Search your favorite song for free




4. 25.05.12-Cuma Hutbesi-Vadedilen Mesihin Ashabının Samimiyet ve İtaati

  • Duration: 3442
  • Channel: webcam
25.05.12-Cuma Hutbesi-Vadedilen Mesihin Ashabının Samimiyet ve İtaati

Vadedilen Mesih ve Mehdi Hz. Mirza Gulam Ahmed'in (a.s.) 5. Halifesi ve Uluslararası Müslüman Ahmediye Cemaati Başkanı Hz. Mirza Masrur Ahmed'in Almanya'dan verdiği Cuma Hutbesi



6. Fıtri Sığınak : Aile - Sadreddin Çelik - Cuma Hutbesi

  • Duration: 1134
  • Channel: school
Fıtri Sığınak : Aile - Sadreddin Çelik - Cuma Hutbesi

Ey iman edenler Kendinizi ve ehlinizi yakacağı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.Tahrim-6



8. Üç Aylar - Sadreddin Çelik - Cuma Hutbesi

  • Duration: 1033
  • Channel: school
Üç Aylar - Sadreddin Çelik - Cuma Hutbesi

Güncel konularla bu haftanın hutbesi ve Cuma Namazı.


9. Müşerref Teyze, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Buluşmasını Gözyaşlarıyla Anlattı

  • Duration: 475
  • Channel: news
Müşerref Teyze, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Buluşmasını Gözyaşlarıyla Anlattı

Müşerref Teyze, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la buluşmasını gözyaşlarıyla anlattı En büyük arzusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la tanışmak olan Müşerref Erdem'in hem hayali hem de rüyası gerçeğe döndü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Manisa Mitinginde yanında oturan ve bir süre sohbet eden Müşerref Erdem... Müşerref Teyze, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la buluşmasını gözyaşlarıyla anlattı En büyük arzusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la tanışmak olan Müşerref Erdem'in hem hayali hem de rüyası gerçeğe döndü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Manisa Mitinginde yanında oturan ve bir süre sohbet eden Müşerref Erdem o anları gözyaşlarıyla anlattı "Beni annesine benzetti" "O kadar muhterem anne ve babanın evladı ki ben onu her televizyonda gördüğümde, böyle gözlerinin altı şiştiği zaman çok üzülüyorum" "Ne kadar şükretsek, ne kadar secdeden kalkmasak azdır. Ne kadar mütevazı bir kumandanımız var. Haber http://haberler.com/muserref-teyze-cumhurbaskani-erdogan-la-10207286-haberi/


10. Salat (performing prayers) is a very important act of worship

  • Duration: 97
  • Channel: news
Salat (performing prayers) is a very important act of worship

VTR: İrem Uzuner. "Is it possible to be religious without performing prayers?" ADNAN OKTAR: Of course, it is possible,One can be religious without performing prayers. God might have created a person to be deeply sincere, but somehow performing prayers was not in that person's destiny. In such cases, God bases His judgment on his other good aspects, and grant that person His heaven accordingly. But God also firmly warns those who do not perform prayers. Avoiding performing prayers is terrifying. It is actually quite easy to perform prayers, but they make it seem difficult. God says in the Qur'an; "They will ask the evildoers: 'What caused you to enter the hell?’" and the first thing they say is, "We were not among those who performed prayers." For this reason, my brothers and sisters should not completely forgo performing prayers. They should at least try to perform one of the five daily prayers. Or they should try, if they can, to perform two of them. Nevertheless, they should not stop performing prayers altogether. They should at least try to perform the Friday prayer. At the very least, they should perform the Salat al-Eid [The feast prayer]. http://en.a9.com.tr/watch/259249/Adnan-Oktarin-Sohbetlerinden-Secme-Bolumler/Salat-(performing-prayers)-is-a-very-important-act-of-worship- A9 uygulama mobil linkler : A9 TV iphone : http://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv/id432879700 A9 Radyo iphone : https://itunes.apple.com/tr/app/a9-tv-radio/id929302730 A9 TV Android : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.client.a9tv A9 Radyo Android: https://play.google.com/store/apps/details?id=com.chelik.clients.a9radyo


11. HİMMET YILMAZ CUMA HUTBESİ 31.07.2015

  • Duration: 677
  • Channel: news
HİMMET YILMAZ CUMA HUTBESİ 31.07.2015

CUMA HUTBESİ: “İNSAN: AKILLI VE SORUMLU VARLIK”- VİDEO EMİRKAPTAN Aziz Müminler! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: Ey iman edenler! Kendi sorumluluklarınıza dikkat edin. Hidayet üzere olduğunuz müddetçe yanlış yola sapanlar size zarar veremez. Dönüşünüz Allah’adır ve yapmakta olduğunuz her şeyi Allah size bildirecektir.[i] Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Nerede olursan ol, Allah’a karşı gelmekten sakın. Şayet bir kötülük yaparsan onu affettirecek bir iyilik yap. İnsanlara da güzel ahlâkla davran!”[ii] Kardeşlerim! Varlık sebebimiz, her şeyden önce Hakkı tanımak, O’na tabi olmak ve yaratılış amacımıza uygun bir hayat sürmektir. Bu hayat Kur’an hayatıdır. Bu hayat, alemlere rahmet ve rehber olarak gönderilen Efendimiz’in (s.a.s) hayatıdır. Bu hayat, sırat-ı müstakim üzere yaşamını tanzim edenlerin hayatıdır. Günde beş vakit okuduğumuz Fatiha’da, Rabbimizden; bizlere hidayet vermesini ve bizleri dosdoğru yola ulaştırmasını niyaz ederek rükûlarımıza, secdelerimize, dualarımıza başlarız. Bu dosdoğru yol peygamberlerin, salihlerin, yoludur. Bu yolda ubudiyet, muhabbet, teslimiyet, sadakat ve samimiyet vardır. Bu yol, yolcusunu selamete, huzura ve felaha ulaştırır. Bizler bu yola kelime-i şehadetle Rabbimizin varlığını ve birliğini, sonsuz kudretini, O’nun alemlere rahmet olarak gönderdiği kutlu elçisi Muhammed Mustafa’nın (s.a.s) peygamberliğini kabul ve ikrar ederek başladık. Bu, sıradan bir kabul ve ikrar değildi elbette. Bu şehadetle ağır bir sorumluluk üstlendik. Bu şehadet azığımız oldu. Dünya hayatında karşılaştığımız türlü hengamelerde, çıkmazlarda bu şehadetle ayakta kaldık. Bu şehadetle başıboş yaratılmadığımızı, sorumluluk sahibi mükerrem bir varlık olduğumuzu öğrendik. Öyleyse Rabbimize, kendimize ve bütün yaratılmışlara karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek asli görevimizdir. Kıymetli Kardeşlerim! Mümin olarak Rabbimize karşı sorumluluğumuz, teslimiyet ve sadakat sahibi bir kul olmaktır. Her vesile ile Allah’ın rızasını aramaktır. O’na itaatsizlikten, ateşe düşmekten korkarcasına sakınmaktır. O’na, göndermiş olduğu kitaba ve peygambere karşı samimi olmaktır. Kendimize karşı sorumluluğumuz, Yüce Rabbimizin bize vermiş olduğu maddi ve manevi imkanları meşru ölçüler çerçevesinde kullanmaktır. Allah’ın her birimize bahşettiği akıl ve bedeni, bilgi ve tecrübeyi, gücü ve kudreti insanlığın hayrı için seferber etmektir. Ailemize, akrabamıza, kardeşlerimize karşı sorumluluğumuz onlara sevgi, insaf ve merhametle muamele etmektir. Yaptığımız iyiliğin, yardımın, fedakârlığın karşılığını yalnızca Allah’tan umarak yanlarında yer almaktır. Onların onur ve haysiyetlerini, hak ve hukuklarını korumaktır. Diğer insanlara karşı sorumluluğumuz ise, onlara adaletle davranmaktır. Allah’ın var ettiği bir değer olarak her insanın canına, malına, şeref ve onuruna hürmet göstermektir. Hayatın birlikte anlam kazandığını, dünyanın hepimize emanet olduğunu unutmamaktır. Kardeşlerim! İsraftan haksız kazanca, gıybetten iftiraya, yalandan dolandırıcılığa, hakaretten zulme; İslam’ın yasakladığı bütün davranışlar, günah olmanın yanında birer sorumsuzluk örneğidir. Hem Allah’ın hem de insanların hakkını ihlal etmektir. Müslüman, şerre alet olmamaya ve kötülükle anılmamaya dikkat eder. Çünkü Allah Rasulü’ne (s.a.s) göre Müslüman; insanların, elinden ve dilinden zarar görmedikleri kişidir. Mümin ise, insanların canları ve mallarını kendisine karşı güvende bildikleri kimsedir. [iii] Kardeşlerim! Ne acıdır ki insanlık ailesinin ortak bahçesi olan dünyada bugün çiçekler solmuş, ekinler kavrulmuş, nehirler kurumuş bir haldedir. Kendisinden başka kimseye hayat hakkı tanımayanlar, mazlum ve masum canlara acımasızca kıymaktadır. İnsanca yaşamaya, hasret kalmış nice mağdurlar evinden, yurdundan hatta canından olmaktadır. Sorumsuzluğun sebep olduğu acının en derin örnekleri başta İslam dünyası olmak üzere, birçok bölgede yaşanmaktadır. Kardeşlerim Geliniz şu mübarek Cuma vaktinde hep birlikte Rabbimize el açıp yalvaralım: Allah’ım! Bizleri, sorumluluğunun bilincinde olanlardan eyle. Allah’ım! Bizleri Hakkı hak bilip Hakka uyan, batılı batıl bilip batıldan uzaklaşanlardan eyle. Allah’ım! Bizleri zalimlerle birlikte olmaktan ve Haktan yüz çevirmekten muhafaza eyle. OKUNAN YER: BANDIRMA/YENİ ÇINARLI CAMİİ OKUYAN: HİMMET YILMAZ https://emirkaptan.wordpress.com/2015/07/31/cuma-hutbesi-insan-akilli-ve-sorumlu-varlik-video/


12. ADEM TURAN CUMA HUTBESİ 24.07.2015

  • Duration: 511
  • Channel: news
ADEM TURAN CUMA HUTBESİ 24.07.2015

CUMA HUTBESİ: “GÜN BİRLİK VE DİRLİK GÜNÜDÜR!” – VİDEO EMİRKAPTAN Muhterem Kardeşlerim! Okuduğum âyet-i kerimede Rabbimiz: “Kim, bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir insanı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir.” (Mâide, 5/32) buyuruyor. Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (sas): “Allah katında dünyanın yok olması, bir Müslümanın öldürülmesinden daha hafiftir.” (Tirmizî, Diyât, 7) buyuruyor. Aziz müminler! Ramazanın rahmet iklimi ve bayram sevincinin gölgesi henüz üzerimizdeyken millet olarak hepimizi üzen ve derinden yaralayan elem verici hadiseler yaşadık. Menfur saldırılarda pek çok masum kardeşimiz hayatını katbetti. Saldırılarda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Yüce Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Değerli müminler! Alemlerin rahmet kaynağı Efendimiz (s.a.s.), asabiyet ve cehaletin, bağnazlığın, kör taassubun zincirlerini kırarak; dilleri, renkleri, gelenek ve görenekleri farklı olmasına rağmen ‘iyilik ve takvada yardımlaşan’lardan bütün insanlığa örnek bir kardeşlik toplumu inşa etti. Müslümanlar olarak, Allah Resulü’nden devraldığımız bu kardeşlik mirasını yüzyıllarca yaşattık. Asırlarca yeryüzünün muhtelif coğrafyalarında bu kardeşlik anlayışını diri tutarak bu günlere geldik. Dünyevi çıkarların, güç mücadelelerinin, Kutlu Nebi’nin, ardında bıraktığı bu örnek toplumu zedelemesine fırsat tanımadık. Etnik, siyasi, mezhep ve meşrep farklılığı bir ayrılık ve fitne unsuru değil önemli bir zenginlik kaynağı oldu. Dün olduğu gibi bugün de nice mazlum, mağdur ve masum milletlerin, coğrafyaların ümidi olduk. Kardeşlerim! Yaşanan müessif hadiseler sebebiyle, kardeşlik duygularımızın ve gönüllerimizin onulmaz yaralar almasına izin vermemeliyiz. Yüzlerce yıldır gönülleri bir, zihinleri bir, gayeleri bir kardeşlerin arasına ayrılık-gayrılık tohumları atılmasına asla müsaade etmemeliyiz. Birbirine ülfet, muhabbet, samimiyet, üns


13. HALİL İBRAHİM TETİK CUMA HUTBESİ 08.05.2015

  • Duration: 684
  • Channel: news
HALİL İBRAHİM TETİK CUMA HUTBESİ 08.05.2015

*VİDEO* CUMA HUTBESİ: “CANA CAN OLMAK: AİLE” -EMİRKAPTAN- Değerli Kardeşlerim! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın (varlığının ve kudretinin) delillerindendir.”[i] Okuduğum hadis-i şefite ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “En hayırlınız, ailesine en güzel şekilde davranandır. Ben, aranızda ailesine en güzel davranan kişiyim.”[ii] Kardeşlerim! İnsanlık, dünya serüvenine aileyle başladı. İlk aile cennette kuruldu ve cennetin bütün güzelliklerini temaşa etti. Ve bu güzelliklerden esintiler taşıyan aile, dünyada insan için yuva oldu. Böylesi yuvalar anneye, babaya, eşe, evlada her daim cennet oldu. Aziz Müminler! Peygamberimiz (s.a.s), Veda Haccında, “Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız.”[iii] buyurarak bize köklü bir aileye mensup olduğumuzu hatırlattı. Evet, her birimiz insanlık ailesinin birer halkasıyız. Hepimiz yeni halkaların var olması için çaba sarf etmekle yükümlüyüz. Çünkü bizler, bir ailede hayat bulduk. Gelecek nesiller de yeni ailelerde var olacaklar. Bu değişmez düzenin sahibi Âlemlerin Rabbidir ve O, Kerim Kitabımızda, insanlığa, bizlere örnek aileler takdim etmiştir: Âdem (a.s) ile eşi Havva validemizin türlü meşakkatle dolu hayat yolculuğunu birlikte adımladıklarını anlatmıştır. Peygamberlerin atası İbrahim (a.s)’in sadakat ve teslimiyet misali eşi ve çocuklarını tanıtmıştır. Hâtemü’l-Enbiyâ Muhammed Mustafa (s.a.s)’nın tertemiz ailesinden övgüyle söz etmiştir. Kardeşlerim! Kur’an’ı Kerim ve Efendimiz (s.a.s)’i rehber edinmiş biz müminler için son derece mühimdir aile kurumu. Aile, toplumun en küçük fakat en önemli birimidir; ülfet, muhabbet, saygı, paylaşma ve fedakârlık ortamıdır. Aile, hayatın bütün aşamalarına etki eden bir başlangıç noktasıdır. İşte bu yüzden bizler, aile yuvamıza dua ile adım atarız. “Allah’ım! Bu nikahı bereketli ve mübarek eyle. Bu çifti ülfet, muhabbet ve bağlılık duygularıyla kaynaştır. Aralarına nefret, fitne ve ayrılığın girmesine izin verme.” diye özden yakarışta bulunuruz. Bu birlikteliğin samimiyet, sevgi ve sadakat temeline oturmasını, hayır, bereket ve güzelliklerle örülmesini Rabbimizden dileriz. Kıymetli Kardeşlerim! Aile kurmak kadar aile olmak da önemlidir. Aile olmak, sadece aynı çatı altında barınmak, aynı sofraya oturmak değildir. Aile olmak, her şeyden önce gönülleri birbirine bağlı eşler olmaktır; sevgi, şefkat ve merhametle bir bütünü tamamlamaktır. Aile olmak, zihinler ve gönüller arasına örülen duvarları muhabbet, saygı, sevgi ve sadakatle kaldırmaktır. Aile olmak her türlü olumsuzluğa karşı kalkan olmaktır; mutluluk ve huzurumuzu birlikte korumaktır. “Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”[iv] âyet-i gereğince yüce değerlerle donanmaktır. Eş ve çocuklarımızı kötülüklerden alıkoyup, hayra, ahlaka, faydalı bir insan olmaya teşvik etmektir. Aile olmak değer vermek ve değer bilmektir; iyi günde-kötü günde, darlıkta-bollukta, hastalıkta-sağlıkta birbirimizin yanında yâr olabilmektir. Tıpkı nübüvvet görevinde âlemlere rahmet eşini son nefesine kadar destekleyen Hatice validemiz gibi. Bu fedakâr eşinin vefatından sonra onu her daim hayırla yâd eden vefakâr ve örnek eş Allah Resûlü (s.a.s) gibi. Kardeşlerim! Aile, huzur ve saadet ortamıdır. Hayatın hengâmesi içerisinde bunalan aile fertleri bu ortamda teskin olur. Fedakârlık, vefakârlık, anlayış ve ilginin hakim olduğu aile sığınılacak bir liman olur. Bu değerlerden yoksun ve mahrum bırakılmış bir aile ise fertleri için ağır bir yükten ibarettir. Tam da bu noktada üzülerek belirtmek gerekir ki; aynı evde yaşayan fakat aynı duyguları paylaşamayanlardan oluşan nice aileler vardır. Pek çok aile, önemi ve değeri kavranamadığı için sorumsuzca heba edilmektedir. Bir ömrü paylaşmak, cana can olmak vaadiyle kurulan yuvaların sevgisizlik, sadakatsizlik, merhametsizlik ve basit nedenlerden dolayı yıkılması her birimizi derinden yaralamaktadır. Yıkılan yuvaların altında ise genellikle göz aydınlığımız ve yarınlarımız olan çocuklar kalmaktadır. Daha hayat yolculuğunun başında nice masum yürek hayatın ağır yükü altında savrulmaktadır. Kardeşlerim! Unutulmamalıdır ki, bizler ailemize sahip çıkarsak ailemizde bize sahip çıkar. Ailemizi korursak ailemiz de bizi korur. Ailemiz, bize emanettir ve emaneti korumak müminlerin bir niteliğidir. Öyleyse sorumluluklarımızı hiçbir zaman unutmayalım. Dualarla kurduğumuz yuvalarımız için şu duayı dilimizden düşürmeyelim: “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle”[v] ------------------------------------- [i] Rum, 30/21. [ii] İbn Mâce, Nikah, 50. [iii] Tirmizî, Menâkıb, 74. [iv] Tahrîm, 66/6. [v] Furkân, 25/74. HUTBE KONUSU: CANA CAN OLMAK: AİLE OKUNDUĞU YER: BANDIRMA HAYDARÇAVUŞ CAMİİ OKUYAN: HAYDARÇAVUŞ CAMİİ MÜEZZİN KAYYIMI HALİL İBRAHİM TETİK HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ www.emirkaptan.com


14. ÖMER YENAL CUMA HUTBESİ 02.09.2016

  • Duration: 738
  • Channel: school
ÖMER YENAL CUMA HUTBESİ 02.09.2016

VİDEO* CUMA HUTBESİ: "KULLUK VE SAMİMİYET BEYANI: KURBAN" VİDEO: EMİRKAPTAN TARİH: 02.09.2016 HUTBE KONUSU: KULLUK VE SAMİMİYET BEYANI: KURBAN OKUNDUĞU YER: SUSURLUKÇARŞI CAMİİ OKUYAN: SUSURLUK ÇARŞI CAMİİ İMAM HATİBİ ÖMER YENAL HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ************************ HUTBEYİ OKUMAK İÇİN LİNKE TIKLAYIN: http://ankara.diyanet.gov.tr/Sayfalar/contentdetail.aspx?MenuCategory=Kurumsal&contentid=318 ************************ https://emirkaptan.wordpress.com/


15. YILMAZ KÜÇÜK CUMA HUTBESİ 13.02.2014

  • Duration: 607
  • Channel: news
YILMAZ KÜÇÜK CUMA HUTBESİ 13.02.2014

*VİDEO* CUMA HUTBESİ KONU: "İMAN" -EMİRKAPTAN- Kardeşlerim! Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Şüphesiz ‘Rabbimiz Allah'tır’ deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın melekler iner ve derler ki: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size (dünyada iken) vaat edilmekte olan cennetle sevinin!’”[i] Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “Şu üç özellik kimde bulunursa o kimse imanın tadını alır: Allah ve Resûlünü her şeyden çok sevmek. Bir kimseyi yalnızca Allah rızası için sevmek. Allah kendisini iman ile şereflendirdikten sonra, ateşe atılmaktan kaçınırcasına, küfre dönmekten kaçınmak.”[ii] Aziz Kardeşlerim! İman, Allah’ın varlık ve birliğini, O’nun sevgili elçisi Muhammed Mustafa (s.a.s)’in peygamberliğini ve o Rahmet Peygamberinin Allah’tan getirdiği hakikatleri kalp ile tasdik, dil ile ikrar etmektir. İman, insanın iç dünyasında doğuştan sahip olduğu temizlik ve berraklığın, tüm hayatını kuşatması ve gönlünü Yaratıcısına tarifi imkânsız bir sevgiyle bağlamasıdır. Allah’a olan bu sevgi ve bağlılık, kişiyi fikir buhranlarından, niyet bozukluklarından, bunalımlardan, açmazlardan, dengesizliklerden kurtarır. Bu ulvi duygu sayesinde insan, basit dünya hesaplarının dışına çıkar; hem bu dünya hem de ebedi âlem için büyük gayelerin, engin düşüncelerin insanı haline gelir. Kardeşlerim! İmanın temelinde büyük bir muhabbet ve sevda yatar. Rabbimizin rızasına giden yolda birçok çile ve sıkıntılarla karşılaşabiliriz. Ancak müminler olarak, durum her ne olursa olsun bunların Yüce Mevlamız tarafından sadakat ve sabrımızın sınandığı birer imtihan olduğunu gönülden kabul ederiz. Hiçbir zaman endişeye düşmez, asla ümitsizliğe kapılmayız. “Lütfun da hoş kahrın da hoş” ifadesinde anlamını bulan bir teslimiyet gösteririz. “Secde et ve Rabbine yaklaş!”[iii] ayetinin emri gereği, Rabbimize daha bir gönülden secde ve dua ederiz. Rabbimizin Kerim Kitabımızdaki emir ve yasaklarına itaati en büyük sorumluluk biliriz. İşte bu bilinç, bizlerde her daim var olduğu sürece bizi kulluğun, teslimiyetin ve sadakatin zirvesine çıkaracaktır. Kardeşlerim! İman, kötülüklere, şerlere karşı bir kilit; hayra, güzelliklere açılan bir penceredir. O pencereden bakıldığında ahlak, adalet, şefkat, merhamet, hakkaniyet, saygı ve sevgi görülür. Sadık bir iman ile konuşma hikmete, sükût tefekküre, çalışma ibadete, bakış ferasete dönüşür. Hayat, nezaket, nezafet ve zarafetle yaşanır. Dostluklar vefalı, arkadaşlıklar beklentisiz ve samimiyet yüklü olur. Yüzlerden tatlı tebessümler yayılır. Dertler paylaşılır; muhtaçların, çaresizlerin derdine çare olunur. Sevinçler ortaklaşa yaşanır. Küçükler sevgi, büyükler saygı görür. Sadık bir iman ile nefisler terbiye ve tezkiye edilir, tertemiz olur. Aileler huzur ve mutluluk yuvasına dönüşür. Çocuklar, şefkatle büyürler. Gençler, güvenle geleceğe bakar, neşeyi imanda bulurlar. Herkes birbirinin hak ve hukukuna riayeti imanî ve insanî bir sorumluluk olarak kabul eder. Kâmil bir iman ile sevgiler de yergiler de övgüler de hep Allah için olur. İnsanlar birbirlerini Allah için severler. Allah için affederler. Allah için yardımlaşırlar. Allah için paylaşırlar. Allah için fedakârlıkta bulunurlar. Kardeşlerim! Biz müminlere düşen işte böylesi bir iman, anlayış ve teslimiyeti gönlümüzün derinliklerine yerleştirmektir. Allah’a tam bir sevgi ve bağlılık gösterebilmektir. Her daim düşüncelerimizi daha halis, ibadet ve taatlerimizi daha istikrarlı, tutum ve davranışlarımızı örnek hale getirebilmektir. Kulluk ve ahlâkımızı daha da güzelleştirebilmektir. Unutmayalım ki bu gayret bize Allah’ın sevgisini ve dostluğunu kazandıracaktır. Özümüzde, ailemizde, mahallemizde, işimizde topyekûn bütün bir toplumda huzur iklimini yaşatacaktır. Allah’a iman, teslimiyet ve kulluk yolundaki çabamız bizi canlı, dipdiri bir millet haline getirecek, sağlam hisarlar gibi dimdik ayakta tutacaktır. Hutbemi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in bu meyanda yaptığı bir dua ile sonlandırmak istiyorum: “Allah’ım! Bize imanı sevdir, kalplerimizi imanla süsle! Bize küfrü, itaatsizliği ve isyanı sevdirme, kerih göster! Bizi doğru yolda olanlardan eyle!”[iv] ----------------------------------------------- [i] Bakara 2/165. [ii] Müslim, Îmân, 67. [iii] Alak, 96/19. [iv] İbn Hanbel, III, 424. ---------------------------------------------- HUTBE KONUSU: İMAN OKUNAN YER: BANDIRMA ÖMERKÖY MAHALLESİ CAMİİ OKUYAN: ÖMERKÖY MAHALLESİ CAMİİ İMAMI HATİBİ YILMAZ KÜÇÜK HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ----------------------------------------------- www.emirkaptan.com


16. MUSA SIKICI CUMA HUTBESİ 16.06.2017

  • Duration: 523
  • Channel: school
MUSA SIKICI CUMA HUTBESİ 16.06.2017

VİDEO * CUMA HUTBESİ: ZEKÂT, KAZANCI ARTIRIR; FAİZ YOK EDER VİDEO: EMİRKAPTAN Aziz Kardeşlerim! Peygamber Efendimiz (s.a.s), bir gün “Helâk edici yedi günahtan kaçınınız!” buyurdu. Sahâbîler, “Yâ Resûlallah! Bu yedi günah nedir?” diye sordular. Resûlullah şu cevabı verdi: “Helak edici bu yedi günah, Allah’a şirk koşmaktır. Büyü yapmaktır. Allah’ın zarar vermeyi yasakladığı bir cana kıymaktır. Faiz yemektir. Yetimin malına el uzatmaktır. Düşmanla karşılaşınca savaştan kaçmaktır. İffetli mümin kadınlara zina iftirasında bulunmaktır.”1 Aziz Müminler! Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği her bir nimetin şükrü vardır. İnsan olarak yaratılışımızın şükrü imandır. Bedenimizin şükrü namazdır. Rızkımızın ve sağlığımızın şükrü oruçtur. Malımızın, varlığımızın şükrü zekâttır, sadakadır, fitredir. Bütün bunların genel adı ise infaktır. Zekât, zenginlerin sahip olduğu malda Allah tarafından yoksullara verilen bir haktır. Varlıklı Müslümanın muhtaç ve yoksul kardeşine uzattığı yardım elidir. Sadaka, hem Rabbimize hem de kardeşlerimize karşı samimiyet ve sadakatin tezahürüdür. Hâsılı Allah yolunda infak, nimetlerin, zenginliğin Allah’ın bir emaneti olduğunun bilincinde olmaktır. Geçici dünya malını, ebedi kılabilmenin adıdır. Aynı zamanda müminler arasındaki kardeşlik hukukunu derinden kavramak, en güzel şekilde yaşamak ve yaşatmaktır. Değerli Cemaatimiz! Yüce dinimiz İslâm, zekât ve sadakayı emrederken faizi yasaklamıştır. Faiz, haksız yoldan, emek sarf etmeden, alın teri dökmeden kazanmaktır. Rabbimiz, faizin esiri olmuş kişilerin ibretlik akıbetini Kur’an-ı Kerim’de şöyle haber vermektedir:“Faiz yiyenler, (kabirlerinden) şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar.” “Bu durum, onların, ‘Alışveriş de faiz gibidir’ demelerinden dolayıdır.” “Oysa Allah alışverişi helal, faizi haram kılmıştır.”2 Kardeşlerim! Allah yolunda infak, kişiye cennetin anahtarını kazandırır. Faiz ise kişiyi Allah’ın gazabına, büyük bir hüsrana götürür. Zira infak, Allah rızası uğrunda varlığı paylaşmaktır. O’nun yolunda fedakârlıkta bulunmaktır. Faiz ise, alın terinin kutsal olduğu inancını yitirmektir. Kıymetli Müminler! Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: “Allah, faizden elde edilen malı mahveder. Sadakaları ise artırır, bereketlendirir. Allah hiçbir günahkâr nankörü sevmez.”3 Rabbimizin bu âyeti bizlere göstermektedir ki; “infak, malı azaltıyor gibi görünse de aslında kat kat artırır, bereketlendirir. Faiz, malı artırıyor gibi görünse de aslında azaltır ve bitirir.”4 Günümüzde yaşanan nice iflaslar, buhrana sürüklenen nice aileler, zayi edilen nice emekler haksız kazanç olan faizin bir sonucu değil midir? Muhterem Müslümanlar! O halde geliniz! Sevdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayarak iyilerden olmanın yollarını arayalım. Zekât, sadaka ve fitremizle Allah’a olan sadakatimizi pekiştirelim. Ramazanımızı, ömrümüzü maddi ve manevi paylaşımlarımızla bereketlendirelim. Başta faiz olmak üzere her türlü haksız ve haram kazançtan sakınalım. Kardeşlerim! Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan Ramazan ayının sonuna doğru yaklaştığımız şu günlerde ayrılığın hüznü yüreklerimizi kapladı. Mübarek Ramazan ayı, ayrılmadan önce bizlere bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini hediye ediyor. Önümüzdeki Çarşamba’yı Perşembe’ye bağlayan gece her yıl kadrimizi yüceltmek üzere gelen Kadir gecesini idrak edeceğiz. Geliniz! Hayat kitabımız olan Kur’an’ın inmeye başladığı bu geceyi, kendimizi muhasebe edebileceğimiz, günahlarımızdan af ve mağfiret dileyeceğimiz bir fırsat olarak değerlendirelim. Bu vesileyle, Kadir Gecenizi şimdiden tebrik ediyorum. Bu mübarek gecenin hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum. ——————————– 1 Buhârî, Vesâyâ, 23. 2 Bakara, 2/275. 3 Bakara, 2/276. 4 İbn Mâce, Ticâret, 58. ——————————— TARİH: 16.06.2017 HUTBE KONUSU: ZEKÂT, KAZANCI ARTIRIR; FAİZ YOK EDER OKUNAN YER: BANDIRMA DOĞRUCA MAHALLESİ CAMİİ OKUYAN: DOĞRUCA MAHALLESİ CAMİİ İMAM HATİBİ MUSA SIKICI HAZIRLAYAN: DİN HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ********************************* HUTBEYİ PDF OKUMAK İÇİN TIKLAYIN http://wp.me/a6h8fW-Jm ******************************** https://emirkaptan.wordpress.com