Search your favorite song for free

1. Ahmed Arif - Vay Kurban Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 359
  • Channel: tv
Ahmed Arif  - Vay Kurban Şiiri Kendi Sesinden

Vay Kurban Dağlarının, dağlarının ardı, Nazlıdır. Uçurum kıyısında incecik bir yol Gider dolan-dolana, Bir hastan vardır, umutsuz, Belki ayşe, belki Elif Endamı kuytuda başak, Memesinin, memesinin altında, Bir sancı, Bir hayın bıçak... Ölüm bu, Fukara ölümü Geldim, geliyorum demez. Ya bir kuşluk vakti, ya akşam üstü, Ya da seher, mahmurlukta, Bakarsın, olmuş olacak. Bir hastan vardı umutsuz, Hayreti uykularda, Hayreti soğuk sularda. Gayrı, iki korku çiçeğidir gözleri, İki mavi, kocaman korku çiçeği, Açar, derin kuyularda... Dağlarının, dağlarının ardı korkunçtur. Hiç akıl edip de düşünen var mı? Gün kimin hesabına tutar akşamı, Rahmetinden kim demlenir bulutun, Hayırlı evlat makina Nasıl canavar kesilir. Kurdun, karıncanın rızkını veren Toprak nasıl ayartılır, Yüz vermez topal öküze, Ve almaz koynuna kara sabanı. Sepetçioğlu'm bir kömür işçişidir, Mavzer değil, kürek tutar Urfalı Nazif Mal, haraç-mezattır, Can, pazar-pazar. Kırmızı, ak ve esmer, Yumuşak ve sert buğdayları Yaratan ellerin sahibidir bu, Kör boğaz, nafaka uğruna, Haldan düşmüş, tebdil gezer... Dağlarının, dağlarının ardı, Nasıl anlatsam... Ağaçsız, kuşsuz, gölgesiz. Çırılçıplak, Vay kurban... "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda." Yiğitlik, sen cehennem olsan da bile Fedayı kabul etmektir, Cennet yapabilmek için seni, Yoksul ve namuslu halka. Bu'dur ol hikayet, Ol kara sevda. Seni sevmek, Felsefedir, kusursuz. İmandır, konkunç sabırlı. İp'in, kurşun'un rağmına, Yürür, pervasız ve güzel. Sıradağları devirir, Akan suları çevirir, Alır yetimin hakkını, Buyurur, kitabınca... Gün ola, devran döne, umut yetişe, Dağlarının, dağlarının ardında, Değil öyle yoksulluklar, hasretler, Bir tek başak bile dargın kalmayacaktır, Bir tek zeytin dalı bile yalnız... Sıkıysa yağmasın yağmur, Sıkıysa uykudan uyanmasın dağ. bu yürek, ne güne vurur... Kaçar damarlarından karanlık, Kaçar, bir daha dönemez, Sunar koynunda yatandan, Hem de m


2. Ahmed Arif - Yalnız Değiliz Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 224
  • Channel: tv
Ahmed Arif - Yalnız Değiliz Şiiri Kendi Sesinden

Yalnız Değiliz Bir ufka vardık ki artık Yalnız değiliz sevgilim. Gerçi gece uzun, Gece karanlık Ama bütün korkulardan uzak. Bir sevdadır böylesine yaşamak, Tek başına Ölüme bir soluk kala, Tek başına Zindanda yatarken bile, Asla yalnız kalmamak. Şafakları ben balığa çıkarım Akan akmayan sularda Benim, bütün tezgahlarda paydosa giden Bir bahar akşamı dünyada. Ben dört duvar arasında değilim Pirinçte, pamukta ve tütündeyim, Karacadağ, Çukurova ve Cibalide. Zehirli kör yılanları Ve sıtmasıyla Gün yirmidört saat insan avında Karacadağda çeltikler. Bir kız çocuğunun gözyaşı gibi - Ayak bileklerinde bir dizi boncuk, Sol omzunda nazarlık, Dağ başında unutulmuş üşümüş, Minicik bir aşiret kızının - Damla-damla, berrak olur pirinci. Kamyonlarla, katır kervanlarıyla Beyler sofrasına gider... Çukurovam, Kundağımız, kefen bezimiz Kanı esmer, yüzü ak. Sıcağında sabır taşları çatlar, Çatlamaz ırgadın yüreği. Dilerse buluttan ak, Köpükten yumuşak verir pamuğu. Külhan, kavgacıdır delikanlısı, Ünlü mahpusanelerinde Anadolumun En çok Çukurovalılar mahpustur, Dostuna yarasını gösterir gibi, Bir salkım söğüde su verir gibi, Öyle içten Öyle derin, Türkü söylemek, küfretmek, Çukurova yiğidine mahsustur... Tütünü bilir misin? "Kız saçı" demiş zeybekler, Su içmez her damardan, Yerini kolay beğenmez, Üşür Naz eder, Darılır İki parmak arasında kıyılmış, Bir parçası var kalbimin İncecik, ak kağıtlara sarılır, Dar vakit yanar da verir kendini. Dostun susan dudağına... Sokaklardan, Kıyılardan, Gök mavisinden, Ekmeğinden, Canevinden ayrı düşmeye Yani bütün hasretlerin kahrına Ve zehrine çaresiz kalmaların, İlk nefesi Hızır gibi yetişir Cibalide sarılan cıgaranın... Tütün isçileri yoksul, Tütün işçileri yorgun, Ama yiğit Pırıl - pırıl namuslu. Namı gitmiş deryaların ardına Vatanımın bir umudu...


3. Ahmed Arif – Suskun Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 284
  • Channel: tv
Ahmed Arif – Suskun Şiiri Kendi Sesinden

Suskun Sus, kimseler duymasın. Duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede Yeşil bir yağmur sonra... Yağıyor yeşil. En uzak, o adsız ve kimselersiz, O yitik yıldızda duyuyor musun? Bir stradivarius inler kendi kendine, Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil. Önce bendim diyor ve sonra benim... Ölümsüz, güzel ve çetin. Ezgisidir dolaşan bütün evreni, Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları. Canımı, tüylerimi sarmada şimdi Kendi rüzgarıyla vurgun... Sarıyor yeşil. Rüya, bütün çektiğimiz. Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu, Bir mısra boyu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, Bilmezler nasıl sevdik, İki yitik hasret, İki parça can. Çatladı yüreği çakmaktaşının, Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde Çağlardır boğulmuş bir su... Ağıyor yeşil. Yivlerinde yeşil güller fışkırmış, Susmuş bütün namlular... Susmuş dağ, Susmuş deniz. Dünya mışıl-mışıl, Uykular derin, Yılan su getirir yavru serçeye, Kısır kadın, maviş bir kız doğurmuş, Memeleri bereketli ve serin... Sağıyor yeşil. Aydım yarı gecede, Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat, Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda. Ama hançer taşı sanki Koca Kartaca! Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne Bak nasıl alıyor, yiğit, Binlerce yıl da sonra Alıyor yeşil. Vurur dağın doruğundan Atmacamın çalkara, Yalın gölgesi. Kuş vurmaz, tavşan almaz, Ama aç, azgın Köpek balıklarıydı parçaladığı Bak, Tiber saygılı, suskun. Bak nilüfer dizisi zinciri. Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır, Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi, Ve ilk gerillası Spartaküs'ün. Susuyor yeşil. Sus, kimseler duymasın, Duymasın, ölürüm ha. Aymışam yarı gece, Seni bulmuşam sonra. Seni, kaburgamın altın parçası. Seni, dişlerinde elma kokusu. Bir daha hangi ana doğurur bizi? Ruhum... Mısra çekiyorum, haberin olsun. Çarşıların en küçük meyhanesi bu, Saçları yüzümde kardeş, çocuksu. Derimizin altında o ölüm namussuzu... Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor. İlktir dost elinin hançersizliği... Ağlıyor yeşil.


4. Ahmed Arif - İçerde Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 46
  • Channel: tv
Ahmed Arif - İçerde Şiiri Kendi Sesinden

İçerde Haberin var mı taş duvar? Demir kapı, kör pencere, Yastığım, ranzam, zincirim, Uğruna ölümlere gidip geldiğim, Zulamdaki mahzun resim, Haberin var mi? Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş, Karanfil kokuyor cıgaram Dağlarına bahar gelmiş memleketimin…



6. Arif Nihat Asya'nın Kendi Sesinden "BAYRAK" Şiiri

  • Duration: 180
  • Channel: shortfilms
Arif Nihat Asya'nın Kendi Sesinden

Arif Nihat Asyanın Bayrak Şiiri Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü ! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım Seni selamlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar Yurda ay yıldızın ışığı yeter Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün Gölgene sığındık Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim; Yer yüzünde yer beğen, Nereye dikilmek istersen, Söyle , seni oraya dikeyim! Arif Nihat Asya


7. Ahmet Arif - Diyarbekir Kalesinden Notlar Adilos Bebe Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 218
  • Channel: tv
Ahmet Arif - Diyarbekir Kalesinden Notlar Adilos Bebe Şiiri Kendi Sesinden

1. Varamaz elim Ayvasına, narına can dayanamazken, Kırar boynumu yürürüm. Kurdun, kuşun bileceği hal değil, Sormayın hiç Laaaaal... Kara ferman çıkadursun yollara, Yarin bahçesi tarumar, Kan eder perçem Olancası bir tutam can, Kadasına, belasına sunduğum, Ben öleydim loooy... Elim boş, Ayağım pusu. Bir ben bileceğim oysa Ne afat sevdim. Bir de ağzı var dili yok Diyarbekir Kalesi... 2. Açar, Kan kırmızı yediverenler Ve kar yağar bir yandan, Savrulur Karacadağ, Savrulur zozan... Bak, bıyığım buz tuttu, Üşüyorum da Zemheri de uzadıkça uzadı, Seni, baharmışın gibi düşünüyorum, Seni, Diyarbekir gibi, Nelere, nelere baskın gelmez ki Seni düşünmenin tadı... 3. Hamravat suyu dondu, Diclede dört parmak buz, Biz kuyudan işliyoruz kaba - kacağa, Çayı kardan demliyoruz. Anam sır gibi saklar siyatiğini, "Yel" der, "Baharın geçer". Bacım, ikicanlı, ağır, Güzel kızdır, bilirsin. İlki bu, bir yandan saklı utanır Ve bir yandan korkar Ölürüm deyi. Bir can daha çoğalacağız bu kış. Bebeğim, neremde saklayım seni? Hoş gelir, Safa gelir, Ahmed Arif'in yeğeni... 4. Doğdun, Üç gün aç tuttuk Üç gün meme vermedik sana Adiloş Bebem, Hasta düşmeyesin diye, Töremiz böyle diye, Saldır şimdi memeye, Saldır da büyü... Bunlar, Engerekler ve çıyanlardır, Bunlar, Aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır, Tanı bunları, Tanı da büyü... Bu, namustur Künyemize kazınmış, Bu da sabır, Ağulardan süzülmüş. Sarıl bunlara Sarıl da büyü.


8. Ahmet Arif - Akşam Erken İner Mahpushaneye Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 136
  • Channel: tv
Ahmet Arif - Akşam Erken İner Mahpushaneye Şiiri Kendi Sesinden

Ahmet Arif - Akşam Erken İner Mahpushaneye Şiiri Kendi Sesinden Akşam Erken İner Mahpushaneye Akşam erken iner mahpushaneye. Ejderha olsan kar etmez. Ne kavgada ustalığın, Ne de çatal yürek civan oluşun. Kar etmez, inceden içine dolan, Alıp götüren hasrete. Akşam erken iner mahpushaneye. İner, yedi kol demiri, Yedi kapıya. Birden, ağlamaklı olur bahçe. Karşıda, duvar dibinde, Üç dal gece sefası, Üç kök hercai menekşe... Aynı korkunç sevdadadır Gökte bulut, dalda kaysı. Başlar koymağa hapislik. Karanlık can sıkıntısı... "Kürdün Gelini"ni söyler maltada biri, Bense volta'dayım ranza dibinde Ve hep olmayacak şeyler kurarım, Gülünç, acemi, çocuksu... Vurulsam kaybolsam derim, Çırılçıplak, bir kavgada, Erkekçe olsun isterim, Dostluk da, düşmanlık da. Hiçbiri olmaz halbuki, Geçer süngüler namluya. Başlar gece devriyesi jandarmaların... Hırsla çakarım kibriti, İlk nefeste yarılanır cigaram, Bir duman alırım, dolu, Bir duman, kendimi öldüresiye, Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin, Ama akşam erken iniyor mahpushaneye. Ve dışarda delikanlı bir bahar, Seviyorum seni, Çıldırasıya...


9. Ahmet Arif - Ay Karanlık Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 100
  • Channel: tv
Ahmet Arif - Ay Karanlık Şiiri Kendi Sesinden

Ay Karanlık Maviye Maviye çalar gözlerin, Yangın mavisine Rüzgarda asi, Körsem, Senden gayrısına yoksam, Bozuksam, Can benim, düş benim, Ellere nesi? Hadi gel, Ay karanlık... İtten aç, Yılandan çıplak, Vurgun ve bela Gelip durmuşsam kapına Var mı ki doymazlığım? İlle de ille Sevmelerim, Sevmelerim gibisi? Oturmuş yazıcılar Fermanım yazar N'olur gel, Ay karanlık... Dört yanım puşt zulası, Dost yüzlü, Dost gülücüklü Cıgaramdan yanar. Alnım öperler, Suskun, hayın, çıyansı. Dört yanım puşt zulası, Dönerim dönerim çıkmaz. En leylim gecede ölesim tutmuş, Etme gel, Ay karanlık...


10. Ahmet Arif - Bu Zindan , Bu Kırgın , Bu Can Pazarı Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 247
  • Channel: tv
Ahmet Arif  - Bu Zindan , Bu Kırgın , Bu Can Pazarı Şiiri Kendi Sesinden

Gördüler Yedi cihan, İn, cin Kaf dağının ardındakiler, Kıtlık da kıran da olsa Gördüler analar neler doğurur Aman aman hey... Dünyalar vardır elvan, Bir su damlasında, bir kıl ucunda, Meyvalar vardır, meyvalar, Ağacı, omcası yok, Sana vurgun, sana dost. Beride Kabil'in murdar baltası Ve kan değirmenleri, Kader kahpesi. Beride borazancıları o puşt ölümün, Hazır ırzını vermeğe Yiğitler vuruldukça. Timsah kısmı çünkü yavrusunu yer Akarsu duruldukça. Cadı, yalan hamurunu dağ - dağ yoğurur Aman aman hey Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı, Macera değil. Yaşamak, sade "yaşamak" Yosun, solucan harcıdır. Öyle açar ki murat. Susuz, güneşsiz de kalsa, koparılsa da Şavkı, bulut güllerinden daha bir suna, Daha bir burcu - burcudur. Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı Macera değil Sardığım toprağımın altın sabrıdır. O sert, erkek hüznüdür lahza başında Cıgara değil. Ve sevgilim uykusunda bağrır Aman aman hey... Meltemin bir tadı, ustura ağzı Biri, kız memesi, tılsım, Yağmurun bir damlası süzülmüş küfür, Bir damlası, aşk. Senin uykuların hayın, Düşlerin kardeş. Duyar mısın, anlayıp sızlar mısın ki? Gece, samanyollarında rüzgar çıkıncayadek, Mısralarım kardeş - kardeş çağırır Aman Aman hey... Serabın bir sonu vardır, Ufkun, sıradağın sonu. Uçarın, kaçarın bir sonu vardır Senin sonun yok. Mandaların, kavakların pazarı olur, Senin pazarın olamaz. Sensiz nar çatlamaz, bebek gııı demez. Beni böyle şair, dizane etmez, Kızımın çatal göğsü. Senin yüzün suyu hürmetinedir Buğdalara, cevizlere yürüyen Kara toprağın ak südü... Bir bilsen kimlere tasa, kedersin, Anlar mısın, şaşırıp ağlar mısın ki? Bir bilsen kardeşlerim ne can çocuklar Ve bilsen nasıl vurur beni bu duvar. Akşam - akşam, kara sevdam ağırır Aman, aman hey...


11. Ahmet Arif - Uy Havar Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 200
  • Channel: tv
Ahmet Arif - Uy Havar Şiiri Kendi Sesinden

Uy Havar Yangınlar, Kahpe fakları, Korku çığları Ve irin selleri, aç yırtıcılar, Suyu zehir bıçaklar ortasındasın. Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay! Pusatsız, duldasız, üryan Bir cana bir de başa Seher vakti leylim-leylim Cellat nişangahlar aynasındasın. Oy sevmişim ben seni... Üsküdar'dan bu yan lo kimin yurdu! He canım... Çiçekdağı kıtlık, kıran, Gül açmaz, çağla dökmez. Vurur alnım şakına Vurur çakmaktaşı kayalarıyla Küfrünü, Medetsiz, Munzur. Şahmurat Suyu kan akar Ve ben şairim. Namus işçisiyim yani Yürek içisi. Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş, Ne salkım bir bakış Resmin çekeyim, Ne kınsız bir rüzgar Mısra dökeyim. Oy sevmişem ben seni... Ve sen daha demincek, Yıllar da geçse demincek, Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm, Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim, Yaran derine gitmiş, Fitil tutmaz, bilirim. Ama hesap dağlarladır, Umut, dağlarla. Düşün, uzay çağında bir ayağımız, Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri Düşün, olasılık, atom fiziği Ve bizi biz eden amansız sevda, Atıp bir kıyıya iki zamanı Yarının çocukları, gülleri için Herbirinin ayvatüyü, çilleri için, Koymuş postasını, Görmüş restini. He canım, Sen getir üstünü. Uy havar! Muhammed, İsa aşkına, Yattığın ranza aşkına, Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü! Benim de boş yanım hançer yalımı Ve zulamda kan-ter içinde, asi, He desem, koparacak dizginlerini Yediveren gül kardeşi bir arzu Oy sevmişem ben seni...


12. Ahmet Arif -33 Kurşun Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 442
  • Channel: tv
Ahmet Arif -33 Kurşun Şiiri Kendi Sesinden

Ahmet Arif -33 Kurşun Şiiri Kendi Sesinden Bu dağ Mengene dağıdır Tanyeri atanda Van'da Bu dağ Nemrut yavrusudur Tanyeri atanda Nemruda karşı Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur Bir yanın seccade Acem mülküdür Doruklarda buzulların salkımı Firari guvercinler su başlarında Ve karaca sürüsü, Keklik takımı... Yiğitlik inkar gelinmez Tek'e - tek doğüşte yenilmediler Bin yıllardan bu yan, bura uşağı Gel haberi nerden verek Turna sürüsü değil bu Gökte yıldız burcu değil Otuzüç kurşunlu yürek Otuzuç kan pınarı Akmaz, Göl olmuş bu dağda...


13. Ahmet Arif - Karanfil Sokağı Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 224
  • Channel: tv
Ahmet Arif - Karanfil Sokağı Şiiri Kendi Sesinden

Ahmet Arif - Karanfil Sokağı Şiiri Kendi Sesinden Karanfil Sokağı Tekmil ufuklar kışladı Dört yön, onaltı rüzgar Ve yedi iklim beş kıta Kar altındadır. Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar Ray, asfalt, şose, makadam Benim sarp yolum, patikam Toros, Anti-toros ve asi Fırat Tütün, pamuk, buğday ovaları, çeltikler Vatanım boylu boyunca Kar altındadır. Döğüşenler de var bu havalarda El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem Ümit, öfkeli ve mahzun Ümit, sapına kadar namuslu Dağlara çekilmiş Kar altındadır. Şarkılar bilirim çiğ tutmuş Resimler, heykeller, destanlar Usta ellerin yapısı Kolsuz, yarı çıplak Venüs Trans-nonain sokağı Garcia Lorca'nın mezarı, Ve gözbebekleri Pierre Curie'nin Kar altındadır. Duvarları katı sabır taşından Kar altındadır varoşlar, Hasretim nazlıdır Ankara. Dumanlı havayı kurt sevsin Asfalttan yürüsün Aralık, Sevmem, netameli aydır. Bir başka ama bilemem Bir kaçıncı bahara kalmıştır vuslat Kalbim, bu zulümlü sevda, Kar altındadır. Gecekondularda hava bulanık puslu Altındağ gökleri kümülüslü Ekmeğe, aşka ve ömre Küfeleriyle hükmeden Ciğerleri küçük, elleri büyük Nefesleri yetmez avuçlarına -İlkokul çağında hepsi- Kenar çocukları Kar altındadır. Hatıp Çay'ın öte yüzü ılıman Bulvarlar çakırkeyf Yenişehir'de Karanfil Sokağında gün açmış Hikmetinden sual olunmaz değil "mucip sebebin" bilirim Ve "kafi delil" ortada... Karanfil sokağında bir camlı bahçe Camlı bahçe içre bir çini saksı Bir dal süzülür mavide Al - al bir yangın şarkısı, Bakmayın saksıda boy verdiğine Kökü Altındağ'da, İncesu'dadır.


14. Ahmed Arif - VAY KURBAN

  • Duration: 372
  • Channel: creation
Ahmed Arif - VAY KURBAN

Dağlarının, dağlarının ardı korkunçtur. Hiç akıl edip de düşünen var mı? Gün kimin hesabına tutar akşamı, Rahmetinden kim demlenir bulutun, Hayırlı evlat makina Nasıl canavar kesilir. Kurdun, karıncanın rızkını veren Toprak nasıl ayartılır, Yüz vermez topal öküze, Ve almaz koynuna kara sabanı. Sepetçioğlu'm kömür işçisidir, Mavzer değil, kürek tutar Urfalı Nazif Mal, haraç - mezattır, Can, pazar - pazar. Kırmızı, ak ve esmer, Yumuşak ve sert buğdaları Yaratan ellerin sahibidir bu, Kör boğaz, nafaka uğruna, Haldan düşmüş, tebdil gezer...


15. Ahmet Arif – Kara Şiiri Kendi Sesinden

  • Duration: 164
  • Channel: tv
Ahmet Arif – Kara Şiiri Kendi Sesinden

Kara Çarpmış, Paramparça etmiş, Kara sütü, kara sevdayla seni... Ve kara memelerinde dişlerin asi, Karadır, upuzun yattığın gece, Felek, ah ettirir, boynun kıl - ince... Cihanlar, çocuklar, kuşlar içinde Sızlar bir yerlerin Adsız ve kayıp Sızlar, usul-usul, dargın, Ve kan tadında bir konca, Damıtır kendini mısralarınca... De be aslan karam, De yiğit karam, Hangi kalemin yazısı, Zorlu yazısı, Belanda? Anadan doğma nişan mı, Sütlü barut damgası mı, Bir gece parçası mı kaburgandaki? Kız kakülü, ne hal eylermiş teni, Ellerin, deli hoyrat, Ellerin, susuz, yangın. Ellerin ooooy alarga... De be aslan karam, De yiğit karam, Hangi güzelin diş yeri, Mavi diş yeri, Sevdanda? Vurmuş, Demirlerin çapraz gölgesi, Alnın galip ve serin. Künyen çizileli kaç yıldız uçtu, Kaç ayva sarardı, kaç kız sevişti, Gelmemiş, kimselerin... De be aslan karam, De yiğit karam, Hangi zehirin meltemi, Saran meltemi, Hülyanda? Hakikatli dostun muydu, Can koyduğun ustan mıydı, Bir uyumaz hasmın mıydı, "Ooooof" de bunlar olsun muydu? De be aslan karam, De yiğit karam, Hangi kahpenin hançeri, Saklı hançeri, Yaranda?


16. Ahmed Arif - Uy Havar!

  • Duration: 70
  • Channel: music
Ahmed Arif - Uy Havar!

Yangınlar, Kahpe fakları, Korku çığları Ve irin selleri, aç yırtıcılar, Suyu zehir bıçaklar ortasındasın. Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay! Pusatsız, duldasız, üryan Bir cana bir de başa Seher vakti leylim - leylim Cellât nişangâhlar aynasındasın. Oy sevmişem ben seni... Üsküdar'dan bu yan lo kimin yurdu! He canım... Çiçekdağı kıtlık, kıran, Gül açmaz, çağla dökmez. Vurur alnım şakına Vurur çakmaktaşı kayalarıyla Küfrünü, Medetsiz, Munzur. Şahmurat Suyu kan akar Ve ben şairim. Namus işçisiyim yani Yürek işçisi. Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş, Ne salkım bir bakış Resmin çekeyim, Ne kınsız bir rüzgâr Mısrâ dökeyim. Oy sevmişem ben seni... Ve sen daha demincek, Yıllar da geçse demincek, Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm, Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim, Yaran derine gitmiş, Fitil tutmaz, bilirim. Ama hesap dağlarladır, Umut, dağlarla. Düşün, uzay çağında bir ayağımız, Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri Düşün, olasılık, atom fiziği Ve bizi biz eden amansız sevda, Atıp bir kıyıya iki zamanı Yarının çocukları, gülleri için Herbirinin ayvatüyü, çilleri için, Koymuş postasını, Görmüş restini. He canım, Sen getir üstünü. Uy havar! Muhammed, İsa aşkına, Yattığın ranza aşkına, Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü! Benim de boş yanım hançer yalımı Ve zulamda kan - ter içinde, âsi, He desem, koparacak dizginlerini Yediveren gül kardeşi bir arzu Oy sevmişem ben seni... Ahmed Arif http://www.antoloji.com/uy-havar-siiri/


17. Doğuş Sinan Coşkun - Öyle Bir Kadın İstedim

  • Duration: 349
  • Channel: music
Doğuş Sinan Coşkun - Öyle Bir Kadın İstedim

Doğuş Sinan Coşkun'un sesinden “Öyle Bir Kadın İstedim” şiiri yayında! Daha fazlası için kanala abone olmayı unutmayın; https://goo.gl/wpZA3E Öyle Bir Kadın İstedim: Ben öyle özel bir kadın istedim ki,Sığınmasın,Ağlaşmasın,Benden minnet beklemesin,Hepsini söke sökekendi yapsın istedim,Kim demiş ki,Erkekler sığınacakları bir kadın istemez,Ben omzunda ağlayacağım bir kadın istedim.Ama beni buna pişman etmeyecek,O göz yaşlarının zayıflık değil,Duygu seli olduğunu bilenve "Göz yaşına kurban olurum senin"diyebilecek bir kadınınErkeği olmak istedim.Hamarat olsun istedim tabi ki,Benide ateşlesin,Yapmadığım ötelediğim işleribana yaptırsın istedim,Ama öyleklasik kadın yöntemi ilekafamın etini yiyerek,dırdır ederek değil,Bana örnek olarak,Beni utandırarak yapsın istedim bunu...Yetenekli bir kadın olsun istedim,Gerektiğinde hani,Benim elim bir türlü değmemişsebozuk prize,eline tornavidayı alabilecekbir kadın olsun istedim.Yardımsever bir kadın olsun istedim,Kendi parasınıda kazananbir kadın olsun ama..Benim verdiğim paralardan dazulaya atsın bir şeyler,fakat o paralarlamesela birilerine yardım etsin,Sonra da bunu bana anlatsın istedim..ki böylece, benimde zengin gönlümümyardımseverliğimin değerinide anlayabilecekbir kadın olsun istedim.O ay bütçede verdiğim açığın sebebi içinkafamın etini yemesinbirine el uzattığımı anlasın istedim...Delikanlı bir kadının erkeği olmak istedim,Hani,Koy yüz erkeğin içineKızoğlan kız çıkanından...Sokakta biri laf attığında,Çantayı kafasına geçireninden olsun istedim.Şöyle gözüpek bir kadın.Kadınsı bir kadın istedim,Delikanlılık kalbinde olsun ama...Kendisi çok afilli bir kadın olsun istedim,Albenisi yüksek bir kadın yani,Çok bakımlı,Vücuduna saygısı olan,Kendine özen gösterenbir kadının erkeği olmak istedim,Bir gören ,Gördüğü anda şöyle yamulup kalsın yani..İşte öyle bir kadın olsun İstedim,Kıskançlıkta yapabilirim bu durumda tabi ki,İşte bunu da hoş görecek bir kadınınErkeği olmak istedim.Bana şiriler, öyküler yazdıracak kadarRuhumda fırtınalar koparacak,Şiirlerimi ezberleyecek bir kadınınErkeği olmak istedim.Sinirli olduğumda üstüme gelmeyecek,Ama sonradan canıma okuyacakBir kadının erkeği olmak istedim.Ben kendi falına baktırmak içinElinde fincanla dolaşan değil,Benim kahve falıma bakacak,Falımda bana bir kadın çıkarıpSonra da..."Kim bu kadın bakayım" diyeŞakadan hesap soracakBir kadının erkeği olmak istedim.Kapris yapmayanı olurmu demeyin,Ben vallahi kapris yapmayacakBir kadının erkeği olmak istedim.Ben,Kanaatkar, tok gözlü, bir kadınınErkeği olmak istedim,Öyle bana,"Ayşe hanımın kocası ne almış biliyormusun"Demeyecek bir kadının erkeği olmak istedim.Ben zenginliğide tatmışAma günü geldiğinde bütün o servetiElinin tersi ile itmiş,Gerçekten soğan ekmek yenecek günlerde deBana destek olabilecek bir kadınınErkeği olmak istedim.Ben derdimi anlatmak istemediğimdeBeni deşebilecek...Ama bunu,Beni sıkmadan yapabilecek bir kadınınErkeği olmak istedim.Ben,Onurum için mesela,Rütbe ve makamlarımı terk etmek istediğimde,"Ama biz ne olacağız, nasıl geçineceğiz" demeyen,"Aslanım benim seninle gurur duyuyorum"Diyebilecek bir kadının erkeği olmak istedim.Ben bir eşi, ya da sevgiliyiSadece geleceğinin garantisi,Huzur ve güvenin timsali olarak görmeyen,Aşkın kıymetini bilen bir kadının erkeği olmak istedim.Ben,Kural tanımayan,Toplum kurallarının aşkı zehirlediğini bilen..Aşkı için hani tahtını da bırakabilecek,Her şeyi ve herkesi,Elinin tersi ile itebilecekBir kadının erkeği olmak istedim.Ben cilveli, işveli bir kadınınErkeği olmak istedim,Sokakta ve bir mecliste tam bir hanımefendi,Geceleri ise...Koynumda bir yosma olabilecekBir kadının erkeği olmak istedim.Ben,Sır tutabilecek bir kadının,Ben,Halden anlayacak bir kadınınErkeği olmak istedim...Şefkatli olsun istedim ben o kadını,Yeri geldiğinde anne gibi olabilecek,Mesela,Ben uyurken üstümü örtecek bir kadın olsun istedim,ve örtüp gitmesin hemen,Birde uykumda yanağımdan öpsün istedim..Ben,Bir söylüyorsam sevdiğimi,İki defa söyleyen olsun istedim.Durup durup sarılan,Yanağımdan makas alan bir kadın istedim.Ben yıldızları birlikte seyredebileceğim...Dizine yatabileceğimve o sırada saçımı okşayacakBir kadının erkeği olmak istedimBen sofrada mum yakabilecek,Şarkımız çaldığındaGözümün içine bakıp gülümseyecek,Yatmadan önce her geceBeni dansa kaldırabilecekBir kadının erkeği olmak istedim.Ben böyle istedim işte dostlarBen de böyleyim,Var biliyorum...Siz ne olurYerini söyleyin... Yazan: Muzaffer Alper Bunlar da ilginizi çekebilir: ✔ Bir Kadın Seni Seviyorsa Şiiri: https://goo.gl/jPzy9C ✔ Ayşe Şiiri :https://goo.gl/qHaJnr ✔ Öyle Bir Kadın İstedim Şiiri: https://goo.gl/oirVji


18. Arif Damar

  • Duration: 116
  • Channel: news
Arif Damar

Devrimci şair Arif Damar'ın kendi sesinden "Yoksulduk Dünyayı Sevdik" şiiri... Şair 20 Ekim 2010'da hayatını kaybetti...


19. Ahmet Arif - 33 kursun Şiiri

  • Duration: 442
  • Channel: tv
Ahmet Arif - 33 kursun Şiiri

Ahmet Arif -33 Kurşun Şiiri Kendi Sesinden Bu dağ Mengene dağıdır Tanyeri atanda Van'da Bu dağ Nemrut yavrusudur Tanyeri atanda Nemruda karşı Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur Bir yanın seccade Acem mülküdür Doruklarda buzulların salkımı Firari guvercinler su başlarında Ve karaca sürüsü, Keklik takımı... Yiğitlik inkar gelinmez Tek'e - tek doğüşte yenilmediler Bin yıllardan bu yan, bura uşağı Gel haberi nerden verek Turna sürüsü değil bu Gökte yıldız burcu değil Otuzüç kurşunlu yürek Otuzuç kan pınarı Akmaz, Göl olmuş bu dağda...


20. Ahmed Arif - Hani Kurşun Sıksam Geçmez Geceden

  • Duration: 50
  • Channel: music
Ahmed Arif - Hani Kurşun Sıksam Geçmez Geceden

Yiğit harmanları, yığınaklar, Kurulmuş çetin dağlarında vatanların. Dize getirilmiş haydutlar, Hayınlar, amana gelmiş, Yetim hakkı sorulmuş, Hesap görülmüş. Demdir bu... Demdir, Derya dibinde yangınlar, Kan kesmiş ovalar üstünde Mayıs... Uçmuş, bir kuştüyü hafifliğinde, Çelik kadavrası koruganların. Ölünmüş, canım, ölünmüş Murad alınmış... Gelgelelim, Beter, bize kısmetmiş. Ölüm, böyle altı okka koymaz adama, Susmak ve beklemek, müşiş Genciz, namlu gibi, e çatal yürek, Barışa, bayrama hasret Uykulara, derin, kaygısız, rahat, Otuz iki dişimizle gülmeğe, Doyasıya sevişmeğe, yemeğe... Kaç yol, ağlamaklı olmuşum geceleri, Asıl, bizim aramızda güzeldir hasret Ve asıl biz biliriz kederi. İçim, bir suskunsa tekin mi ola? O Malta bıçağı, kınsız, uyanık, Ve genç bir mısradır Filinta endam... Neden, neden alnındaki yıkkınlık, Bakışlarındaki öldüren buğu? Kaç yol ağlamaklı oluyorum geceleri... Nasıl da almış aklımı, Sürmüş, filiz vermiş içimde sevdan, Dost, düşman söz eder kendi kavlince, Kınanmak, yiğit başına. Bu, ne ayıp, ne de yasak, Öylece bir gerçek, kendi halinde, Belki, yaşamama sebep... Evet, ağlamaklı oluyorum, demdir bu. Hani, kurşun sıksan geçmez geceden, Anlatamam, nasıl ıssız, nasıl karanlık... Ve zehir - zıkkım cıgaram. Gene bir cehennem var yastığımda, Gel artık... Ahmed Arif http://www.antoloji.com/hani-kursun-siksam-gecmez-geceden-siiri/