Search your favorite song for free

1. İstanbul'un 14 İlçesi 9-10 Şubat'ta Karanlıkta Kalacak

  • Duration: 31
  • Channel: news
İstanbul'un 14 İlçesi 9-10 Şubat'ta Karanlıkta Kalacak

Avrupa Yakası'ndaki 14 ilçede, 9 Şubat Salı ve 10 Şubat Çarşamba günü elektrik kesintisi yaşanacak.Haber http://haberler.com/istanbul-un-14-ilcesi-karanlikta-kalacak-8134235-haberi/


2. Haber Turu 20 Ekim 2015 Salı

  • Duration: 734
  • Channel: news
Haber Turu 20 Ekim 2015 Salı

OGÜNTV - 20 Ekim 2015 Salı, Yurt ve dünya bültenlerinden derlenen haber bülteni. Günün son video haberleri. http://goo.gl/FhZ0Bn Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Çölleşme ile Mücadele 12. Taraflar Konferansı'nda konuştu Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'de 366 bin sivil katledilirken, insanlığın ortak mirası olan bir tarih, maddi ve manevi unsurlarıyla yok edilirken, dünya olup bitene sadece seyirci kaldı" dedi. Başladığımız işi yarım bırakmayacağız Başbakan Davutoğlu, 'Başladığımız işi yarım bırakmayacağız, ne Çözüm Süreci yarım kalacak ne de terörle mücadele süreci' dedi. Başbakan Ahmet Davutoğlu AK Parti Trabzon Mitinginde Konuştu AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Karşımızdaki cepheyi görüyor musunuz? Üç tane legal parti; MHP, CHP, HDP bir tarafta. Üç tane de çete; Kandil, paralel, DHKP-C. Hepsi karşımızda" dedi. Bir gazetede çıkan isimler sebebiyle önemli bir fail firar etti Adalet Bakanı İpek, Ankara'daki terör saldırısına ilişkin, "Bir gazetede yayımlanan isimler sebebiyle çok önemli görülen bir fail firar etti. Dolayısıyla onunla beraber toplam 9 kişi aranıyor" dedi. Gidişatı sekteye uğratacak yayın sorumsuzluktur Başbakan Yardımcısı Akdoğan, İstanbul Adliyesi'ndeki terör saldırısı yayınlarına dair, "Operasyon görüntüleriyle işin gidişatını sekteye uğratacak yayın yapmak sorumsuzluktur" dedi. Terörle mücadeleye destek vermeyen yine bizzat Bahçeli oldu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çelik, 'MHP tabanının en hassas olduğu 'terörle mücadele' konusunda geride duran ve mücadeleye destek vermeyen yine bizzat Bahçeli oldu' dedi. Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine Yıldırım seçildi Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Yıldırım, Anayasa Mahkemesi Başkanvekilliğine seçildi. Başsavcılık canlı bombanın ismini açıkladı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara'daki terör saldırısını gerçekleştiren canlı bomba eylemcilerinden birinin Yunus Emre Alagöz isimli şahıs olduğunun tespit edildiğini bildirdi. Batman'da 8 mahallede 94 sandık birleştirilecek Batman İl Seçim Kurulu Müdürü Kurhan, Milletvekili Genel Seçimi'ne ilişkin, ''Sandıklar, daha önceden alınan karar gereğince başka mahalleye taşınmayacak, 8 mahallede sandıklar birleştirilecek'' dedi. Şehir içi raylı ulaşıma 13 milyar avroluk destek Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, "Şehir içi raylı ulaşım araçları için 2023 yılına kadar yapılacak toplam yatırım tutarını, yaklaşık 13 milyar avro olarak hesaplıyoruz" dedi. Yerli otomobil gençlerden müthiş ilgi gördü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, yerli otomobil çalışmalarına ilişkin, "Özellikle gençlerden müthiş ilgi gördük. Aynı zamanda gençlerden eleştiri de aldık" dedi. Hakkari'de terör saldırısı, 2 asker yaralı Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde teröristlerce yola döşenen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 2 asker yaralandı. Atatürk Orman Çiftliği arazisi ile ilgili açılan dava reddedildi Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi, "Atatürk Orman Çiftliği arazisine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi inşa edilmesi suretiyle Atatürk'ün vasiyetinin ihlal edildiği" iddiasıyla açılan davayı reddetti. Tahir Elçi gözaltına alındı Hakkında yakalama kararı çıkarılan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, polis ekipleri tarafından Diyarbakır Baro Başkanlığı’nda gözaltına alındı. Elçi, kendisine destek veren meslektaşları tarafından alkışlar, zılgıtlar ve sloganlar eşliğinde polis ekiplerine teslim oldu. İsrail askerleri Hamas Milletvekili Yusuf'u gözaltına aldı İsrail askerleri, Hamas Milletvekili Yusuf'u Ramallah'taki evine baskın düzenleyerek gözaltına aldı. İsrail askerleri ayrıca hapis cezasına çarptırılan bir Filistinlinin evini yıktı. Rusya'nın Suriye'deki saldırısında 42 sivil öldü Rus ordusuna ait savaş uçaklarının Lazkiye'nin doğusunda muhaliflerin denetimindeki Bişurfa köyüne düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre 42 sivil öldü. Gaziantep'te cinnet dehşeti, 4 ölü Gaziantep'te cinnet dehşeti yaşandı. Eşi, gelini ve torununu vuran adam, ardından intihar etti. Boğaziçi Köprüsü'nde trafik kazası, 6 yaralı Boğaziçi Köprüsü'nde metrobüs ile otomobilin çarpıştığı trafik kazasında 6 kişi yaralandı. Hindistan'da otobüs uçuruma yuvarlandı, 14 ölü, 30 yaralı Hindistan'ın Cammu ve Keşmir eyaletinde bir otobüsün uçuruma yuvarlanması sonucu 14 kişi hayatını kaybetti, 30 kişi yaralandı. Memduh Ün son yolculuğuna uğurlandı Ünlü yönetmen Memduh Ün, Muğla’nın Bodrum ilçesinde son yolculuğuna uğurlandı. Bina yapamayınca oteli karavanlardan kurdu Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde, Cunda Adası'ndaki turistik tesis yapmak isteyen ancak sit alanında bulunduğu gerekçesiyle izin verilmeyen girişimci, 11 karavandan oluşan bir otel kurdu. Sel suları kamyoneti böyle sürükledi Suudi Arabistan’da etkili olan sağanak yağış, su baskınlarına yol açtı. Sel suları otoyolun bir kısmını kapatınca araçlar da bölgede mahsur kaldı. Bir sürücü kamyonetiyle suları geçebileceğini düşünüp hareket edince de olanlar oldu.


3. 'Suyun Sesi' 16 Şubat'ta vizyona girecek - İSTANBUL

  • Duration: 145
  • Channel: news
'Suyun Sesi' 16 Şubat'ta vizyona girecek - İSTANBUL

"Suyun Sesi" 16 Şubat'ta vizyona girecek - İSTANBUL - Filmin fragmanı - Filmin oyuncu kadrosunda Sally Hawkins, Michael Shannon, Octavia Spencer, Richard Jenkins ve Doug Jones yer alıyorİSTANBUL (AA) - Yönetmenliğini ve senaristliğini Guillermo Del Toro'nun üstlendiği "Suyun Sesi" filmi, 16 Şubat'ta sinemaseverlerle buluşacak.Orijinal adı "The Shape of Water" olan filmin basın gösterimi Kanyon AVM'de yapıldı.Gösterim sonrası AA muhabirine filme ilişkin değerlendirmede bulunan sinema yazarı Atilla Dorsay, filmin yönetmenini daha önceki yapımlarından dolayı beğendiğini belirterek, "Fantezi ve fantastiği adeta yeniden yaratmış bir yönetmen. 1 - 2 başyapıt olan filmi de var." dedi.Dorsay, filmi izlemeden önce çok büyük beklentiler içerisinde olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:"Aslında film fena değil. Güzel ve çirkin efsanesinin yer aldığı filmlerine eklenen bayağı modern ve cesur bir yorum. Yine de film fazla uzatılmış. Bazı bölümlerinde yer yer sarkan bir film olarak gördüm ve bir başyapıt değil."Sinefesto Genel Yayın Yönetmeni Serkan Baştimar ise şunları kaydetti:"Guillermo Del Toro'nun kendine özgü dünyası ve sinema dilini iliklerimize kadar hissettiğimiz 'Shape of Water' iyi bir aşk filmi. Atmosferi nevi şahsına münhasır bir fantastik yapım olmasının yanı sıra dışlananların 'ötekilerin' öykülerini anlatan incelikli bir yapım olmuş. Sanat yönetimi, efektleri gayet başarılı ve sığ kahraman filmlerinden çok ileride bir fantastik film." - Film hakkındaTürkiye'deki çeşitli festivallerde "Aşkın Gücü" başlığıyla izlenime sunulan film, Oscar'a 13 dalda aday oldu.Film, aynı zamanda Venedik Film Festivali'nde "Aslan Ödülü" ile Amerikan Yapımcılar Birliği Ödülü'ne (Producers Guild of America Award) değer görüldü.Yapımcılığını ise Toro'nun yanı sıra J. Miles Dale'nin gerçekleştirdiği filmin oyuncu kadrosunda Sally Hawkins, Michael Shannon, Octavia Spencer, Richard Jenkins ve Doug Jones yer alıyor.Dram, fantastik ve romantik türündeki filmin konusu ise şöyle:"Soğuk Savaş yıllarında Amerikan hükümetinin gizli bir araştırma tesisinde temizlikçi olarak çalışan dilsiz Eliza Esposito (Sally Hawkins), sıradan geçen günlerinde mesaisine devam ederken, günün birinde arkadaşı Zelda (Octavia Spencer) ile birlikte büyük bir sırdan haberdar olur. Laboratuvar koşullarında dünyada eşi olmayan bir yaratık üretilmiştir. Hem karada hem de suda yaşayabilen yaratık, zamanla Eliza'yla çok yakın bir bağ kuracaktır."http://beyazgazete.com/video/webtv/yasam-11/suyun-sesi-16-subat-ta-vizyona-girecek-istanbul-494732.html


4. Korkunç Cinayet Sonrası Kanları Temizledikleri Anlar, Güvenlik Kamerasına Yansıdı

  • Duration: 94
  • Channel: news
Korkunç Cinayet Sonrası Kanları Temizledikleri Anlar, Güvenlik Kamerasına Yansıdı

İstanbul'da internet kafe işleten adam, imam nikahlı eşini taciz eden arkadaşını, kafede öldürdükten sonra eşi ve oğluyla kanlarını temizledi. Görüntülere ulaşan polis 3 kişiyi gözaltına aldı. İstanbul Fatih'te internet kafe işleten adeam, imam nikahlı eşini taciz ettiği ve cep telefonunu çaldığı iddiasıyla cezaevinden yeni tahliye olan arkadaşını bıçakladı. Bıçaklanan adam, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, cinayeti işleyen adam eşi ve oğluyla cinayet sonrası kanları temizledi. Görüntülerine ulaşan polis, bıçağı kullanan 3 kişiyi gözaltına aldı.CEZAEVİNDEN ÇIKAN ARKADAŞINI İMAM NİKAHLI EŞİNİN EVİNE GÖNDERDİİstanbul Cinayet Büro Amirliği ekiplerini harekete geçiren olay 23 Nisan Günü gece 23.00 sıralarında Fatih Kumkapı'da bir internet kafede yaşandı.Cezaevinden çıktıktan sonra kalacak yer arayışına giren Hasan A. daha önceden tanıdığı 24 yaşındaki Serhat G.'yi aradı. Serhat G. ise Hasan A.'ya bir süre kalması için imam nikahlı eşi olan Ezoza K. Haber https://www.haberler.com/cinayet-sonrasi-kanlari-temizledikleri-anlar-10814077-haberi/


5. Saraçhane 15 Temmuz Anıtı Açıldı

  • Duration: 385
  • Channel: news
Saraçhane 15 Temmuz Anıtı Açıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminde Büyükşehir Belediyesi önünde ölüme abdestsiz yürümemek için havuzdan abdest alan vatandaşların anısına yapılan “Saraçhane 15 Temmuz Anıtı'nın açılışı yapıldı. Türkiye Gazetesi YouTube Kanalına Abone Olmak İçin: ► 15 Temmuz hain darbe girişiminde, ülkemizdeki birçok kurumla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi de işgal edilmek istenmişti. Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine, vatandaşlar her yerde olduğu gibi İstanbul’da da meydanlara çıkıp, hainlere karşı büyük bir direniş gösterdi. İstanbullular, o gece İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde, tarihe not düşülmesi gereken büyük bir kahramanlık gösterdi. Kurşunlar havada uçuşurken tek endişeleri ölüme abdestsiz yürümemek olan vatandaşlar kurşunlara karşı abdest alarak yürüdü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, o gece yaşananları unutmamak ve unutturmamak için o anları konu alan “Saraçhane 15 Temmuz Anıtı”nı yaptı. Yapımı tamamlanan anıtın 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nün açılışı yapıldı. Açılışa İstanbul Valisi Vasip Şahin,İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Fatih Belediye Başkanı Hasan Suver katıldı. 15 Temmuz Direnişinin Ruhu Yansıtıldı Ölümü göze alarak darbeci hainlere karşı duran ve şehadete yürümeden önce İBB binasının önündeki süs havuzundan abdest alan vatandaşların mizanseninin yapıldığı anıt için gerçekçi silikon heykeller kullanıldı. Havuzun sağındaki büstün kaidesinin dibinde darbecilerin açtıkları ateşten korunmak amacıyla siper almış bir kişi ve yaralı üç kişi mizanseni gerçekçi silikon heykeller ile canlandırıldı. Kahraman vatandaşların hangi şartlar altında süs havuzundan abdest aldıklarını tam olarak anlatmak için tüm kamera kayıtları detaylıca incelendi. Heykeller İçin Gerçek İnsan Kılı Ve Saçı Kullanıldı Heykellerin el, kol, ayak, bacak ve kafa kısımları silikondan, kostüm içinde kalan kısımları ise fiberden imal edildi. Heykellerde gerçek insan kılı ve saçı kullanıldı. Kılların her biri tek tek ekildi. Kılların deriden çıkmış izlenimi verilmesi ve yumuşak dokusu ile gerçekçi bir görünüm elde edildi. Her bir heykel için ölçüsüne uygun kostümler dikildi. Anıt için kullanılan heykeller holywood stüdyolarında kullanılan smooth on özel cilt kontakt platinum calayst silikon malzeme ile yapıldı. Heykeller elastik yapısı sayesinde darbe ve düşmelere karşı kırılmaz ve zarar görmez yapıda. Ayrıca -30 +80 santigrat derece ısıya kadar dayanıklı. Anıt korunmak için camdan oluşan bir yapı ile çevrelendi. “Gerçekten dünya da eşi benzeri görülmeyen bir kahramanlık” Açılışta konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal,” Gerçekten dünyada eşi benzeri görülmeyen bir kahramanlık. Aynı zamanda 15 Temmuz, eşi benzeri görülmediği kadar da bir hainlik. Ülkemizde buna karşı koyduk başardık. Maalesef şuanda onu planlayanlar, yapanlar, durmadı hala çalışmasına devam ediyor. İnşallah bu millet ayakta olduğu sürece onlara fırsat vermeyecek, izin vermeyecek. 2 yıl geçti bu bulunduğumuz alanda İstanbul'da en yoğun çatışmaların olduğu yerlerden birisi idi. Bizde milletimizin sahip çıktığı devletimiz, milletimiz birliğimiz devam etsin diye bugünü hatırlamamız lazım. Bugünleri iyi bilmemiz lazım, hainlik yapanları iyi bilmemiz lazım. Milletimizin hangi şartlar altında bunun mücadelesini verdiğini iyi bilmemiz lazım. Onun için o gün burada silaha karşı, tanka karşı milletimizin nasıl mücadele ettiğini gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Bu anı burada anıtlaştırdık. Gelecek nesillere aktardık” şeklinde konuştu. 251 şehit için 251 çınar ağacı 251 şehit için 251 çınar ağacı ve orman yapılacağını söyleyen Başkan Uysal,“İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, İstanbul'umuzda 15 Temmuz hain darbe girişimi unutulmasın. Bu hain darbe girişimine karşı mücadele edenler ayakta kalsın diye, Sarıyer Garipçe'de 3'üncü köprümüz Yavuz Sultan Selim Köprü'müzün Avrupa Yakası ayağında 251 şehidimize karşılık 251 çınar ağacı. Çınar ağaçları büyüdükçe milletimiz nasıl omuz omuza verdiyse o ağaçlarımız da dallarıyla omuz omuza verip kenetlenip gelecek nesillere bir anıt olarak kalacak. Yine Çatalca'da aynı şekilde, 251 şehidimize karşılık ve bütün gazilerimize karşılık gelebilecek şekilde orman” dedi. =========================== #haber #gündem #news #sondakika #haberler #İstanbulBüyükşehirBelediyesi #15Temmuzhaindarbegirişimi #Saraçhane15TemmuzAnıtı #MevlütUysal #Şehitlerinanısına ============================ Türkiye Gazetesi Resmi Web Sitesi ► Türkiye Gazetesi Sosyal Medya Adresleri ► ► ► ► ► Türkiye Gazetesi Haber Akışı ►


6. Saraçhane 15 Temmuz Anıtı açıldı

  • Duration: 562
  • Channel: news
Saraçhane 15 Temmuz Anıtı açıldı

Uysal konuşma -Anıt açılışı -Genel detay( İSTANBUL ) İSTANBUL - İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 15 Temmuz hain darbe girişiminde Büyükşehir Belediyesi önünde ölüme abdestsiz yürümemek için havuzdan abdest alan vatandaşların anısına yapılan “Saraçhane 15 Temmuz Anıtı'nın açılışı yapıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde, ülkemizdeki birçok kurumla birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi de işgal edilmek istenmişti. Cumhurbaşkanının çağrısı üzerine, vatandaşlar her yerde olduğu gibi İstanbul’da da meydanlara çıkıp, hainlere karşı büyük bir direniş gösterdi. İstanbullular, o gece İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde, tarihe not düşülmesi gereken büyük bir kahramanlık gösterdi. Kurşunlar havada uçuşurken tek endişeleri ölüme abdestsiz yürümemek olan vatandaşlar kurşunlara karşı abdest alarak yürüdü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, o gece yaşananları unutmamak ve unutturmamak için o anları konu alan “Saraçhane 15 Temmuz Anıtı”nı yaptı. Yapımı tamamlanan anıtın 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü”nün açılışı yapıldı. Açılışa İstanbul Valisi Vasip Şahin,İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, Fatih Belediye Başkanı Hasan Suver katıldı. 15 Temmuz Direnişinin Ruhu Yansıtıldı Ölümü göze alarak darbeci hainlere karşı duran ve şehadete yürümeden önce İBB binasının önündeki süs havuzundan abdest alan vatandaşların mizanseninin yapıldığı anıt için gerçekçi silikon heykeller kullanıldı. Havuzun sağındaki büstün kaidesinin dibinde darbecilerin açtıkları ateşten korunmak amacıyla siper almış bir kişi ve yaralı üç kişi mizanseni gerçekçi silikon heykeller ile canlandırıldı. Kahraman vatandaşların hangi şartlar altında süs havuzundan abdest aldıklarını tam olarak anlatmak için tüm kamera kayıtları detaylıca incelendi. Heykeller İçin Gerçek İnsan Kılı Ve Saçı Kullanıldı Heykellerin el, kol, ayak, bacak ve kafa kısımları silikondan, kostüm içinde kalan kısımları ise fiberden imal edildi. Heykellerde gerçek insan kılı ve saçı kullanıldı. Kılların her biri tek tek ekildi. Kılların deriden çıkmış izlenimi verilmesi ve yumuşak dokusu ile gerçekçi bir görünüm elde edildi. Her bir heykel için ölçüsüne uygun kostümler dikildi. Anıt için kullanılan heykeller holywood stüdyolarında kullanılan smooth on özel cilt kontakt platinum calayst silikon malzeme ile yapıldı. Heykeller elastik yapısı sayesinde darbe ve düşmelere karşı kırılmaz ve zarar görmez yapıda. Ayrıca -30 +80 santigrat derece ısıya kadar dayanıklı. Anıt korunmak için camdan oluşan bir yapı ile çevrelendi. “Gerçekten dünya da eşi benzeri görülmeyen bir kahramanlık” Açılışta konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal,” Gerçekten dünyada eşi benzeri görülmeyen bir kahramanlık. Aynı zamanda 15 Temmuz, eşi benzeri görülmediği kadar da bir hainlik. Ülkemizde buna karşı koyduk başardık. Maalesef şuanda onu planlayanlar, yapanlar, durmadı hala çalışmasına devam ediyor. İnşallah bu millet ayakta olduğu sürece onlara fırsat vermeyecek, izin vermeyecek. 2 yıl geçti bu bulunduğumuz alanda İstanbul'da en yoğun çatışmaların olduğu yerlerden birisi idi. Bizde milletimizin sahip çıktığı devletimiz, milletimiz birliğimiz devam etsin diye bugünü hatırlamamız lazım. Bugünleri iyi bilmemiz lazım, hainlik yapanları iyi bilmemiz lazım. Milletimizin hangi şartlar altında bunun mücadelesini verdiğini iyi bilmemiz lazım. Onun için o gün burada silaha karşı, tanka karşı milletimizin nasıl mücadele ettiğini gelecek nesillere aktarmamız gerekiyor. Bu anı burada anıtlaştırdık. Gelecek nesillere aktardık” şeklinde konuştu. 251 şehit için 251 çınar ağacı 251 şehit için 251 çınar ağacı ve orman yapılacağını söyleyen Başkan Uysal,“İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, İstanbul'umuzda 15 Temmuz hain darbe girişimi unutulmasın. Bu hain darbe girişimine karşı mücadele edenler ayakta kalsın diye, Sarıyer Garipçe'de 3'üncü köprümüz Yavuz Sultan Selim Köprü'müzün Avrupa Yakası ayağında 251 şehidimize karşılık 251 çınar ağacı. Çınar ağaçları büyüdükçe milletimiz nasıl omuz omuza verdiyse o ağaçlarımız da dallarıyla omuz omuza verip kenetlenip gelecek nesillere bir anıt olarak kalacak. Yine Çatalca'da aynı şekilde, 251 şehidimize karşılık ve bütün gazilerimize karşılık gelebilecek şekilde orman” dedi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/sarachane-15-temmuz-aniti-acildi-569235.html


7. Dünyanın en büyük lale halısı Sultanahmet’te görücüye çıktı

  • Duration: 473
  • Channel: news
Dünyanın en büyük lale halısı Sultanahmet’te görücüye çıktı

Lale halısından görüntü -Konuşmalardan görüntü -Röportajlar -Havadan görüntü -Drone görüntüsü( İSTANBUL )- Sultanahmet’te 565 bin laleden oluşan lale halısı- 'Göz' motifi işlenen lale halısı Sultanahmet'te turistlerin ve vatandaşların beğenisine sunuldu İSTANBUL - İstanbul’un Fethi’nin 565'inci yılı olma sebebiyle, 565 bin Lale ile oluşturulan, bin 734 metrekare alanlı Lale Halısı, ‘Göz’ motifi ile Sultanahmet Meydanı’nda yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunuldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından düzenlenen Lale Festivali kapsamında 565 bin canlı lalenin oluşturduğu bin 734 metrekarelik halı yapıldı. Dünyanın en büyük lale halısı olma özelliğini taşıyan halı, bir hafta boyunca Sultanahmet Meydanı’nda sergilenecek. 565 bin canlı laleden oluşan halıya göz motifi işlendi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Yeşil Alanlar Daire Başkanlığı ekipleri, canlı lalelerden oluşan ve göz motifi ile işlenen halıyı saksı saksı dokudu. Dünyanın en büyük canlı lale halısı şehrin tarihi meydanında muhteşem bir motif oluşturdu. ‘‘Lale halımıza göz motifi işlendi’’ Lale halısının açılışını gerçekleştiren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ‘‘Lale Festivali kapsamında birçok etkinlik yapılıyor bunlardan lale halısı da bunlardan önemli olanı. Her sene değişik motiflerle yeni bir lale halısı burada canlı lalelerden yapılıyor. Bugün de burada canlı lale halısının açılışını yaptık. Canlı lalelerden oluşan bu halımız, İstanbul Fethi’nin 565’inci yılı olması sebebiyle 565 bin laleden yapıldı. Her sene bizim geçmiş kültürümüzde var olan halı motiflerimiz lalelerle işleniyor. Bu seneki halımıza da Anadolu’da kalp gözü denilen göz motifi işlendi. Güzel bir halı oluştu, bir hafta boyunca burada canlı olarak kalacak’’ diye konuştu. ‘‘Lale bizim sembol çiçeğimiz’’ Lalenin kültürümüz açısından değerli olduğunu ifade eden İstanbul Valisi Vasip Şahin ise, ‘‘Lale bizim sembol çiçeğimiz, birçok şeyi bir arada ifade eden bu topraklara özgü bir çiçeğimiz. Bugün Büyükşehirimiz 13’üncü defa lalenin önemini ve tarihi özelliğini, bizim açımızdan taşıdığı değeri ve misyonu insanlara sunma adına güzel bir faaliyet yaptı. Bunlar estetik güzellikler ve üst yapı faaliyetleridir. Milleti millet yapan sadece ülkenin ekonomik kalkınması ve sanayisi değildir aynı zamanda sanatıdır’’ dedi. Lale halısını açılışını gerçekleştiren İBB Başkanı Mevlüt Uysal ve İstanbul Valisi Vasip Şahin de dev lale halısının son lale fidanlarını birlikte dikti. Sultanahmet Meydanı’nda yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunulan lale halısına, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Dünyanın ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen çok sayıda vatandaş, eşi benzeri olmayan lale halısının fotoğraflarını çekti. Öte yandan rengarenk lalelerden oluşan halı havadan da görüntülendi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/dunyanin-en-buyuk-lale-halisi-sultanahmet-te-gorucuye-cikti-523518.html


8. İstanbul- Ramazan Ayında Sokakta Kaldılar

  • Duration: 409
  • Channel: news
İstanbul- Ramazan Ayında Sokakta Kaldılar

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER-Cemil ÖZDEMİR/İSTANBUL DHAFatih'te kirada oturdukları evden çıkarılan karı koca sokakta kaldı. Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER-Cemil ÖZDEMİR/İSTANBUL DHAFatih'te kirada oturdukları evden çıkarılan karı koca sokakta kaldı. Maddi durumlarının ve kalacak yerlerinin olmadığını belirten çift, yetkililerden yardım bekliyor.Mevlüt Demircan ve dini nikahlı eşi Hatice Kızılboğa Karagümrük'te oturuyordu. Hurda toplayarak geçimini sağlamaya çalışan çift, iddiaya göre kiralık oturdukları derme çatma evden, ev sahibi tarafından çıkarılmak istendi. Ev sahibi, çifte evden çıkmaları için 15 gün süre tanıdı. Ancak iki haftalık sürede kendilerine kalacak bir yer bulamayan Demircan ve eşi, dün akşam saatlerinde ev sahibi tarafından evden çıkarıldı. Gidecek yerleri olmayan çift eşyaları ile birlikte evin karşısındaki kaldırıma taşındı. Haber https://www.haberler.com/istanbul-ramazan-ayinda-sokakta-kaldilar-10881850-haberi/


9. Fatih'teki cinayet güvenlik kamerasına yansıdı

  • Duration: 103
  • Channel: news
Fatih'teki cinayet güvenlik kamerasına yansıdı

Cinayet anı -Şüphelilerin kanları temizlemesi -detaylar( İSTANBUL ) -- İnternet kafede işlenen cinayet saniye saniye kamerada İSTANBUL - Fatih'te bir şahıs, imam nikahlı eşini taciz ettiği ve cep telefonunu çaldığı iddiasıyla arkadaşını bıçaklayarak öldürdü. İnternet kafede işlenen cinayet saniye saniye kameralara yansıdı. Olay, 23 Nisan Günü gece 23.00 sıralarında Fatih Kumkapı'da bir internet kafede meydana geldi. İddiaya göre, cezaevinden yakın zamanda çıkan 30 yaşındaki Hasan A. kalacak yer bulabilmek için daha önceden tanıdığı 24 yaşındaki Serhat G.'yi aradı. Serhat G. ise Hasan A.'yı imam nikahlı eşi olan Ezoza K. (25) ve onun üvey kardeşinin kaldığı Laziz S.'nin (30) kaldığı eve yönlendirdi. Bir süre sonra Ezoza K., Serhat G.'ye, Hasan A.'nın kendisini taciz ettikten sonra cep telefonunu çalarak kaçtığını söyledi. Bunun üzerine Serhat G. ise Hasan A.'ya ulaşarak işlettiği internet kafeye çağırdı. Hasan A.'nın kafeye gelmesi üzerine ikili tartışmaya başladı. Ezoza K.'nin Hasan A.'ya tokat atması üzerine ise tartışma kavgaya dönüştü. Kavga sırasında Serhat G. yanında bulunan bıçağı Hasan A.'ya sapladı. Hasan A. aldığı bıçak darbesiyle kanlar içinde yere yığıldı. Serhat G., odada bulunan Ezoza K. ve Laziz S. ise önce kafedeki kanları temizledi ardından çağırdıkları taksiyle Hasan A.'yı hastaneye gönderdi. Hasan A. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken İstanbul Cinayet Büro Amirliği ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. Taksiciden olayın gerçekleştiği kafeyi öğrenen polis ekipleri yaptıkları çalışmalarda güvenlik kamerası görüntülerine ulaştı. Olayla ilgili Serhat G., Ezoza K. ve Laziz S. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Cinayet anları kamerada Cinayet anları ise saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, tarafların tartıştığı görülüyor. Daha sonra tartışma kavgaya büyüyerek kavgaya dönüşüyor ve Hasan A. bıçaklanıyor. Hasan A. aldığı bıçak darbesiyle yere yığılırken diğer şüpheliler etrafa yayılan kanları temizliyor. (ÖY-http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/fatih-teki-cinayet-guvenlik-kamerasina-yansidi-533586.html


10. Elif 745.Bölüm

  • Duration: 3860
  • Channel: tv
Elif 745.Bölüm

Yayınlandığı ilk günden beri büyük bir ilgiyle izlenen Elif’te bu akşam Veysel’in ölümünden kendisini sorumlu tutan Melek Tülay’ın evinden ayrılır. Konağa gidip orada çalışmak isteyen Melek, aylardır aradığı kızına kavuşabilecek mi? Mustafa’nın ölüm emrini veren Tarık, eşi Hümeyra’nın hisselerini ele geçirmeyi başarır. Evdeki kasayı da boşaltıp kaçma planları yapan Tarık, kimseye yakalanmadan bu isteğini gerçekleştirmek için uğraşır. Süreyya’nın yurt dışına gideceğini öğrenen Kerem kendini çok kötü hisseder. Süreyya ise aşkını kalbine gömüp yurt dışına taşınmak konusunda kararlıdır. Veysel’in ölümünden kendini sorumlu tutan Melek, daha fazla Jülide’nin yanında kalamayacağını düşünür ve herkes rahat bir nefes alsın diye arkasında bir mektup bırakıp evi terk eder. Kalacak hiçbir yeri olmayan Melek konağa gitmeye karar verir. Kızı Elif’in ve kendisini arayan düşmanı Tarık’ın konakta yaşadığından bihaber halde konağa giden Melek çok büyük bir sürprizle karşılaşır. Melek’i bekleyen bu büyük sürpriz ne? Hayatta yapayalnız kalan Elif’in zorlu yaşam mücadelesi hafta içi her gün 20:30’da Kanal 7’de… Oyuncular: İsabella Damla Güvenilir, Selin Sezgin, Nevzat Can, Yıldız Asyalı, Hasan Ballıktaş, Derya Şen, Deniz İrem Morkoç, Murat Prosçiler, Nur Gürkan, Özge Yıldırım, Berna Keskin, Seyda Bayram, Mediha Aydın, Cenay Türksever, Burcu Karakaya, Uğur Özbağı, Melis Koç, Ömer Faruk, Parla Şenol Yönetmen: Betül Sevim, Çağıl Aydoğdu Yardımcı Yönetmen: Atıl Akbel Yapımcı: İnci Gülen Oarr Yapım Koordinatörü: Tayfun Yaman Aydın Görüntü Yönetmeni: Baybars Tekin, Faruk Harmankaya Müzik: Murat Evgin Uygulayıcı Yapımcı: Nuri Öz Senaryo: Rüya İstanbul


11. Furkan'ın Sınıf Arkadaşları Okul Kıyafetleriyle, Kaybolduğu Yerde Onu Bekledi

  • Duration: 340
  • Channel: news
Furkan'ın Sınıf Arkadaşları Okul Kıyafetleriyle, Kaybolduğu Yerde Onu Bekledi

Furkan'ın sınıf arkadaşları okul kıyafetleriyle, kaybolduğu yerde onu bekledi 65 gündür bulunamayan 17 yaşındaki Furkan Yıldırım'ın sınıf arkadaşları, bu sene derse "Onsuz" başladı En acı ilk ders, sınıf arkadaşları bu sene derse Furkan'sız başladı Acılı ailesi de onun okul kıyafetlerini... Furkan'ın sınıf arkadaşları okul kıyafetleriyle, kaybolduğu yerde onu bekledi 65 gündür bulunamayan 17 yaşındaki Furkan Yıldırım'ın sınıf arkadaşları, bu sene derse "Onsuz" başladı En acı ilk ders, sınıf arkadaşları bu sene derse Furkan'sız başladı Acılı ailesi de onun okul kıyafetlerini ve kitaplarını masaya dizdi Çocuğunun okul kıyafetine sarılarak gözyaşı döken anne ile fotoğrafına sarılan babası yürekleri sızlattıİSTANBUL - 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Beraberlik Günü, Beşiktaş Arnavutköy sahilinde arkadaşlarıyla birlikte denize girdikten sonra akıntıya kapılarak kaybolan ve 65 gündür bulunamayan 17 yaşındaki Furkan Yıldırım'ın okuduğu okuldaki sınıf arkadaşları, bu sene derse "onsuz" başladı. Sınıf arkadaşları okulun başladığı bugün üniformalarını giyerek, sahilde ailesinin yanında onu bekledi. Acılı ailesi de onun okul kıyafetlerini ve kitaplarını masaya dizdi. Çocuğunun okul kıyafetine sarılarak gözyaşı döken anne ile fotoğrafına sarılan babası yürekleri sızlattı. Beşiktaş Arnavutköy Akıntıburnu'nda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Beraberlik Günü'nde arkadaşlarıyla birlikte denize girdikten sonra akıntıya kapılarak kaybolan 17 yaşındaki Furkan Yıldırım'ı arama çalışmaları 65 gündür sürüyor. Furkan'ın ailesi kaybolduğu yerde Beşiktaş Belediyesi tarafından kurulan çadırda yatıp kalkıyor. Acılı babası Memduh Yıldırım ve eşi Kezban Yıldırım, çocuklarını bir yandan beklerken, diğer yandan da okul kıyafetlerini ve kitaplarını çadırın önündeki masaya dizdi. Baba Yıldırım'ın oğlunun fotoğrafına sarılıp, anne Yıldırım'ın da okul kıyafetine sarılıp gözyaşı dökmesi yürekleri sızlattı. Sınıf arkadaşları kaybolduğu yerde okul kıyafetleriyle onu bekledi Arama çalışmaları Marmara Denizi'nde sürdüğü Furkan Yıldırım'ın okuduğu Esenler Oruç Reis Anadolu İmam-Hatip Lisesi'ndeki sınıf arkadaşları da, okul kıyafetlerini giyerek ailesinin yanına geldi. Eğer denizde kaybolmasaydı bugün 12'nci sınıfa başlayarak üniversite sınavlarına girecek olan Furkan'ın oturduğu sıra bugün boş kaldı. Sahile Furkan'ın ailesinin yanına gelerek birlikte bekleyen arkadaşları, onu anlatırken sözleri boğazlarında düğümlendi. "Onun sırası bugün boş kalacak" Furkan sınıf arkadaşı Kadir Can Yağcı başını eğerek, "65 gün oldu, halen Furkan'dan bir haber yok. Aramaların hızlandırılmasını istiyoruz. Arkadaşımızdan hala bir haber yok. Aramalar biraz daha hızlanırsa hepimiz için iyi olacak. Furkan kendi halinde bir çocuktu, sessiz, kimseye karışmazdı. Derslerinde de başarılıydı sadece dersle ilgilenirdi" dedi. Furkan'ı arama çalışmalarının hızlandırılmasını isteyen arkadaşı Mehmet Bakaç da, "Furkan ile hem aynı sınıftayız hem de aynı yaştayız. Bir an önce arama ve kurtarma çalışmalarının hızlandırılması ve onun bulunmasını istiyoruz. Okulların açılmasından ziyade anne ve babası burada harap oldu. Kolay değil, Allah yardımcıları olsun bir an önce bulunsun istiyoruz. Onun sırası bugün boş kalacak. İnşallah resmini sıraya koyacağız" ifadelerini kullandı. Furkan'ın arkadaşı Yusuf Akkaya ise, "Bugün 65 gün oldu ama hiçbir haber yok. İnşallah bizimle bu sene devam edecek" şeklinde konuştuğu esnada sözleri boğazına düğümlendi. "Çocuğum lise 4'e gidecekti ama halen haber yok" Acılı baba Memduh Yıldırım da, "Çadırda onu bekliyoruz. O kadar arama yapılmasına karşın hiçbir şey bulunamaması bizleri daha çok üzüyor, kahroluyoruz. Bugün okullar açıldı, çocuğum lise 4'e gidecekti ama halen haber yok. Ne zamana kadar bekleyeceğiz, bilmiyorum. Umutlar sanki azaldı, aramaların yavaşladığını hissediyoruz. Aramaların sıklaşmasını ve çocuğumun bulunmasını istiyoruz. Bugün burada Furkan'ımın okul arkadaşları, sınıf arkadaşları geldiler. Okula gideceği için burada toplanalım, Furkan'ı bir analım istedik" dedi. "Her gün 'anne ben okula gidiyorum' derdi" Acılı Anne Kezban Yıldırım ise, "65 gün oldu, halen ondan haber yok. Gece ve gündüz bekliyoruz. Okul kıyafetlerini akşamdan hazırladım. Her yıl olduğu gibi bugün de hazırladım. Her sene onu okula gönderiyordum. Bu yılda öyle hazırladım, oğlumu bekliyorum. Şu an arama yok bende bekliyorum. Zor durumdayız. Yarın kalkıp okula gidecekti. Her gün 'anne ben okula gidiyorum' derdi. Bende onu duayla gönderirdim. Bizim için çok zor, 65 gündür biz yaşamıyoruz. Arkadaşları da buraya bize desteğe geldi, belki onların gelmesiyle bulunur" diye konuştu. Acılı ailenin sahilde bekleyişi sürerken, Furkan'ın yarın 18 yaşına gireceği öğrenildi. Haber http://haberler.com/furkan-in-sinif-arkadaslari-okul-kiyafetleriyle-10038090-haberi/


12. İstanbul Üniversitesi’nden ünlü Bestekâr Alaeddin Yavaşça'ya fahri doktora unvanı

  • Duration: 213
  • Channel: news
İstanbul Üniversitesi’nden ünlü Bestekâr Alaeddin Yavaşça'ya fahri doktora unvanı

-Katılımcılardan detay - - konuşmalar - -Törenden detay( İSTANBUL ) - İSTANBUL - İstanbul Üniversitesi Türk müziğinin yaşayan duayenlerinden olan ünlü Bestekâr Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça'ya düzenlenen tören ile fahri doktora unvanı verdi. Prof. Dr. Yavaşça'nın eşi Ayten Yavaşça, “Ben bunun ağırlığını nasıl taşıyacağım diye içim bir an titredi. Çok teşekkür ediyorum” dedi. Türk müziğinin yaşayan duayenlerinden ünlü Bestekâr İÜ İstanbul Tıp Fakültesi mezunu Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça'ya İstanbul Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verildi. İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası'nda gerçekleştirilen törene, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan, Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça'nın eşi Ayten Yavaşça, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Aygül Günaltay, eski TRT sunucularından Mustafa Yolaşan, Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Opera ve Konser Şarkıcılığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saim Akçıl, İstanbul Üniversitesi Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Gönül Paçacı ve geniş bir davetli topluluğu katıldı. “Üniversiteleri köklü kurumlar yapan esasında kurumlaşmış ve abide mensuplardır” Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça'nın belgesel gösterimiyle başlayan fahri doktora töreni İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak’ın konuşmasıyla devam etti. Rektör Mahmut Ak, “Bu salonda pek çok program yaptık ama hafızalarda kalacak, iz bırakacak programlardan birisi olduğunu düşünüyorum. Milletimizi geleceğe hazırlayan köklü kurumlardır. Biz de böyle bir köklü kurumun mensubuyuz. Ama bu kurumları köklü yapan esasında kurumlaşmış ve abide mensuplardır. Alaeddin Yavaşça hocamızın İstanbul’a aşinalığı İstanbul Üniversitesi üzerinden olmuştur ki sunduğumuz belgelerde bunu görüyoruz. Kendi ailesinden aldığı terbiyenin yanında İstanbul kültürünün ve kimliğinin izlerini de yaşadığı her sürede göstermiş ve etrafına cömertçe sunmuştur” ifadelerini kullandı. “Hocamızın varlığı bizim gelecek açısından ümidimizdir” İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak, Alaeddin Yavaşça’nın birkaç işi bir arada yapabilen ender insanlardan biri olduğuna vurgu yaparak, “Hocamızın varlığı bizim gelecek açısından ümidimizdir. Nitekim biyografisine baktığımız zaman Alaeddin Yavaşça esasında birkaç işi bir arada yapan ender insanlardan birisi hem titizlikle yürütülen iyi bir tahsilin sonunda ortaya çıkan resmi bir hayatı var. Bununla eş zamanlı olarak giden hem kendisini hem toplumu geliştirecek şekilde bir kültür ve sanat hayatı var. Öyle ki resmi hayatını noktaladığı andan itibaren de bu kültür ve sanata yönelik ilgisini ve çalışmalarını sürdürüyor olması bunun sadece resmiyetle ve kurallara bağlı bir hayat olmadığını esasından bilim, kültür ve sanata adanmışlığın bir simgesi olduğunu bize göstermiş oldu. Bize de ne mutlu ki böyle bir fırsat kısmet oldu. Bize bu mutluluğu yaşattıkları için hem Alaeddin Yavaşça hocamıza hem de değerli eşi Ayten Hanıma çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Bunun ağırlığını nasıl taşıyacağım diye içim bir an titredi” Fahri doktora unvanını Alaeddin Yavaşça’nın adına alan eşi Ayten Yavaşça ise duyduğu memnuniyeti ifade ederek, “Kendisine verilen fahri doktora cübbesini ben giydim ve bu bana çok büyük bir şeref, büyük bir ödül. Ben bunun ağırlığını nasıl taşıyacağım diye içim bir an titredi. Çok teşekkür ediyorum. Bu daha fazla nasıl ifade edilir bilemeyeceğim. Minnettarım” dedi. Konuşmaların ardından İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Ak tarafından ünlü Bestekâr Prof. Dr. Alaeddin Yavaşça adına eşi Ayten Yavaşça’ya ‘Akademik kıyafet’ giydirilmesi, ‘Fahri Doktora Diploması’ ve ‘İstanbul Üniversitesi Rozeti’ takdim edildi. Tören toplu fotoğraf çekiminin ardından son buldu. (RFT-EE-E)http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/istanbul-universitesi-nden-unlu-bestek-r-alaeddin-yavasca-ya-fahri-doktora-unvani-541018.html


13. Afrin gazisine Tokat’ta coşkulu karşılama

  • Duration: 199
  • Channel: news
Afrin gazisine Tokat’ta coşkulu karşılama

Gazi Yüzgeç'in gelişi -Karşılamadan detaylar -Anne ve babası ile röp. -Yüzgeç'in açıklaması( TOKAT ) - Baba Ali Yüzgeç: “İki tane oğlum var ikisini de gönderirim seve seve kendimde cepheye giderim” TOKAT - Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nda yaralanan Uzman Çavuş Seyit Yüzgeç memleketi Tokat’ın Niksar ilçesinde coşkuyla karşılandı. Suriye’nin Afrin kentinde 8 Şubat tarihinde terör örgütü mensuplarınca düzenlenen saldırıda yaralanan Tokatlı Uzman Çavuş Seyit Yüzgeç, Gaziantep’teki 7 günlük tedavisinin ardından ambulansla memleketi Niksar ilçesine geldi. Nişanlı olan Uzman Çavuş Seyit Yüzgeç’i şehir girişinde Niksar Kaymakamı Selami Kapankaya, Niksar Belediye Başkanı Özdilek Özcan, gazinin ailesi, yakınları, arkadaşları ve yüzlerce araçlık konvoy karşıladı. “Hepimiz Seyit’iz, hepimiz askeriz”, “Ne Mutlu Türk’üm diyene” şeklinde sloganlar eşliğinde karşılanan Uzman Çavuş Seyit Yüzgeç ve yakınları duygu dolu anlar yaşadı. “İnşallah tez zamanda iyileşip geri arkadaşlarımın yanına döneceğim” Ambulanstan inerek annesi ve babasına sarılan Seyit Yüzgeç çok duygulandığını belirterek, Allah razı olsun herkesten. Beni burada akşama kadar karanlıkta beklediler. Haklarını helal etsinler. Vatanımızın için her zaman kanımızı dökeriz. İnşallah tez zamanda iyileşip geri arkadaşlarımın yanına döneceğim” dedi. Gazinin babası Ali Yüzgeç ise mutlu ve gururlu olduklarını belirterek, “Herkesten Allah razı olsun, vatanımız milletimiz sağolsun. Mehmetçiklerimize Allah güç kuvvet versin. İki tane oğlum var ikisini de gönderirim seve seve kendimde cepheye giderim” diye konuştu. “Türkiye’mize tüm oğullarımı veriyorum” Oğluna kavuşmanın mutluluğunu yaşayan Anne Yüksel Yüzgeç ise, “Türkiye’mize tüm oğullarımı veriyorum, Allah razı olsun. Türkiye’min arkasındayım. Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan da Allah razı olsun, her tarafta Allah taş dokundurmasın. Oradaki askerler de bizim yavrumuz, kurban olduğum Allah onlara da zafer ile çıkmayı nasip etsin” dedi. Seyit Yüzgeç’i taşıyan ambulans daha sonra sloganlar ve konvoy eşliğinde ilçeye bağlı Işıklı Köyündeki evine kadar uğurlandı.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/afrin-gazisine-tokat-ta-coskulu-karsilama-495847.html


14. CEM KARACA " ALLAH YAR "

  • Duration: 209
  • Channel: lifestyle
CEM KARACA

http://milvankalemilvankale.spaces.live.com/ Muhtar Cem Karaca (d. Antakya, 5 Nisan 1945 - ö. İstanbul, 8 Şubat 2004) Annesi Ermeni asıllı Toto Karaca ve babası Azeri asıllı Mehmet Karacadır. Eşi, Cem Karaca'nın öldüğü zaman tekbirlerle gömülmeyi ve alkışlanmamayı, ayrıca mezarının başına salkım söğüt dikilmesini vasiyet ettiğini, bu isteğinin de gerçekleştirildiğini söylüyor.


15. ADALET DİYE BİR ŞEY YOK

  • Duration: 147
  • Channel: news
ADALET DİYE BİR ŞEY YOK

09 Eylül 2012 - Özgür vedalaşma isteyen tutuklu vefat etti! . İki yıl önce yeşil kartı iptal edildiği için cinnet getirerek Bayraklı Toplum Sağlığı Merkezi'ni tüfekle basarak rastgele ateş eden ve bunun için aldığı 16 yıl 8 aylık cezası Yargıtay aşamasında bulunan tutuklu kanser hastası Muhlis Barut ve ailesi, sadece İzmir'deki gecekondularında vedalaşmak istiyordu. Haziran ayında 6 aydan az ömrü kaldığı İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından raporlansa da tahliye talebi için avukatlardan milletvekillerine kadar pek çok kişinin devreye girmesine rağmen Muhlis Barut, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alması için İstanbul'daki Metris Cezaevi'ne gönderildi. Geçtiğimiz cumartesi fenalaşarak Samatya Devlet Hastanesi'ne kaldırılan ve durumu gittikçe ağırlaşan Muhlis Barut, o sıralarda ailesinin feryadını duyan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, "Yapılması gereken bir şey varsa yapılsın" isteğine rağmen uzayan prosedürler nedeniyle tahliye edilmedi. "BU ÜLKEDE ADALET DİYE BİR ŞEY YOK" Sadece Yargıtay'ın dosyayı öne alarak bir tedbir olan tutukluluğunu kaldırmasının yeterli olduğu tahliye işlemlerine nefesi yetmeyen Muhlis Barut, dün gece kanama geçirdi ve bilincini kaybetti. Daha sonra gece yoğun bakıma alınan Barut, evine kavuşma özlemi ve İstanbul'da kalacak yeri dahi olmayan eşi Bedriye, kızı Gönül ve oğlu Cihan'ın gözyaşları içinde son nefesini verdi. Acılı aile adına çok kısa konuşabilen Gönül Barut, "Artık adalete inanmıyorum. Bu ülkede adalet diye bir şey yok. Hani Cumhurbaşkanı, milletvekilleri devreye girmişti? Ben iyi bir evlat değilim, babamı oradan çıkarıp son nefesini özgür vermesini başaramadım" dedi. Muhlis Barut'un cenaze işlemleri sürerken ailesi cenazesinin İzmir'e getirilmesi için işlemlerini sürdürüyor.


16. Sevgililer Günü'nde Onkoloji Hastalarına Moral Konseri

  • Duration: 507
  • Channel: lifestyle
Sevgililer Günü'nde Onkoloji Hastalarına Moral Konseri

Sevgililer Günü'nde onkoloji hastalarına moral konseri Kanseri yendiler, konseri birlikte dinledilerİSTANBUL - 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle Grup Ayda 1, Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'nde onkoloji hastalarına 'Bir nefes bir ses' temasıyla konser verdi. Sevgililer Günü'nde onkoloji hastalarına moral konseri Kanseri yendiler, konseri birlikte dinledilerİSTANBUL - 14 Şubat Sevgililer Günü nedeniyle Grup Ayda 1, Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi'nde onkoloji hastalarına 'Bir nefes bir ses' temasıyla konser verdi. Konseri tedavisi boyunca kendisini hiç yalnız bırakmayan eşi ile birlikte dinleyen onkoloji hastası Engin Deniz, "Akciğer kanserini uygulanan tedaviler ve eşimin desteği ile yendim. Bu özel bir konseri hayatımdaki en büyük desteğim eşim ile el ele dinlemek dünyanın en güzel sevgililer günü hediyesidir" dedi. Haber https://www.haberler.com/sevgililer-gunu-nde-onkoloji-hastalarina-moral-10566591-haberi/


17. 21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI - 'Ankara'da 28 gün hücrede tutularak sorgulandım' - İSTANBUL

  • Duration: 353
  • Channel: news
21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI - 'Ankara'da 28 gün hücrede tutularak sorgulandım' - İSTANBUL

21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI - "Ankara'da 28 gün hücrede tutularak sorgulandım" - İSTANBUL - 28 Şubat mağduru Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferruh Uluca ile röportaj21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI - "Ankara'da 28 gün hücrede tutularak sorgulandım" - 28 Şubat mağduru Astsubay Kıdemli Başçavuş Uluca: - "1987 Aralık ayında görevli olarak Ankara'ya gideceğimiz söylendi. Sonrasında kendimizi 12 metrekarelik bir odanın içinde bulduk. Hücre şeklinde ayarlanmış 20 odanın her birine bir kişiyi kapattılar" - "Hücrede kaldığım 28 günde, 7 - 8 kez sorgulamaya maruz kaldım. Hangi kitapları okuduğum ve gazete aboneliğim olup olmadığım soruldu" - "Bu yaşadıklarım benim için şereftir. Bunu ölünceye kadar da taşıyacağım. Umurumda da değil. Rızkı veren Allah'tır. Hiçbir zaman devletime ve orduma küsmem"İSTANBUL (AA) - SEFA MUTLU - 28 Şubat sürecinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilişiği kesilen Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferruh Uluca, 1987 Aralık ayında görevli olarak Ankara'ya gittiğini, sonrasında kendisini 12 metrekarelik bir odanın içinde bulduğunu belirterek, "Hücre şeklinde ayarlanmış 20 odanın her birine bir kişiyi kapattılar. Hücrede kaldığım 28 günde, 7 - 8 kez sorgulamaya maruz kaldım. Hangi kitapları okuduğum ve gazete aboneliğim olup olmadığım soruldu." dedi.AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Uluca, 28 Şubat öncesi ve sonrası yaşadıklarını anlattı.Uluca, 1976'da İstanbul 'da füze üs komutanlığında görevine başladığını belirterek, 1987'ye kadar teknisyen astsubay olarak sorunsuz şekilde görev yaptığını söyledi.Söz konusu tarihten sonra 90'ların başından itibaren muhafazakar insanlar üzerinde hissedilir bir baskı oluştuğunu dile getiren Uluca, "1987 Aralık ayında görevli olarak Ankara'ya gideceğimiz söylendi. Sonrasında kendimizi 12 metrekarelik bir odanın içinde bulduk. Hücre şeklinde ayarlanmış 20 odanın her birine bir kişiyi kapattılar. Odada plastik bardak ve sürahi dışında hiçbir şey yok. Ara sıra gözümüzü bağlayıp alt kata indirerek sorgulamalar yapıldı. 'Seni kim irticacı yaptı, kim namaza alıştırdı?' soruları soruldu. Ben de Müslüman bir aileden geldiğimi, anne ve babam gibi Müslüman olduğumu söyledim. Gözüm bağlı, çapraz sorular yönelttiler." diye konuştu.Ferruh Uluca, 28 gün kapalı ve güneş görmeyen hücrede kaldığını anlatarak, bu zaman zarfında sadece akşamları bir parça ekmek verildiğini kaydetti.Abdest almaya gözleri bağlanarak götürüldüğünü ifade eden Uluca, şunları aktardı:"Abdest alıp geliyorum. Sonra battaniye istiyor ve onun üzerinde namaz kılıyordum. Sonra battaniyeyi iade ediyordum. İnsan vücudu haliyle uyku istiyor. Odadaki ilan panosu çıkarıp kalorifer peteğinin dibine koyuyordum. Bağdaş kurarak uyuyordum. Sorgular esnasında iki asker arkamda duruyor ve gözlerimi açmamam için omuzlarımdan bastırıyorlardı. Hücrede kaldığım 28 günde, 7 - 8 kez sorgulamaya maruz kaldım. Hangi kitapları okuduğum ve gazete aboneliğim olup olmadığım soruldu. Her gün doktor geliyordu. Bir gün 'Bir sıkıntın var mı?' diye sordu. 'Çağdaş geçinen insanların çağdaş tutumundan kurtulmak için bekliyoruz.' dedim. 'Senin psikolojin normal değil, hemen hastaneye kaldırılman lazım.' dedi. Ben de 'Müslüman psikolojik bunalıma girmez.' dedim. Sonrasında bir daha doktor bana uğramadı. Hücrede kalışımın 20. gününde yalan makinesi bağladılar. O makinenin şemasını da çizebilecek durumdaydık." - "Arkadaşlarım, benden vebalıymışım gibi kaçtı"Uluca, görevli olarak gittiğini düşündüğü Ankara'da 28 gün tutulduğunu yineleyerek, "Görev yerime geldikten sonra mesai arkadaşlarım benden vebalıymışım gibi kaçmaya başladı. Lojmanda oturduğum halde gelen giden olmuyordu. İlk tayinlerde beni Diyarbakır'a gönderdiler. Branşım olmadığı halde orada 5 yıl kaldım. Orada da namaz kıldığım yerleri kilitliyorlardı." dedi.İki kızının da imam hatip mezunu olduğunu anlatan Uluca, bu durumun da rahatsızlık yarattığını ifade etti.Uluca, "Kendi namaz kılıyor, eşi başörtülü, kızları imam hatipte okuyor." suçlamalarına maruz kaldığını vurgulayarak, "Çok büyük suçtu bu. Çocuklarım devletin okuluna gidiyor diye suçlandım. Bu yaşadıklarım benim için şereftir. Bunu ölünceye kadar da taşıyacağım. Umurumda da değil. Rızkı veren Allah'tır. Hiçbir zaman devletime ve orduma küsmem. Bu ordu bir iki tane soytarıya bırakılamaz. Yaşım 64 bugün çağrılsın yine giderim." diye konuştu.TSK'den ilişiği kesildikten sonra İDO'da görev yaptığını belirten Uluca, burada uzun süre çalıştıktan sonra emekli olduğunu söyledi.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/21-yilinda-28-subat-magdurlari-ankara-da-28-gun-hucrede-tutularak-sorgulandim-istanbul-499923.html


18. Fatih'te Yaşlı Kadını Bilezikleri İçin Öldüren Katil Tanıdık Çıktı

  • Duration: 518
  • Channel: news
Fatih'te Yaşlı Kadını Bilezikleri İçin Öldüren Katil Tanıdık Çıktı

Ayvansaray'da kolundaki bilezikler için sırtından 7 kere bıçaklanarak öldürülen Hüsniye Kaya'nın katil zanlısı Bilal A.(35) polis tarafından gözaltına alındı. Haber-Kamera: Ali AKSOYER - İSTANBUL DHA Öldürülen kadının kocasının köylüsü olduğu öğrenilen şüphelinin evinde yapılan aramada kömürlüğe saklanmış bir miktar para ile 50 adet kuru sıkı tabanca fişeği ele geçirildi. Poliste "susma" hakkını kullanan şüpheli, çıkarıldığı mahkeme tarafından tasarlayarak ve canavarca hisle adam öldürmek ve nitelikli yağma suçlamasıyla tutuklandı.YAŞLI KADIN VAHŞİCE ÖLDÜRÜLMÜŞTÜAyvansaray, Ulubatlı Hasan sokak, No.22/2 de 23 şubat 2017 tarihinde meydana gelen olayda eşi cuma namazı için evden ayrılan 80 yaşındaki Hüsniye Kaya, bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulunmuştu. Cuma namazından dönen eşi tarafından kanlar içinde bulunan Hüsniye Kaya'nın kolundaki 7 bileziğinin de çalındığı tespit edilmişti. Haber https://www.haberler.com/fatih-teki-dehset-yasli-kadini-bilezikleri-icin-10628968-haberi/


19. 21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI 'Akşam nöbet tuttuğum tesise, gündüz ailemi sokmuyorlardı' (1) - İSTANBUL

  • Duration: 233
  • Channel: news
21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI 'Akşam nöbet tuttuğum tesise, gündüz ailemi sokmuyorlardı' (1) - İSTANBUL

21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI "Akşam nöbet tuttuğum tesise, gündüz ailemi sokmuyorlardı" (1) - İSTANBUL - 28 Şubat mağduru Astsubay Kıdemli Üstçavuş Şabanoğlu ile röportaj21. YILINDA 28 ŞUBAT MAĞDURLARI - "Akşam nöbet tuttuğum tesise, gündüz ailemi sokmuyorlardı" - 28 Şubat mağduru Astsubay Kıdemli Üstçavuş Şabanoğlu: - "Gece sorumlu olduğum tesisler bölgesinden gündüz kızım ve eşimle dışarı çıkarıldık. Bunları yaşadık" - "Farklı yerlerden çok haberler geliyordu. 'Eşinin başını aç. Burada namaz kılma. Evde kaza edersin. Biz senin arkandayız. Yeter ki eşinin başını aç.' deniliyordu." - "Kendimizle ilgili olanları kaldırıyorduk. Eş ve çocuklarımıza yapılan baskılar zor geliyordu"İSTANBUL (AA) - SEFA MUTLU - 28 Şubat sürecinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilişiği kesilen Astsubay Kıdemli Üstçavuş Coşkun Şabanoğlu, "Gece sorumlu olduğum tesisler bölgesinden gündüz kızım ve eşimle dışarı çıkarıldık. Bunları yaşadık." dedi.AA muhabirinin sorularını cevaplayan Şabanoğlu, 28 Şubat öncesi ve sonrasında yaşadıklarını anlattı.Teknisyen astsubay olarak göreve başladığını ifade eden Şabanoğlu, 1991'de Körfez Savaşı nedeniyle İdil kırsalında görevine devam ettiğini aktardı.Sonrasında sık sık tayin olduğunu ve 28 Şubat sürecine giderken 90'lı yılların başlarında baskıyı hissettiğini dile getiren Şabanoğlu, şöyle konuştu:"Eşi başörtülü olan personele farklı muamele edilmeye başlandı. Orduevlerine, lojmanlara alınmama gibi sorunlar o dönemde başlamıştı. Sonrasında Lüleburgaz'a tayin oldum. Orada ilk yıllarda herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadım. 1996 ve sonrasında artarak devam eden bir süreç söz konusu. Orada daha keskin bir şekilde lojman ve orduevi girişlerimiz engelleniyordu. Öyle ki nöbet tuttuğum sosyal tesiste gündüz ailemle gittiğimde içeri almıyorlardı. Size hizmet verilmiyor. Gece sorumlu olduğum tesisler bölgesinden gündüz kızım ve eşimle dışarı çıkarıldık. Bunları yaşadık."Şabanoğlu, kendisi ve diğer muhafazakar subay ve astsubaylarla alakalı 6 ayda bir "sakıncalı" ibarelerinin yer aldığı raporların geldiğini dile getirerek, bu raporlara maruz kalan personelin kariyerlerinin başarı ve takdir belgeleriyle dolu olduğunu kaydetti. - "Eşinin başını aç" telkiniDevlet için hak gözeterek mesai yaptıklarını anlatan Şabanoğlu, şöyle devam etti:"Ben ve aynı muameleye maruz kalanların dosyaları takdirlerle doluydu. Sıhhiye bölük araçlarından sorumluydum. Tatbikat ve görevlerde sürekli takdir belgeleri aldım. 1998 Ağustos şurasında ordudan atıldım. 97 sonları 98 başlarında tugay komutanı bizim tavrımızı ve ısrarcılığımızı görüyordu. Farklı yerlerden çok haberler geliyordu. 'Eşinin başını aç. Burada namaz kılma. Evde kaza edersin. Biz senin arkandayız. Yeter ki eşinin başını aç.' deniliyordu. Ben de 'Başörtüsüz eşlerinizi onların rızası olmadan kapatamayacaksanız ben de aksi yönde baskı yapamam.' dedim. Bunun özgür irade sonrası verilen bir karar olduğunu söyledim. Son dönemde Çorlu tabur komutanlarını topladı. 'Eşi başörtülü olanlara müsamaha gösterilmeyecek. Başka sebep aranmadan atılacak. Atmayan bölük veya tabur komutanı görürsem ben onları atacağım.' diyordu. Bu boyuta geldi işler. Tabur ve bölük komutanları bu talimatları aldı. Sıhhiye bölük teknisyeni olmama rağmen, beni tank taburuna görevlendirdiler. Bir süre orada görev yaptım. Sonra Hakkari Dağ Komando Tugayı'na tayinim çıktı. Bu süreçte atılmam için dosyam gitmiş."Şabanoğlu, Hakkari'deki görevinde bağlı çalıştığı tugay komutanından herkesin çekindiğini belirterek, "Tugaydaki caminin içindeki minareyi yıktırmış. Cami içindeki Kur'an - ı Kerim'ler dahil bütün kitapları toplatmış. Sadece namaz vakitlerinde cami 15 dakika kadar açılıyordu. Panik halinde namaz kılınıyor ve çıkılıyordu." dedi.Namaza gitmemesi için sürekli uyarı aldığını ifade eden Şabanoğlu, tugayda her türlü faaliyetin serbest olmasına rağmen din adına her şeyin yasaklandığını söyledi.Şabanoğlu, bir insanın dini, vatanı ve namusu için ölebileceğini anlatarak, "Bunların bütün duyguları alınmıştı. Dini, zaten yaşayamıyordunuz. Vatan ve namus duyguları da tugay komutanın hakarete varan baskısıyla alınmış. O günkü terörle mücadele ile bugünkü mücadele arasındaki farkı göstermesi açısından da önemli noktalar bunlar." ifadelerini kullandı.Baskı yapanların ordunun tamamına hakim olamayacağı düşüncesiyle ailesini ve kendisini teskin ettiği dile getiren Şabanoğlu, şunları aktardı:"Azgın bir azınlığın hakim olduğunu, bu baskıyı bize ordunun değil onların yaptığını düşünüyorduk. Sabrediyorduk. Devlet bizim, ordu bizim. Dolayısıyla o yapının bizi yıpratsa da onlara karşı olurken, devlete ve orduya karşı olmamamız gerektiğini, imanımız ve terbiyemizle kendimizi frenliyorduk. Yaşadıklarımız az şeyler değil. Kendimizle ilgili olanları kaldırıyorduk. Eş ve çocuklarımıza yapılan baskılar zor geliyordu. 'Rızkı veren Allah.' diyorduk. Ordudan atıldığımda çocuklarımdan biri 2 diğeri 7 yaşındaydı. Böyle bir durumda atıldık."


20. Bahis çetesi darphane gibi

  • Duration: 84
  • Channel: news
Bahis çetesi darphane gibi

Paraların görüntüsü -Silah görüntüsü -Bilgisayar görüntüsü -Genel ve detay görüntü( ADANA )- Adana merkezli 9 il de yapılan yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 104 kişinin hesabında bloke edilen paranın miktarı 23.5 milyon liraya ulaştı ADANA - Adana merkezli 9 il de yapılan yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 104 kişinin hesabında bloke edilen para miktarı 23.5 milyon liraya ulaştı. Alınan bilgiye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının koordinasyonunda Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bin polisin katılımıyla Adana merkezli İstanbul, Ankara, Mersin, Eskişehir, Antalya, Diyarbakır, Mardin ve Tokat’ta 13 Şubat günü bahis operasyonu başlattı. Daha önceden belirlenen 138 adrese şafak vakti baskınlar gerçekleştirildi. Operasyonda aralarında çete lideri S.A.'nın eşi Y.A.'nın da bulunduğu 26’sı kadın 104 kişi gözaltına alındı. Zanlılar, gözaltına alındıkları yerlerden Adana’ya getirildi. Polis 104 kişinin yaklaşık bin 500 banka hesabı olduğunu ve ayrı ayrı her ülkenin para biriminden döviz hesabı açtıklarını da tespit etti. Operasyon yapıldığı gün polis 15.5 milyon liraya el koymuştu. Ancak bu para daha sonra 18.5, şimdi ise 23.5 milyona çıktı. Zanlıların emniyetteki sorgusu sürerken, polis de çetenin, internet üzerinden oynanan bahislerden elde edilen paranın transferinde kullanılan ve çoğunluğu ev kadınları tarafından açılan bin 500 hesaptaki para trafiği mercek altına aldı. Söz konusu hesaplarda bulunan tam 23.5 milyon liranın bloke edildiği öğrenildi. Bu miktarın daha da artması bekleniyor. Operasyonda ele geçirilen 2 adet tabancanın, daha önce herhangi bir olayda kullanılıp kullanılmadığının tespiti için balistik incelemeye alındığı öğrenilirken, zanlıların ev ve iş yerlerinde el konulan cep telefonu ve dizüstü bilgisayarların da bilişim uzmanlarınca mercek altına alındığı bilgisine ulaşıldı. Çete, 73 paravan şirket kurup 14 ülkeye hayali ihracat yaptıkları da belirlenmişti. Zanlıların emniyetteki sorgusu devam ediyor.http://beyazgazete.com/video/webtv/guncel-1/bahis-cetesi-darphane-gibi-496440.html