildirdi. Prof.Dr. Pabuçcu şöyle konuştu: “Bugün gelinen noktada, embriyoyu birinci gün 2 hücre, ikinci gün 4 hücre, üçüncü gün 8 hücre, beşinci günde ise blastokist denilen safhaya getirdiklerini belirten Prof.Dr. Pabuçcu, “Sonra bunu alıp rahmin içine koyuyoruz. Bu hücrenin yani blastokist dışında trofoblast diye parçalar var, buradan bebeğin eşi plasenta gelişiyor. İçinden de bebeğin kendi gelişiyor. Bu alınan 4-5 hücreyi alıp, geri kalan embriyoyu donduruyorsunuz. Bu parçaları sabitleştirip yeni nesil sekanslama yöntemiyle genetik laboratuarına gönderiyorsunuz. Çok gelişmiş makinelerle burada size 23 çift kromozomun hem sayısal hem de parçasal anomalilikleri yakalanıyor.Bu embriyo donmuş oluyor. Bu embriyo verildiği zaman gebelik şansı yüzde 70’lere çıkıyor.” Bu yöntemin herkese yapılmayacağını dile getiren Prof.Dr. Pabuçcu, “ Yaşı 40’ın üzerinde tüp bebeğe girmiş olan bütün kadınlara yapılmalıdır. Hem genetiği bozuk bu yumurtaların hem de sayısı az. 45 yaşındaki bir kadını eğer blastokiste getirirseniz aldığınız yumurtayı embriyo yaptıktan sonra, bir de bunun genetiğini sağlıklı bulursanız, yüzde 60-65 gebelik sağlanacak. Ama hem blastokiste gelecek hem de genetiği sağlam olacak. Ancak yüzde 10’u-15’i bu döneme geliyor. İkincisi ileri derecede erkek kısırlık faktörü olan hastalar. Spermi sıfır yada az olan hastalara da bu yapılmalıdır. Üçüncüsü, tekrarlayan düşükler. 3 taneden faza arka arkaya düşük yapmışsa mutlaka bunlar genetiği problemli olan embriyolardır. Bunlara da yapılması gerekir. Dördüncü grupta 3 defa kaliteli embriyo verilmiş ama gebe kalamamış, bunlara da yapmak lazım. Beşinci grupta kendisinde veya ailesinde genetik hastalığı olan hastalar var. Bunlarda da çocuk ölmeden önce genetik çalışma yapılıyor. Anne ve baba da bu gen var mı ona bakılıyor. Sağlıklı embriyo bulunursa, sağlıklı bir bebek dünyaya geliyor. Bu yeni gelinen NextGenerationSequencing (NGS-Yeni nesil sekanslama) yöntem bizi çok daha ileriye götürdü. Yeni nesil sekanslama adı verilen yeni teknoloji embriyoların genetik tanımlanması amacı ile kullanılmaya başlanmıştır.” ifadelerine yer verdi. "Hastalar doğru bilgilendirilmeli" Başarının arttırılması için hastalara verilerin iyi sunulması gerektiğinin altını çizen Pabuçcu, “ Hastalara bir yük geliyor ama kabul ediyorlar. Nafile turlardan sağlam bir uygulamaya geçiyorsunuz. Hastalık çok iyi aydınlatmak gerekir. Belki ekstra bir ücret ödüyor ama bununla 40 yaşın üstündeki bir kadına gebelik şansı veriyorsunuz.”şeklinde konuştu.


5. Polis genç kadını kanlar içinde bıraktı!

  • Duration: 18
  • Channel: news
Polis genç kadını kanlar içinde bıraktı!

Polis genç kadını kanlar içinde bıraktı! Şoke eden görüntüler ABD Florida’dan… Korkunç dayağın ardında ise bir polis memuru var. İnsanın içini kaldıran olayın sebebi ise genç kadının bir mağazadan bir çift ayakkabı çalması… https://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=Polis+gen%C3%A7+kad%C4%B1n%C4%B1+kanlar+i%C3%A7inde+b%C4%B1rakt%C4%B1%21 Ayrıca mobil uyumlu canlı Radyo Voyage dinlemek için http://www.radyofmdinle.com/radyovoyage.html sayfasını ziyaret edebilirsiniz.


6. Atatürk arı ve duru bir İslam’ı teşvik etmiştir.

  • Duration: 726
  • Channel: news
Atatürk arı ve duru bir İslam’ı teşvik etmiştir.

ADNAN OKTAR: “Peki bir Müslüman, Atatürkçü olabilir mi? Tevhidi benimsemiş bir insan Atatürkçü olabilir mi?” Adam açık konuşuyor. Diyor ki bak; “Bir hafta sakalını keserse bir adam, öldürürüz.” diyor. Açık, kitaplarında yazıyor adamların. Atatürk seni böyle beladan kurtardı. Kadını yarım gösteren, yarım gören zihniyetten seni kurtardı. Senin ablanı, bacını, ananı yarım insan olarak görüyor yobazlar. Kabul ediyor musun sen? Atatürk kurtardı bundan seni. Ve sana sahabe İslam’ını getirdi. Gerçek İslam’ı getirdi Atatürk. On binlerce Kuran dağıtmıştır Atatürk. İlahiyat fakültelerini sen mi kurdun? İmam hatipleri sen mi kurdun? Kardeşim bir tane, iki tane, üç tane, dört tane değil ki. Kıymetini bilmemişler ayrı, Atatürk’ün değerini bilmemişler o dönemde. Yani Dolmabahçe’ye ikamet olarak oraya. Kardeşim rüzgar alan soğuk bir yer, gidip sen otursana orada. Olacak iş mi? Açtığında, rüzgarı acayip rüzgar vuruyor. Nemli ve soğuk. Birbirinden güzel binalar var İstanbul’da. Hayır, ziyarete gitsin. Mesela cumhurbaşkanlığı ofisi olarak kullanabilir, ara ara gidebilir ziyarete ama sabit mekan olarak kullanılması çok acayip.   Hicri; “Bu direnişe komünizm gibi yakıştırma yapmanız saptırmadır. Bu masum göstericilere orantısız güç kullanımıyla başlamış.” Mesela diyor ki adam; “orada ağaçlar var, yeşillikler var, biz bunları protesto ediyoruz.” Bu çok güzel. Yani istemiyoruz diyor. Yanlış anlamış olabilir. İçlerinde masum gösteri yapmak isteyen olabilir. O genç kızlar falan şeker, onlar hakikaten tatlı. “Özgürlüğümüzü niye sınırlıyorsunuz” diyor, bir şey diyor kendince. Bir genç kız olarak şey yapabilir veyahut yani Avrupalılar gibi, mesela Avrupalı gençler gibi özgür olduğunu göstermek istiyor olabilir, bağırıp çağırmak istiyor olabilir, onlara bir sözümüz yok, iftihar ederiz. Bağırsınlar ne güzel “Türkiye’de demokrasi var” deriz. İçimiz açılır değil mi? Ne güzel. Mesela desinler ki işte “şurada bina yapıldı güneşimizi kesiyor”, protesto ediyorsun. şu Greenpeace mesela gemilerin üstüne çıkıyorlar, diyorlar ki “bu gemi asbestten yapılmış, istemiyoruz” diyorlar. Herkes sever öyle insanları. Yani ama tabii kanuni bir ölçü içinde yapmak lazım yahut makul, mesela polise direnmeden. Onlar direnmiyor zaten fazla. Köfte gibiler, hemen doluşup gidiyorlar. Yoksa iftihar ederiz. Bizim böyle genç kızlar çok şeker, çok tatlı delikanlı genç kızlar mesela delikanlılar var falan. Bağırır çağırır protesto eder güzel. Yani Türkiye’de demokrasinin ve özgürlüğün gücünü gösterir o. “Hocam nasıl bir ülkede yaşıyoruz. Hem Atatürkçü olup, hem İslam’ı dosdoğru yaşayamayacak mıyız?” Ne demek istiyor? Zaten İslam’ı dosdoğru yaşamak Atatürkçülükle mümkün olduğuna göre, daha önce yaşayabiliyor muydun? Yaşayamıyordun. Osmanlı sultanları bile yobazlardan rahatsızdı, onlar da ne yapacağını bilemiyordu. Tabii mesela Abdülmecid Efendi resim yapıyor, yobazlar mahvederdiler onu bilseler. Denize şortla giriyor Abdülmecid Efendi. Mahvederler. Kenan Abbas çok komik, diyor ki; “Tayyip Hocamız içkiyi yasaklayınca, halk birden ayılıverdi.” Çok komik espri yapmış. İçkiyi niye yasaklasın? Avrupa’da her yerde satılıyor içki. Laf mı şu? DİDEM ÜRER: Zaten özellikle düzenleme diye belirtiyorlar. ADNAN OKTAR: Her hükümet döneminde bu kanunlar vardı, uygulanmıyordu. Başbakan bir daha gündeme getiriyor. Konu bu yani. Mesela sosyalist Fransa da içki sınırlaması getiriyor yeni. Rusya’da da var. Başına bela içki şu an. Bir düzenleme ama içki illa içeceğim diyorsa, adama sen karışamazsın. Yani tehlikesine dikkat çekersin, riskine dikkat çekersin, işte çoluğu çocuğu koruyacak tedbir alırsın. Alkol muayenesi yapılıyor, şimdi içki içene baskı mı bu? Mesela polis bakacağım size diyor, getiriyor o zımbırtıyı, alakan yoksa bile herkes alkol muayenesinden geçiyor. Potansiyel içmiş gözüyle bakıyor. Yani ne olur ne olmaz. Şimdi bu özgürlüğün sınırlanması değil; özgürlüktür bu. Bu özgürlüğün teşvikidir. Dünyanın her tarafında alkol muayenesi yapılıyor. Bu nasıl hakkımızın bizim elimizden alınması denir mi buna? İçki içen istediği gibi içer. Kimse de karışmıyor, içmeye de devam ederler, ediyorlar da. Molotoftan kastım, Özgün Emre Sorkun, daha önceki olaylar için diyorum. Olayları ben zaten izlemedim, bilmiyorum yani daha önceki. Ama şu an benim aldığım haber, başbakanlık ofisinin önünde çok fazla polisin yaralandığı ve birinin de komada olduğu. Gençlerimize de yazık ayrıca o canlarımıza, genç kızlara. Köpeğe yazık. Mesela çok can şeker, ona da yazık. Salih Bülbül; “Hocam, İngiltere’den yazıyorum. İngiltere’de saat 22:00’dan sonra içki satılmaz. Bu yeni değil” diyor. Tabii. Şu an gençlik kitlenmiş vaziyette bize, maşaAllah. Mesela polis araçlarını parçalama, milletin parasıyla alınıyor polis araçları. Bu klasik komünist yöntemdir. Hangi delikanlı gen